Busy türkçesi Busy nedir

Busy ile ilgili cümleler

English: "Are you busy right now?" "One moment, I am coming immediately."
Turkish: "Şu anda meşgul müsün?" "Bir dakika, hemen geliyorum."

English: Ali and I are busy tonight.
Turkish: Ali ve ben bu gece meşgulüz.

English: Ali and I are very busy just now.
Turkish: Ali ve ben şimdi çok meşgulüz.

English: Ali and I are kind of busy right now.
Turkish: Ali ve ben şu anda biraz meşgulüz.

English: Akiko is busy enough to forget her appointments.
Turkish: Akiko randevularını unutacak kadar meşgul.

Busy ingilizcede ne demek, Busy nerede nasıl kullanılır?

Busy as a beaver : Aşırı meşgul. Çok meşgul. Aşırı yoğun. Çok yoğun.

Busy as a bee : Çok meşgul. Çok yoğun. Aşırı meşgul. Daima çalışan. Arı gibi. Arı gibi meşgul. Aşırı yoğun. Çok enerjik.

Busy flash signal : Meşgul ışığı.

Busy hour : Meşgul saat. Bir kimsenin çalışmak zorunda olduğu zaman. Mesai. Günün birisinin meşgul olduğu saatleri. İşlek saat.

Busy hours : Meşgul saat. Mesai. İşlek saat. Günün birisinin meşgul olduğu saatleri. Bir kimsenin çalışmak zorunda olduğu zaman.

All paths busy signal : Tüm hatlar meşgul sesi. Tüm hatlar meşgül işareti.

 

Busy season : Yılın popüler zamanı. Çalışma sezonu. Yapılacak çok işin olduğu zaman periyodu.

Busy state : Meşgul durum.

Busy signal : Meşgul sesi. Meşgul sinyali. Aranan numara kullanımda olduğunda telefon alıcısından duyulan ses. Telefon meşgul sesi. Meşgul işareti.

As busy as a bee : Sürekli çalışan. Arı gibi. Yapılacak çok şeyi olan. Çok meşgul. Aşırı meşgul. Arı gibi çalışan. Çok yoğun. Aşırı yoğun. Arı gibi meşgul veya yoğun.

İngilizce Busy Türkçe anlamı, Busy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Busy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Deep : İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Deniz. Dalgın. Aşırı. Karışık. Karanlık. Koyuluk. Tok (ses).

Traveled : Çok gezmiş. Çok seyahat etmiş. Seyahat konusunda deneyimli.

Brisker : İstenilen hızda hareket eden. Çevik. Canlı. Sertçe esen (rüzgar). Canlanmak. Hareketlendirmek. Enerjik. Hareketlilik.

Fervid : İhtiraslı. Hiddetli. Ateşli. Şiddetli. Ateş gibi. Atılgan. Hırslı. Tutkulu. Çok sıcak.

Encyclopediac : Ansiklopediye ait. Ansiklopedik. Ansiklopedi ile ilgili. Geniş çapta bilgi içeren. Kapsamlı.

Busiest : En meşgul.

Tied up : Bir düğüm veya bağ ile bağlanmış. Kafası meşgul. Dalgın. Zorunlu. Mecbur. Bağlı. Endişeli.

Densest : Kalın kafalı. En yoğun olanı. Sıkışık. Sık. Koyu. Kalın. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). En kalın olanı. En koyu olanı.

Meddlesome : İşe karışan. İşgüzar. Her şeye burnunu sokan. Her işe karışan. Müdahaleci.

 

Busy synonyms : busybodied, fullest, accelerator key, activating, briskest, compact, brisk, access control entry, accent char, meddling, denser, in use, employed, officious, actives, access mechanism, animated, concerned, condensed, ac adapter, brisks, in gear, in service, abnormal end, breezy, overbusy, acception, diligent, absolute device, off hook, interfering, brisking, busily.

Busy zıt anlamlı kelimeler, Busy kelime anlamı

Negligent : Kayıtsız. Baştan savmacı. Lakayıt. Umursamaz. Savsak. Dikkatsiz. Lakayt. İhmalkar. İhmalci.

Idle : Gereksiz. İşlemeyen. Boşta. (motor) boşta çalışmak. Avare. Boş gezmek. Boşa geçen. Başıboş. Aylak. Tembel.

Unemployed : Boşta. Atıl. İşsiz. Açıkta. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi. Kullanılmayan. Aylak. İşsizler. Boş.

Busy antonyms : unintrusive.

Busy ingilizce tanımı, definition of Busy

Busy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a busy merchant. As, to busy one`s self with books. Occupied with serious affairs. Not idle nor at leisure. Hard at work (either habitually or only for the time being). Engaged in some business. To employ. To make or keep busy. To engage or keep engaged. To occupy.