Dissolves türkçesi Dissolves nedir

Dissolves ile ilgili cümleler

English: Oxygen from the air dissolves in water.
Turkish: Havadan gelen oksijen suda çözülür.

English: Slotted spoons have a particular role in the traditional absinthe ritual. They are used to hold a sugar cube over a glass as one dissolves it into her drink with cold water.
Turkish: Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

English: Sugar dissolves in water.
Turkish: Şeker suda çözünür.

English: Sugar dissolves in warm coffee.
Turkish: Şeker sıcak kahvede çözünür.

Dissolves ingilizcede ne demek, Dissolves nerede nasıl kullanılır?

Dissolve in tears : Gözyaşları boşanmak. Gözünden yaşlar boşanmak.

Dissolve into thin air : Kayıplara karışmak. Yer yarılıp içine girmek. Ortadan kaybolmak.

Dissolve marriage : Evliliği sonlandırmak. Evliliği sona erdirmek.

Defocusea dissolve : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu. Bulanık zincirleme.

 

Half lap dissolve : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması. Bindirme.

Dissolved acetylene : Çözünmüş asetilen. Çözünük asetilen.

Dissolvent : Çözücü. Eritici madde. Eritici. Çözücü madde.

Dissolved : Parçalarına ayrılmış. Dağılmış. Çözünmüş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dağıtılmış. Münhal. Çözünük. Erimiş. Ortadan kaybolmuş. Çözünmüş (hava).

Dissolved gas : Ayrışmiş gaz. Ayrışmış gaz. Çözünük gaz.

Dissolved the government : Hükümeti dağıttı. Hükümeti feshetti.

İngilizce Dissolves Türkçe anlamı, Dissolves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissolves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestrewn : Saçmak. Dağıtılmış. Saçılmış. Yayılmış. Yayarak kaplamak. Kaplamak.

Decompose : Bozukluk. Doğada yok olmak. Çürümek. Çürüklük. Ayrışmak. Bozulmak.

Bollixed : Batırmak. Berbat etmek. Altüst etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.

Apportion : Paylaştırmak. Paylaştırma. Pay etmek. Tahsis etmek. Tevzi etmek. Taksim etmek. Eşit olarak taksim etmek. Bölüştürmek.

Decoded : Deşifre etmek. Şifresini çözmek. Kod açmak. Şifreli yazıyı okumak. Çözmek (şifreyi). Kodçözmek. Şifreyi çözmek. Şifre çözmek. Kod çözmek.

 

Clinch : Yapışmak. Çözümlemek. Yakın dövüş. Kucaklaşmak. Perçinlemek. Boks birbirine sarılmak. Sarılma. Sıkı tutma. Perçinlenmiş çivi.

Compounded : Takipten vazgeçmek. Uzlaşmak. Karışmış. Anlaşmak. Birleştirmek. Örtbas etmek. Artırmak. Taksitle ödemek.

Abolish : Ortadan kaldırmak. Yürürlükten kaldırmak. İptal etmek. Kaldırmak. Durdurmak. Hükümsüz kılmak. Lağvetmek. İlga etmek.

Concludes : Sonuçlanmak. Bitirmek. Durdurmak. Sonuç çıkarmak. Sonuçlandırmak. Karara varmak. Bağlamak. Anlaşma yapmak. Bitmek.

Cut loose : Açmak. Aşka gelmek. Kendini tutmamak. Baskıdan kurtarmak. Baskıdan kurtulmak. Ayrılmak. İlişkiyi kesmek. Sökmek. Kurtlarını dökmek.

Dissolves synonyms : deciphers, call off, addles, abashes, dieing, decays, addling, ceases, adjust, blot out, chuck, draw a conclusion, adulterates, coalesces, derails, coalesce, addlings, clears, bollixes, break off, clear away, annuller, demolish, brightened, decode, evanesce, disappears, completes, disintegrates, die, deadens, arrange, deliquesce.

Dissolves zıt anlamlı kelimeler, Dissolves kelime anlamı

Unmelted : Çözünmemiş. Eritilmemiş. Erimemiş.

Begin : Doğmak. Başlatmak. Vücut bulmak. Girişmek. Start vermek. Koyulmak. Start almak. Önayak olmak. Çığır açmak. Meydana gelmek.