Traveled türkçesi Traveled nedir

  • Çok gezmiş.
  • Seyahat konusunda deneyimli.
  • Çok seyahat etmiş.
  • İşlek.

Traveled ile ilgili cümleler

English: Ali has traveled around the world.
Turkish: Ali dünyayı dolaştı

English: Ali traveled around Europe.
Turkish: Ali Avrupayı gezdi.

English: Ali and I traveled together.
Turkish: Ali ve ben birlikte seyahat ettik.

English: Ali and Mary traveled around Japan.
Turkish: Ali ve Mary Japonya etrafında seyahat etti.

English: Ali and I got to know each other quite well when we traveled together.
Turkish: Ali ve ben birlikte seyahat ettiğimizde birbirimizi oldukça iyi tanıdık.

Traveled ingilizcede ne demek, Traveled nerede nasıl kullanılır?

Widely traveled : Gezgin.

Untraveled : Dar görüşlü (yol). Kullanılmayan (yol). Dar görüşlü.

Traveler : Gezmen. Seyyar iskele. Bkz.traveller. Pazarlamacı. Gezgin. Seyahat eden kimse. Seyahat eden. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Transbordör. Satış temsilcisi (gezici).

Travelers : Gezgin. Yolcu. Seyahat eden kimse. Gezginler. Seyyah. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Turistler.

Travelers check : Seyahat çeki.

Fellow travelers : Üyesi olmadığı halde bir partinin ideolojisini benimseyen ve destekleyen kimse.

Travel allowance : Yol harcı. Harcırah. Sürekli ya da geçici olarak resmen görevlendirilen kişilere yolculuk ve konaklama giderleri için yapılan ödeme. Yol parası. Yol masrafı. Seyahat tazminatı. Yolluk. Seyahat izni. Yol gideri.

 

Travel agency : Seyahat acentası. Seyehat ajentası. Seyehat ajansı. Yolculuk için bilet ve paketler satan yer. Seyahat acentesi.

Commercial traveler : Seyyar ticaret acentası. Pazarlamacı. Satış elemanı.

Travel around : Etrafında dolaşmak.

İngilizce Traveled Türkçe anlamı, Traveled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traveled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cosmopolitan : Sınırsız. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Dünya vatandaşı. Dünyanın her tarafına ait. Geniş görüşlü. Evrendeş. Kozmopolit. Kozmopolitan. Çok uluslu.

Busy : Kullanımda. Faal. Meşgul. Başı kalabalık. Yoğun. Hareketli.

In service : Çalışır durumda. Hizmetinde. Hizmet içi. Kullanımda. Faaliyette.

Running : İçinde bulunulan. Peşpeşe. İşleme. Yönetme. Koşan. Koşuş. Üst üste. Adım sırasında, kısa bir süre iki ayağın birden yerden kesilmesiyle oluşan hızlı yer değiştirme. Tekrarlanan. Koşu (koşma).

Busier : Daha meşgul. Faal. Yoğun. Meşgul.

Frequented : Ayaküstü.

Busiest : Yoğun. Faal. En meşgul. Meşgul.

Traveled synonyms : heavily traveled, travelled.

Traveled zıt anlamlı kelimeler, Traveled kelime anlamı

Provincial : Taşralı kimse. Dar görüşlü. Eyalete ait. Köylü. İle ait. Darkafalı. Kaba. İl. Geri kafalı. Görgüsüz.

Untraveled : Kullanılmayan (yol). Dar görüşlü. Dar görüşlü (yol).

Traveled ingilizce tanımı, definition of Traveled

Traveled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having made journeys. Hence, knowing. Experienced. Having gained knowledge or experience by traveling.