Enter into a bond türkçesi Enter into a bond nedir

  • Anlaşma yapmak.

Enter into a bond ingilizcede ne demek, Enter into a bond nerede nasıl kullanılır?

Enter : Kaydolmak. Yazılmak. İçeri girmek. Girmek. Giriş yapmak. Kaydetmek. Yazmak. İçeriye girmek. Üyesi olmak. Buyurmak.

Into : -e. E. -a. İçine. Ye. Haline. -in içine. Şekline. Biçimine. İçeriye.

A : Amperin simgesi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. En yüksek not. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Bond : Muhabbet. Birbirine yapışma. Bağlanma. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Bağlamak. Birleştirmek. Tutturmak. Hoşlanma. Antrepoya koymak. Kefil olmak.

Enter into a bargain : Pazarlığa girişmek.

Enter into a bond with : -'ile anlaşma yapmak. -'ile sözleşme yapmak.

Enter into a lease : Kira anlaşması yapmak.

Enter into a new undertaking : Yeni bir taahhüt altına girmek. Yeni bir girişimde yer almak veya yeni bir taahhüt imzalamak.

Enter into a contract : Bir sözleşmeye taraftar olmak. -'ile anlaşma yapmak. Bir anlaşma imzalamak. Bir sözleşmeye katılmak.

İngilizce Enter into a bond Türkçe anlamı, Enter into a bond eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Enter into a bond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concluded : Bitmek. Sonuçlandırmak. Sonuçlanmak. Karara varmak. Sonuca varılmış. Sözleşme yapılmıştır. Sonuç çıkarmak. Iskat edilen hak. Sonuca varan.

Conclude an agreement : Anlaşma akdetme. Sözleşme imzalama.

Make an agreement : Akdetmek. Uyuşmak. Kavilleşmek. Uzlaşmak. Uzlaşma yapmak. Anlaşma gerçekleştirmek.

Conclude : Karara varmak. Çözmek. Anlaşmak. Sonuç çıkarmak. Sonuçlandırmak. Sonuçlanmak. Bağlamak. Bitmek. Sonucuna varmak.

Make a deal : Kontrat yapmak. Uzlaşmak. Anlaşma sağlamak. Anlaşma gerçekleştirmek. Anlaşmaya bağlamak.

Concludes : Sonuçlanmak. Durdurmak. Hükmetmek. Sonuçlandırmak. Bitirmek. Sona erdirmek. Karara varmak. Sonuç çıkarmak. Bağlamak.

Stipulate : Taahhüt etmek. Şart koymak. Koşul olarak koymak. Şarta bağlamak. Garanti etmek. Koşul koymak. Öngörmek. Şartları belirlemek. Şart koşmak.

Stipulates : Koşul koymak. Şart koşmak. Koşul olarak koymak. Öngörmek. Taahhüt etmek. Garanti etmek. Şarta bağlamak. Şart koymak. Koşula bağlamak.

Compact : Sık. Sözleşmek. Sözleşme yapmak. Öz. Sıkılaştırmak. Anlaşmak. Az yer kaplayan. Pudralık. Kompakt.

Enter into a bond synonyms : enter into an agreement with somebody, contract.