Make a deal türkçesi Make a deal nedir
Make a deal ile ilgili cümleler
English: We were able to make a deal with them.
Turkish: Onlarla bir anlaşma yapabildik.
English: I'll make a deal with you right now.
Turkish: Şu anda seninle bir anlaşma yapacağım.
English: Ali and Mary want to make a deal.
Turkish: Ali ve Mary bir anlaşma yapmak istiyor.
English: Ali decided to make a deal with Mary.
Turkish: Ali Mary ile bir anlaşma yapmaya karar verdi.
English: We decided to make a deal with him.
Turkish: Onunla anlaşmaya karar verdik.
Make a deal ingilizcede ne demek, Make a deal nerede nasıl kullanılır?
Make : Biçim. Yapılış şekli. Olmak. Marka. Düzeltmek. Erişmek. Yapmak. Düdüklemek. Verim. Yaratmak.
A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Herhangi bir. Miktar belirtir. En yüksek not. La (müzik terimi). Bir. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı.
Deal : Uğraşmak. Alışveriş etmek. Oyun kağıtlarını dağıtma. Dağıtmak. Patlatmak. İlgilenmek. İş yapmak. Vurmak. Uyuşturucu işi yapmak. Paylaştırmak.
Make a backup : Yedeklemek.
Make a bargain : Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak (pazarlık). Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak.
Make a bid for : Çaba harcamak. Elde etmeye çalışmak. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak. Kazanmak için girişimde bulunmak. Uğraş vermek. Teşebbüste bulunmak. Kazanmaya çalışmak.
Make a bet : Bahis oynamak. Bahis tutuşmak. İddiaya tutuşmak.
Make a big haul : Malı götürmek. Haksız kazanç sağlamak. Parayı götürmek. Vurgun yapmak. Parayı indirmek. Parayı bulmak.
Make a bolt for : Fırlayıp bir yere doğru koşmak. Kaçmak. Fırlamak. Tüymek. Tabanları yağlamak.
Make a bolt : Kirişi kırmak. Kaçmak. Tüymek.
İngilizce Make a deal Türkçe anlamı, Make a deal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Make a deal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Close with : Anlaşmaya varmak.
Concludes : Sona erdirmek. Karara varmak. Bağlamak. Bitmek. Durdurmak. Sonuç çıkarmak. Bitirmek. Sonuçlandırmak. Hükmetmek.
Make an agreement : Uyuşmak. Akdetmek. Uzlaşma yapmak. Kavilleşmek.
Accord : Mutabakat. Uyum. Anlaşmak. Bağdaşmak. Akort. Vermek. Uyumlu hale getirmek. Anlaşma. Uyuşturmak.
Closes : Sürgülemek. Bitirmek. Kapamak. Kesmek. Anlaşmak. Örtmek. Kilitlemek. Son vermek. Yaklaşmak.
Stipulates : Koşul koymak. Şart koşmak. Koşula bağlamak. Garanti etmek. Şart koymak. Taahhüt etmek. Koşul olarak koymak. Şartları belirlemek. Şarta bağlamak.
Contracts : Mukavelat. Sözleşmeler. Daralmak. Kasılmak. Daraltmak. Kasmak. Sözleşme yapmak.
Agrees : Bağdaşmak. Birleşmek. Anlaşmak. Aynı fikirde olmak. Kabul etmek. Yaramak. Uyuşmak. Razı olmak. Uymak (bir başka şeye).
Agree upon : Üzerinde anlaşmaya varmak. Kararlaştırmak.
Make a deal synonyms : come to a mutual understanding, come to terms, come to an arrangement, agree, enter into a bond, come into line, assent, stipulate, enter into an agreement with somebody, compounding, compounded, concluded, conclude an agreement, compact, assents, come to terms with, conclude, compromise, contract, come to an agreement.

Bu kısımda Make a deal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Make a deal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Make a deal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Make a deal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.