Travel allowance türkçesi Travel allowance nedir

  • Yol harcı.
  • Seyahat izni.
  • Yol masrafı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yol parası.
  • Harcırah.
  • Seyahat tazminatı.
  • Yolluk.
  • Sürekli ya da geçici olarak resmen görevlendirilen kişilere yolculuk ve konaklama giderleri için yapılan ödeme.
  • Yol gideri.

Travel allowance ingilizcede ne demek, Travel allowance nerede nasıl kullanılır?

Travel : Yolculuk yapmak. Topuklamak. Dolaşmak. Yolculuk. Gezi. Gitmek. Gezmek. Tüymek. Kaçmak. Yolculuk etmek.

Allowance : Hoşgörü. Handikap spor. Alacaklı indirimi. Harçlık. İskonto. Müsamaha. Maaş. Göz yumma. Handikap (spor terimi). Alıcı yitircesi karşılığı.

Travel agency : Seyahat acentesi. Yolculuk için bilet ve paketler satan yer. Seyehat ajentası. Seyehat ajansı. Seyahat acentası.

Travel agent : Seyahat acentası.

Travel along with : Yolculuk etmek.

Travel around : Etrafında dolaşmak.

İngilizce Travel allowance Türkçe anlamı, Travel allowance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Travel allowance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Employer provisions : Bir işverenin bir çalışanın aylığına ilaveten ödediği masraflar. İşveren yollukları.

Travel expense : Seyahat gideri. Seyahat masrafı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Mileage allowance : Yol masrafları.

Fares : Yiyecek. Bilet ücreti. Yol paraları. Gıda. Yolculuk ücreti. Yolcu.

Travel allowance synonyms : travelling money, toll, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, subsistence money, daily allowance, fare, travelling expenses, travel pay, ability rent, abnormal budget, tolled, abolition of forced labour convention, subsistence, travelling allowance, travel expenses, feeder, carfares, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a pass through certificate, ability to pay principle, travelling rug, a shift in supply, passage money, tolls, ability to pay approach.