Concludes türkçesi Concludes nedir

Concludes ile ilgili cümleler

English: The play concludes with the hero's death.
Turkish: Oyun, kahramanın ölümüyle sonuçlanıyor.

English: That concludes my opening statement.
Turkish: Bu, açılış konuşmamla sona eriyor.

English: That concludes our business.
Turkish: O, işimizi bitiriyor.

Concludes ingilizcede ne demek, Concludes nerede nasıl kullanılır?

Conclude a contract : Sözleşme bağıtlamak. Sözleşme akdetmek.

Conclude a treaty : Antlaşma imzalamak. Antlaşmak.

Conclude an agreement : Anlaşma akdetme. Sözleşme imzalama. Anlaşma yapmak.

Conclude : Çözmek. Sonucuna varmak. Anlaşmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek. Halletmek. Bitirmek. Bağlamak. Bitmek. Sona ermek.

Concluded : Karara varmak. Iskat edilen hak. Anlaşma yapmak. Bitirmek. Sonuçlandırmak. Bitmek. Anlaşma yapılmıştır. Sonuca varan. Sonuca varılmış. Sonuç çıkarmak.

Concluding : Akdetme. Özetleyen. Bitiren. Toparlayan. Bitiş. Sonuca varma. Kapatan. Son. Sonuca varan.

Concluder : Karar veren kimse. Son sözü söyleyen kimse. Kabul eden kimse. Sonuçlandıran kimse. Neticelendiren kimse.

Concluding remark : Nihai mütalaa. Son söz.

Concluders : Kabul eden kimse. Son sözü söyleyen kimse. Neticelendiren kimse. Karar veren kimse. Sonuçlandıran kimse.

 

Conclusion : Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Karar. Sonuç. Hüküm. Sonuç bölümü. Ceza. Kanı. Varılan sonuç. Nihayet.

İngilizce Concludes Türkçe anlamı, Concludes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concludes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be out : Yayımlanmak. Bozulmuş olmak (makine). Auta çıkmak. Sızmış olmak. Yeşermek. Düşünülmemek. Grev yapmak. Çıkmak (kitap veya gazete veya resmi ilan).

Arrange : Aranje etmek. Düzeltmek. Sıralamak. Hazırlamak. Hazırlanmak. Planlamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Halletmek.

Being finished : Sona ermek. Sonuna ulaşmak. Sona erdirilmek. Sonuçlandırılmak. Bitirilmek.

Assigns : Tahsis etmek. Devredilen. Belirlemek. Saptamak. Devretmek. Atamak. Feragat edilen. Vermek. Göreve seçmek.

Reason : Kanıtlamaya çalışmak. Usavurmak. Niçin. Sonuca varmak. Tutarlı ve çıkarımcı olarak düşünme yetisi. Bulmak. Us. Usa vurmak. Neden.

Think : Bellemek. Anımsamak. Saymak. Beklemek. Düşünmek. Ummak. Aklına sığdırmak. Tasavvur etmek. Fikirleşmek. Zannetmek.

Infer : Anlam çıkarmak. Göstermek. Görüşüne varmak. Sonucuna varmak. Anlamına gelmek. Sonucunu çıkarmak. Çıkarsamak. Çıkarmak. Anlamak.

Cogitate : Enine boyuna düşünmek. Bulmak. Düşünmek. Tasarlamak. İyice düşünmek. Dikkatle düşünmek. İcat etmek. Kavram yaratmak. Düşünüp taşınmak. Ciddi olarak düşünmek.

Be out of something : Kalmamak. Hiç kalmamak. Kalmamış olmak. Bitmiş olmak. Yoksun olmak.

 

Concludes synonyms : syllogise, cerebrate, bring to an issue, adopting a resolution, culminating, assumes, adore, terminate, be in the ascendent, bestride, accomplish, adjudges, enter into a bond, judge, call it off, educes, make a deal, accessed, concluded, decide, come to a decision, baulks, be in the ascendant, eventuated, come out, adores, blow over, deduce from, astricted, be out of, carry through with, conclude, aborting.

Concludes zıt anlamlı kelimeler, Concludes kelime anlamı

Begin : Vücut bulmak. Önayak olmak. Girişmek. Meydana gelmek. Çığır açmak. Start almak. Başlatmak. Başlamak. Adım atmak. Koyulmak.

Disagree : Çelişmek. Aynı düşüncede olmamak. Anlaşamamak. Sürtüşmek. Uymamak. Uyuşmamak. Karşıt görüşte olmak. Aynı fikirde olmamak. Atışmak. Dokunmak.