Adjudging türkçesi Adjudging nedir

  • Kararına varmak.
  • Hüküm vermek.
  • Hüküm giydirmek.
  • Mahkum etmek.
  • Hükmüne varmak.
  • Vermek (ödül vb.).
  • Hükmetmek.

Adjudging ingilizcede ne demek, Adjudging nerede nasıl kullanılır?

Adjudge : Karar vermek. Hüküm vermek. Ödül vb vermek. Hükme bağlamak. Mahkum etmek. Hüküm giydirmek. Hükmüne varmak. Vermek (ödül vb.). Ödül vermek. Hükmetmek.

Adjudged : Kararına varmak. Vermek (ödül vb.). Hükmetmek. Mahkum etmek. Hüküm vermek. Hüküm giydirmek. Hükmüne varmak.

Adjudgement : Hüküm. Adli karar veya hüküm. Mahkeme kararı.

Adjudges : Hükmetmek. Hükmüne varmak. Hükme bağlamak. Hüküm giydirmek. Ödül vb vermek. Vermek (ödül vb.). Mahkum etmek. Hüküm vermek. Karar vermek. Kararına varmak.

Adjudgment : Mahkeme kararı. Hüküm. Adli karar veya hüküm.

Adjudicates : Halletmek. Hükmüne varmak. Kararlaştırmak. Kararına varmak. Hükme bağlamak. Hakemlik etmek. İhale etmek. Karar vermek. Hüküm vermek. Yargıcılık yapmak.

Adjudication in bankruptcy : İflas kararı.

Adjudicate : İhale etmek. Kararına varmak. Hakemlik etmek. Hükmetmek. Hüküm vermek. Yargıcılık yapmak. Karar vermek. Hükmüne varmak. Halletmek. Hükme bağlamak.

Adjudication of interest : Ana para faizi ödemesi ile ilgili mahkeme kararı. Faiz kararı.

Adjudicated : Hüküm vermek. Hakemlik etmek. Yargıcılık yapmak. İhale etmek. Hükmüne varılmış. Hüküm verilmiş. Karar verilmiş. Kararına varmak. Karara bağlanmış. Hükmüne varmak.

 

İngilizce Adjudging Türkçe anlamı, Adjudging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjudging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sentence : Cümle. Bir fikri, bir duygu ve düşünceyi, bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı halinde anlatan kelime grubu. cümlenin varlığı için asgari şart bir çekimli fiil veya ek-fiilden oluşan yüklemdir: evin avlusuna, sırtında çuval kaplı yayvan torba, elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası, dağınık kıyafetli bir adam girdi (r. h. karay, eskici). muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur (m. k. atatürk, nutuk). türklük, beş yüz seneden beri istanbul’u ve boğaziçi’ni bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti (y. kemal beyatlı aziz istanbul s. 183) vb. || cümleler yapılarına, yüklem türüne, yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır. yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle, birleşik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle; yüklemine göre isim cümlesi, fiil cümlesi; yüklemin yerine göre kurallı cümle, devrik cümle; anlamına göre olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır. bunlara bk. Bilgisayar, hukuk, gramer alanlarında kullanılır. Tüzel karar. Karar. Cezaya çarptırmak. Tümce. Hükme bağlamak.

Adjudicate : Halletmek. Karar vermek. Hakemlik etmek. İhale etmek. Yargıcılık yapmak. Kararlaştırmak.

Adjudicates : İhale etmek. Kararlaştırmak. Yargıcılık yapmak. Karar vermek. Halletmek. Hükme bağlamak. Hakemlik etmek.

 

Condemning : El koymak. Ayıplama. Suçlamak. Ayıplayan. Kamulaştırmak. Kınamak. İstimlak etmek. Kınama. Çarptırmak.

Adjudicated : Hükmüne varılmış. Yargıcılık yapmak. Karar verilmiş. Hakemlik etmek. Hüküm verilmiş. İhale etmek. Karara bağlanmış.

Condemns : Kınamak. Suçlamak. İstimlak etmek. El koymak. Kamulaştırmak. Çarptırmak. Ayıplamak.

Busy : Hareketli. Faal. Meşgul. Yoğun. İşlek. Kullanımda. Başı kalabalık.

Be in the ascendant : Yıldızı parlamak. İtibar kazanmak. Egemen olmak. Galip olmak. Talih ve itibarı artmak. Yükselmek. Doğu ufkunda görünmek (yıldız veya gezegen).

Awards : Karar vermek. Ödüller. İhale etmek. Vermek (ödül).

Decides : Karar kılmak. Karar vermesini sağlamak. Karar verdirmek. Azmetmek. Hükme bağlamak. Karar vermek. Aklı kesmek. Sonuca varmak. Kararlaştırmak.

Adjudging synonyms : bestridden, award, be in the ascendant, be in the ascendent, bring in, adjudge, assume, deciding, damn, bestride, labouring, decide, toiling, prejudgement, assumes, adjudged, pass sentence, adjudicating, doom, damns, dooming, adjudges, convicting, judgement, sentences, awarded, judgment, dooms, adjudicatio, decree, sentencing, being in the ascendant, convict.

Adjudging zıt anlamlı kelimeler, Adjudging kelime anlamı

Idle : Boş. Yersiz. Oyalanmak. Gereksiz. Boş durmak. Verimsiz. Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Avarelik etmek.