Eventuate türkçesi Eventuate nedir

Eventuate ile ilgili cümleler

English: The forecast rain never eventuated.
Turkish: Yağmur tahminini hiç gerçekleşmedi.

Eventuate ingilizcede ne demek, Eventuate nerede nasıl kullanılır?

Eventuated : Sonuçlanmış. Neticelenmiş. Çıkmak. Sonuçlanmak. Olmak. Meydana gelmiş. Meydana gelmek. Çıkmış. Gerçekleşmiş.

Eventuates : Çıkmak. Neticelenmek. Meydana gelmek. Olmak. Sonuçlanmak.

Eventuating : Sonuçlanmak. Meydana gelmek. Olmak. Gerçekleşme. Çıkma. Neticelenme. Çıkmak. Sonuçlanma. Meydana gelme.

Eventuation : Ortaya çıkma. Meydana gelme. Neticelendirme. Meydana getirme. Sonucu olma. Gerçekleşme. Olma. Sonuçlandırma. Gerçekleştirme.

Eventuations : Gerçekleştirme. Neticelendirme. Sonuçlandırma. Meydana getirme.

Event procedures : Olay yordamları.

Eventualities : Takdir. Olasılık. Olası sonuç. İmkan. İhtimal. Olası netice. Netice.

Eventual : En sonunda olan. Sonraki. Muhtemel. Er geç olan. Nihai. Sonunda olan. Son olarak. Olası. Sonuç olarak. En sonraki.

Eventually : Er ya da geç. Er geç. Nihayet. Sonuç olarak. Neticede. Sonunda. Zamanla. Sonuçta. Eninde sonunda. En sonunda.

Eventuality : Olası netice. Olasılık. Netice. Olası sonuç. Takdir. İmkan. İhtimal.

İngilizce Eventuate Türkçe anlamı, Eventuate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Eventuate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Redounding : Kazandırmak. Gerektirmek. Arttırmak. Gerilemek. İyi etkilemek. Katkıda bulunmak. Artırmak. Yararı olmak.

Broken through : Yarıp geçmek. Görünmek. Doğmak.

Begin : Başlatmak. Atılmak. Doğmak. Start vermek. Start almak. Girişmek. Önayak olmak. Çığır açmak. Başlamak.

Becoming : Üzerine yakışan. Yakışık alır. Doğru. Cazip. Yerinde. Oluş. Yakışır. Uygun. Yakışan.

Culminating : Doruğa ulaşmak. Meridyen üzerinde bulunmak.

End up : Son bulmak. Bağlamak. Düşmek. Bitmek. Olup çıkmak. Bitirmek. Sonuçta -e varmak. Nihayet bulmak. Boylamak.

Concluded : Sözleşme yapılmıştır. Sonuçlandırmak. Sonuca varan. Sonuca varılmış. Iskat edilen hak. Anlaşma yapmak. Anlaşma yapılmıştır. Bitmek. Sonuç çıkarmak.

Been : Be. Durmak. Anlamına gelmek. Tutmak (para). Bulunmak. Var olmak. Mal olmak.

Climbs : Tırmanmak. Güçlükle çıkmak. Tırmanış. Yokuş. Aşama kaydetmek. Sarılarak tırmanmak. Yükselmek. Tırmanma.

Began : Başlatmak. Başlamak. Doğmak. Girişmek. Koyulmak. Önayak olmak.

Eventuate synonyms : turn out, became, consist, amount to, redound, betide, culminate, ended, befall, become, betided, eventuated, become of, begins, arise, ascended, be out, betides, bump up, redounded, arose, end in, becomings, conclude, be at an end, climbed, ascend, be present, absent oneself, add, be concluded, break through, redounds.

Eventuate ingilizce tanımı, definition of Eventuate

Eventuate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come to pass. To result. To come out finally or in conclusion.