Concluded türkçesi Concluded nedir

Concluded ile ilgili cümleler

English: The story concluded abruptly.
Turkish: Hikaye aniden sona erdi.

English: Having discussed the new project for three hours, we concluded that Andrew's plan was the best.
Turkish: Yeni projeyi üç saat tartıştıktan sonra, Andrew'un planının en iyi olduğu sonucuna vardık.

English: The teacher concluded that Tom would pass the exam.
Turkish: Öğretmen Tom'un sınavı geçeceği sonucuna vardı.

English: The concert concluded with the National Anthem.
Turkish: Konser Milli Marş ile sona erdi.

English: Ali concluded his speech with a proverb.
Turkish: Ali konuşmasını bir atasözü ile bitirdi.

Concluded ingilizcede ne demek, Concluded nerede nasıl kullanılır?

Be concluded : Neticelenmek. Akdedilmek. Sonuçlandırılmak. Sonuçlanmak.

To be concluded : Devamı var. Arkası var.

Unconcluded : Bitmemiş. Sonuçlandırılmamış. Tamamlanmamış.

Conclude a contract : Sözleşme akdetmek. Sözleşme bağıtlamak.

Conclude a treaty : Antlaşma imzalamak. Antlaşmak.

Concluding remark : Son söz. Nihai mütalaa.

Concludes : Sonuçlanmak. Karara varmak. Hükmetmek. Sonuç çıkarmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek. Durdurmak. Bitirmek. Bitmek. Sonuçlandırmak.

 

Concluder : Kabul eden kimse. Karar veren kimse. Sonuçlandıran kimse. Neticelendiren kimse. Son sözü söyleyen kimse.

Conclusion : Anlaşma. Son. Varılan sonuç. Sonuç. Netice. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Sonuç bölümü. Bitim. Yargı. Hüküm.

Concludingly : Sonuca vararak.

İngilizce Concluded Türkçe anlamı, Concluded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concluded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry out : Gerçekleştirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Tatbik etmek. İcra etmek. Tamamlamak. Dışarıya taşımak. Başarmak. İnfaz etmek. Yerine getirmek.

Eventuate : Neticelenmek. Meydana gelmek. Olmak. Çıkmak.

Terminated : Sonlandırıldı. Sınır koymak. Son verilmiş. Sınırlamak. Sona ermek. Son vermek. Son verilen. Bitmiş.

Educe : Ayırmak. Sonuca varmak. Çıkarmak.

Adores : Bayılmak. Çok sevmek. Tapınmak. Delicesine sevmek. Tapmak. Çılgınca sevmek.

Be fond of : Hastası olmak. Sevmek. -den hoşlanmak. -e düşkün olmak. Bayılmak. Meraklısı olmak. Hoşlanmak. Düşkün olmak.

Accomplish : Almak (yol, zaman). Başarı elde etmek. Sonunu getirmek. Yerine getirmek. Başarılı olarak tamamlamak. Becermek. Başarmak. Tamamlamak. Üstesinden gelmek. Yapmak.

Arrest : Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Önlemek. Dikkatini çekmek. Durdurmak. Arrest. Geliş. Tutuklama. Götürmek.

Concluded synonyms : enter into a bond, enter into an agreement with somebody, come to a decision, be used up, determining, be out of, come out, end up, accomplishing, be finished, effect, determine, deducing, ended, deduced, compact, adjourn, adore, complete, deduces, arrive at a decision, made a decision, boff, judge, blows, arrive at a conclusion, break off, accomplishes, culminated, be over, deduce, bring to an end, judging.

 

Concluded zıt anlamlı kelimeler, Concluded kelime anlamı

Unfinished : Cilasız. Bitmemiş. Tamamlanmamış. İşlenmemiş. Yarım kalmış. Terbiye edilmemiş. Bitirilmemiş. Noksan. Kaba. Yarım.