Make an award türkçesi Make an award nedir

Make an award ingilizcede ne demek, Make an award nerede nasıl kullanılır?

Make : Meydana getirmek. Verim. Kapatmak (devreyi). Yapı. Çeşit. Olmak. Zorlamak. Düdüklemek. Kazanç. Düzeltmek.

An : Anabatik rüzgar. Bir (ünlülerden önce). Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir. (herhangi) bir.

Award : Mükafat. Ödül olarak vermek. Ödül vermek. Hüküm. Vermek. Yargıcı kararı. Mahkeme kararı ile vermek. İhale etmek. Vermek (ödül).

Make an affair of something : Mesele yapmak.

Make an agreement : Kavilleşmek. Uzlaşmak. Uyuşmak. Anlaşma yapmak. Anlaşma gerçekleştirmek. Akdetmek. Uzlaşma yapmak.

Make an appointment : Randevu almak. Randevu vermek. Sözleşmek.

Make an all out effort : Elinden geleni yapmak.

Make an ass of oneself : Kendini rezil etmek. Rezil olmak. Aptalca davranmak.

Make an april fool of : Bir nisan şakası yapmak.

Make an assault : Hücum etmek. Operasyon gerçekleştirmek.

İngilizce Make an award Türkçe anlamı, Make an award eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make an award ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjudicate : Kararlaştırmak. İhale etmek. Hüküm vermek. Halletmek. Kararına varmak. Hükme bağlamak. Hükmüne varmak. Hakemlik etmek. Karar vermek.

 

Be in the ascendant : Yükselmek. İtibar kazanmak. Yıldızı parlamak.

Adjudged : Vermek (ödül vb.). Hüküm vermek. Hüküm giydirmek. Hükmüne varmak. Mahkum etmek. Kararına varmak.

Awards : Ödüller. Karar vermek. Vermek (ödül). İhale etmek.

Adjudging : Hüküm giydirmek. Hükmüne varmak. Vermek (ödül vb.). Mahkum etmek. Kararına varmak. Hüküm vermek.

Guerdon : Zararı karşılamak. Mükafat vermek. Tazminat. Bahşiş. Ödül. Zarar tazmin etmek. Mükafat.

Reward : Caize. Mükafat. Mükafatlandırmak. Ödüllendirmek. Karşılık. İyi bir çalışma, üstün bir başarı gösteren öğrenci, öğretmen ve yöneticilere verilen armağan. Ecir. Ödül. Taltif etmek.

Award : Ödül olarak vermek. Yargıcı kararı. Mahkeme kararı ile vermek. İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu. Vermek (ödül). Resmi bir kararla vermek. Mahkeme kararı. Ödül. Mükafat.

Guerdons : Tazminat. Mükafat. Zararı karşılamak. Ödül. Bahşiş.

Being in the ascendant : Yükselmek. İtibar kazanmak. Yıldızı parlamak.

Make an award synonyms : award a prize, adjudge, awarded, be in the ascendant, be in the ascendent, adjudges, bestride, bestridden, assumes, assume.