Carrot türkçesi Carrot nedir

  • Kızıl saç.
  • Havuç.
  • Ödül veya teşvik.
  • Mükafat.
  • Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, taç yaprakları beyaz, pembemsi ya da sarı renkli, meyveleri kanatlı fındık (şizokarp) tipi olan, bir ya da iki yıllık, otsu bitkiler.
  • Kızıl saçlı kimse.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Carrot ile ilgili cümleler

English: She cut off the carrot tops.
Turkish: O, havuç tepelerini kesti.

English: The hare stole a carrot from the garden.
Turkish: Tavşan bahçeden bir havuç çaldı.

English: Have you ever drunk carrot juice?
Turkish: Hiç havuç suyu içtin mi?

English: A carrot is a healthy snack.
Turkish: Havuç sağlıklı bir aperatiftir.

English: Ali is nibbling on a carrot stick.
Turkish: Ali bir havuç çubuğu kemiriyor.

Carrot ingilizcede ne demek, Carrot nerede nasıl kullanılır?

Carrot cake : Havuçlu kek.

Carrot head : Portakal kızılı renginde saçları olan insan. Kızıl kafalı insan. Havuç kafa.

Carrot juice : Havuç suyu. Sıkılıp öğütülmüş havuçtan yapılan meyve suyu.

Carrot or stick : Birine bir işi yaparsa ödül yapmazsa ceza vermek. Ödül veya ceza.

Carrot pudding : Havuçlu puding.

Baby carrots : Minik havuçlar. Küçük havuçlar. Kesilmiş küçük havuç.

Carrot top : Kızıl kafalı insan. Havuç kafa. Portakal kızılı renginde saçları olan insan. Kızıl saçlı tip.

 

Carroty : Kırmızı saçlı. Havuç renginde. Kızıl saçlı. Kızıl saç.

The stick and the carrot : İyi davranışlar için bir ödül verme ve yanlış davranışlar için cezalandırma (psikoloji terimi). Sopa ve havuç.

Carrom : Karambol yapmak. Karambol (bilardo). Çarparak geri tepmek.

İngilizce Carrot Türkçe anlamı, Carrot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carrot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ginger hair : Kızıl kafalı kimse.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Guerdon : Ödül. Zararı karşılamak. Zarar tazmin etmek. Mükafat vermek. Tazminat. Bahşiş. Ödül vermek.

Meeds : Ödül. Ödemek.

Bluey : £5. Avustralya çoban köpeği. Ormanda yaşayan bir kimsenin kişisel eşyalarını koyduğu sarmalanmış battaniye (aslen mavi) (avustralya). Maden işçisi kıyafeti. Paket. Ekipman. Trafik bileti. Bir deniz anası türü.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Gratification : Ek ödeme. İkramiye. Neşe. Zevk. Tatminkar. Para ödülü. İftihar. Memnuniyet. Zevk veren şey.

Incentive : Dürtü. Güdü. İsteklendirme. Saika. Özendirme. Sevk-i ilahi. Özendirici (öğe). Teşvik.

Meed : Ödemek. Ödül.

Carrot synonyms : genus daucus, daucus, cultivated carrot, daucus carota sativa, herbaceous plant, carrots, core, carroty, compensation, a cells, gingering, herb, pluming, aardwolf, abacus bodies, abramis zone, a cell, remuneration, a protein, aardvarks, gingers, award, guerdons, redhead, blueys, abiotic factor, reward, abiotic environment, warison, root, aardvark, abductor muscle, a chromosome.

Carrot ingilizce tanımı, definition of Carrot

Carrot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An umbelliferous biennial plant (Daucus Carota), of many varieties.