Make an agreement türkçesi Make an agreement nedir

Make an agreement ingilizcede ne demek, Make an agreement nerede nasıl kullanılır?

Make : Olmak. Zorlamak. Yapılış şekli. Eylemek. Kapatmak (devreyi). Yapı. Hazırlamak. Hesap etmek. Düdüklemek. Kazanç.

An : Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir. Anabatik rüzgar. Bir (ünlülerden önce). (herhangi) bir.

Agreement : Uygunluk. Uyma. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Kontrat. Razı olma. Mukavele. Kabul etme. Sözleşme. Akit. Muvafakat.

Make an affair of something : Mesele yapmak.

Make an all out effort : Elinden geleni yapmak.

Make an appointment : Randevu vermek. Randevu almak. Sözleşmek.

Make an analogy : Benzerlik kurmak.

Make an april fool of : Bir nisan şakası yapmak.

Make an award : Hükmetmek. Ödül vermek.

Make an application : Başvuru yapmak. Başvurmak. Müracaatta bulunmak. Başvuruda bulunmak.

İngilizce Make an agreement Türkçe anlamı, Make an agreement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make an agreement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bargain : Değiş tokuş etmek. Pazarlık. Pazarlık etmek. Anlaşma. Anlaşmak. Kelepir. Teklif (pol.). Teklif. Karşılık (pol.).

 

Come to terms with : (durumunu vb) kabullenmek. Kabul etmek (durumu). Hesaplaşmak. İle anlaşmak. Kabullenmek. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak. Mutabık kalmak. İlgilenmek.

Come to terms : Hesaplaşmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Anlaşmak.

Clicks : Hoşlanmak. Tıkırdamak. Sükse yapmak. Ses çıkarmak. Başarmak. Şaklatmak. Kapanıvermek. Tıkırdatmak. Şapırdatmak.

Assort well with : Tam anlamıyla uymak. Yakışmak. İyi kaynaşmak.

Arrange : Aranje etmek. Sıralamak. Hazırlamak. Kararlaştırmak. Planlamak. Düzenlemek. Ayarlamak. Saptamak. Bağlamak.

Closes : Bitirmek. Yaklaşmak. Anlaşmak. Örtmek. Kapamak. Kesmek. Kilitlemek. Son vermek. Kapatmak.

Stipulates : Şart koymak. Garanti etmek. Koşul koymak. Koşula bağlamak. Koşul olarak koymak. Öngörmek. Şarta bağlamak. Şartları belirlemek. Şart koşmak.

Compounding : Bileşik hazırlama. Taksitle ödemek. Anlaşmak. Artırmak. Örtbas etmek. Birleştirmek. Çözmek. Bileştirme. Halletmek.

Be in harmony with : Uymak. Birbirine çok iyi gitmek. Benzeşmek. Aynı düşünceleri paylaşmak. Uyum içinde olmak.

Make an agreement synonyms : conclude, compromise, chime in with, assents, come into line, come to an arrangement, covenant, compact, bargains, concludes, clicking, come to a mutual understanding, negotiates, stipulate, covenanting, cohered, cohere, draw up, make a deal, close with, concluded, be friends, contract, agree, conclude an agreement, agrees, assent, negotiate, compounded, accord, come to an agreement, enter into an agreement with somebody, click.