Meed türkçesi Meed nedir

Meed ingilizcede ne demek, Meed nerede nasıl kullanılır?

Meeds : Ödül. Ödemek. Mükafat.

Meek : Mütevazı. Fazla uysal. Ezik. Mütevazi. Alçak gönüllü. Silik. Yumuşak başlı. Hiç sesini çıkarmayan. Uysal. Alçakgönüllü.

Meek spirited : Alçakgönüllü.

Meeker : Uysal. Silik. Oklahoma eyaletinde şehir. Alçakgönüllü. Mütevazi. Ezik. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Yumuşak başlı. Kolorado eyaletinde şehir.

Meekest : Mütevazı. Hiç sesini çıkarmayan. Yumuşak başlı. Sakin. Alçakgönüllü. Mütevazi. Fazla uysal. Ezik. Uysal. Alçak gönüllü.

Meet : Görüşmek. Kavuşmak. Rastlamak. Tesadüf etmek. Tatmin etmek. Uygun. Değmek. Bulmak. Tanışmak. Buluşmak.

Meerkat : Mirket. Firavun faresi. Güney afrika mongosu.

Meerschaums : Denizköpüğü. Eski şehir taşı. Eskişehirtaşı. Mersaum. Lületaşı pipo. Sepiolite. Balgamtaşı. Lületaşı. Manyezit. Lüle taşı.

Meet a commitment : Taahhüdü yerine getirmek.

Meekly : Uysalca. Süklüm püklüm.

İngilizce Meed Türkçe anlamı, Meed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guerdons : Zararı karşılamak. Tazminat. Bahşiş. Ödül vermek.

Gratification : İftihar. Zevk. Memnuniyet. Haz. Hoşnutluk. İkramiye. Zevk veren şey. Neşe. Para ödülü.

 

Consideration : Tefekkür. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Bilimsel düşünce. Etmen. Önem. Bir konu, kavram ya da işlemi tartışarak gözden geçirme. İrdeleme. İtibar. Ödeme.

Acquitting : Muaf tutmak. İbra etmek. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. Aklamak. Beraat etmek. Beraat ettirmek. Suçsuz çıkarmak.

Kudo : Beğeni bildirisi. Övme ifadesi. Övgü. Yüceltme. Onurlandırma (çoğu kez çoğul şekilde kullanılır: kudos). Şan. İltifat. Beğeni. Övme.

Commendation : Övgü. Övme. Salık verme. Takdirname. Onurlandırma. Takdir. Resmi takdirname. Övünç. Tavsiye.

Incentive : Dürtü. Saika. Sevk-i ilahi. İstemli bir davranışa yol açan baskın güdü. Teşvik etme. Özendirici şey. Neden. Güdü.

Ante : Ön. Bop (poker). Para sürmek. Önce. Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Giriş. Bop. Para vermek.

Compensation : Faydalı taraf. Bireylerin, toplumsal kümelerin toplum içindeki yerlerine yönelmiş bir çekince saydıkları etkileri önlemek, onlardan kaçınmak ya da onları gidermek üzere gösterdikleri bir tepki. Olumlu taraf. Bedel. Örneklemeyle elde edilen bir örnek evrende çeşitli nedenlerle örnekten düşürülenlerin yerine konmak üzere daha başlangıçta örnek büyüklüğünün % 10 kadar büyük tutulması. Tazminat hukuku. Maaş. Tazmin. Tazminat. Taviz.

Acquit : Temize çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. Aklamak. Suçsuz çıkarmak. Beraat etmek. Beraat ettirmek. İbra etmek. Muaf tutmak. Tenzih etmek.

 

Meed synonyms : anteing, laurels, cleared, anting, meeds, distinction, warison, anteed, antings, plumes, remuneration, clears, anted, acquits, reward, bonus, payoff, carrot, pluming, answer for, antes, atone for, accolade, ante up, guerdon, come across with, plume, award.

Meed ingilizce tanımı, definition of Meed

Meed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To repay. That which is bestowed or rendered in consideration of merit. Reward. To reward. Recompense.