Award türkçesi Award nedir

  • Resmi bir kararla vermek.
  • Mahkeme kararı ile vermek.
  • Hüküm.
  • İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu.
  • İhale etmek.
  • Ödül vermek.
  • Ödül olarak vermek.
  • Hükmetmek.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Karar vermek.
  • Mükafat.
  • Ödül.
  • Vermek.
  • Vermek (ödül).
  • Yargıcı kararı.
  • Ödüllendirmek.
  • Mahkeme kararı.

Award ile ilgili cümleler

English: I won an award as well.
Turkish: Ben de bir ödül kazandım.

English: Jale received an award for her composition called "Secret love".
Turkish: Jale "Gizli aşk" adlı kompozisyonu için bir ödül aldı.

English: Ali got an award for the highest sales at his company.
Turkish: Ali şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.

English: Jale won the award for "Best Female Performance".
Turkish: Jale "En İyi Kadın Performansı" ödülünü kazandı.

English: I heard you received an award last month.
Turkish: Geçen ay bir ödül kazandığınızı duydum.

Award ingilizcede ne demek, Award nerede nasıl kullanılır?

Award a contract : Sözleşmeyi vermek. İhale etmek.

Award a medal : Madalyayla ödüllendirmek. Madalya vermek.

Award a prize : Ödüllendirmek. Ödül vermek.

Award winning : Ödüllü.

Academic award : Akademi ödülü.

Newbery award : İngiliz çocuk yazarı john newbery adına düzenlenen ve her yıl amerika'da yayımlanmış en iyi çocuk kitabına verilen ödül. Newbery ödülü.

 

Kate greenaway award : İngiliz kütüphaneciler derneğinin, her yıl en iyi çocuk kitabı resimleyicisine verdiği ödül. Kate greenaway ödülü.

Excellence award : Üstün performans veya yeteneğin kabul edilmesi veya bunun için verilen ödül. Üstün başarı ödülü.

Arbitration award : Tahkim kararı. Hakem kararı.

Caldecott award : Amerika birleşik devletlerinde her yıl en iyi çocuk kitabı resimleyicisine verilen ödül. (ödül, xıx. yüzyıl ressamı ve kitap resimleyicisi randolp caldecott anısına bu adı taşımaktadır.). Caldecott ödülü.

İngilizce Award Türkçe anlamı, Award eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Award ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plume : Tuğ. Kuştüyü. Tüylerle süslemek. Kuş tüyü. Tüy (kuşa ait). Sorguç. Nişan. Tüylerini düzeltmek (kuş). Tüy.

Carrot : Kızıl saç. Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, taç yaprakları beyaz, pembemsi ya da sarı renkli, meyveleri kanatlı fındık (şizokarp) tipi olan, bir ya da iki yıllık, otsu bitkiler. Ödül veya teşvik. Havuç. Kızıl saçlı kimse.

 

Rulings : Cetvelle çizme. Yargı. Resmi hükümler. Çizgi (cetvelle). Resmi karar. İdare. Yönetim.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Remunerate : Emeğinin karşılığını vermek. Yaptığının karşılığını ödemek. Emeğinin karşılığını ödemek. Hakkını vermek. Emeğin ve hizmetin karşılığını vermek. Hakkını ödemek.

Compensation : Telafi. Bitki, eğitim, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yedekleme. Tazmin. Maaş. Sistemler ve organlarda bir bölümün çalışması bozulduğu zaman diğer bir bölümün fazla çalışarak onun işini üzerine alması. Yerini doldurma. Taşınmazı kamulaştırılan bir kimseye, yasalarda belirtilen yöntemlere göre hesaplanarak verilmesi gereken ödence. Bireyin, belli bir çalışma alanında başarı göstererek ya da özel bir davranış yolu seçerek, bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliştirdiği yetersizlik ve aşağılık duygularını yenmesiyle kişiliğini dengede tutması. Örneklemeyle elde edilen bir örnek evrende çeşitli nedenlerle örnekten düşürülenlerin yerine konmak üzere daha başlangıçta örnek büyüklüğünün % 10 kadar büyük tutulması.

Remuneration : Hizmet karşılığı ödeme. İstihkak. Bedel. Ödeme. Yevmiye. Ücret. Ücretler. Mükafatlandırma.

Distinction : Fark gözetme. Ayırım. Üstünlük. Şan. Olay, nesne ve özellikler arasında ayırt edilebilir başkalık. Ayırtım. Ayrı tutma. Şeref. Ayırt etme. Nişan.

Adjudgment : Adli karar veya hüküm.

Award synonyms : subsidisation, award a prize, a priori information, delegates, allocate, adjudicating, remunerates, guerdons, being in the ascendant, affords, a error, pluming, ascribes, crowns, verdict, aalens linear regression model, consideration, authority, be in the ascendant, delegate, adjudgement, ascribe, bestride, ruling, bestridden, decide upon, conclusion, assign, certificate, accord, decree, advice, administer.

Award ingilizce tanımı, definition of Award

Award kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To assign or apportion, after careful regard to the nature of the case. To give by sentence or judicial determination. As, the arbitrators awarded damages to the complainant. To adjudge. To determine. To make an award. A judgment, sentence, or final decision. Specifically: The decision of arbitrators in a case submitted.