Busier türkçesi Busier nedir

Busier ile ilgili cümleler

English: Ali is usually busier than I am.
Turkish: Ali genellikle benden daha meşguldür.

English: Ali is probably a lot busier right now than I am.
Turkish: Ali şimdi muhtemelen benden çok daha yoğun.

English: Ali is much busier than he used to be.
Turkish: Ali eskisinden çok daha meşgul.

English: Ali is probably a lot busier now than he was three months ago.
Turkish: Ali şimdi üç ay önce olduğundan muhtemelen çok daha meşgul.

English: Ali is usually busier than Mary.
Turkish: Ali genellikle Mary'den daha meşgul.

Busier ingilizcede ne demek, Busier nerede nasıl kullanılır?

Arquebusier : Arkebüz ile donanımlı asker. Arkebüz kullanıcısı.

Le corbusier : Modern kentsel mimarinin öncüsü. Charles edouard jeanneret'in takma adı (1831-1912). Ünlü fransız mimar.

Busiest : Faal. En meşgul. İşlek. Meşgul. Yoğun.

Unbusied : Müsait. İşsiz. Meşgul olmayan.

Busily : Yoğun. Çabucak. Gayretli bir şekilde. Vızır vızır.

Business computer : İş bilgisayarı.

Business college : İş idaresi okulu. İş sahasına girmek isteyen bireyleri işle ilgili bilgilerle donatmak için kurslar açan enstitü. Meslek kursu açan kuruluş. Ticaret lisesi. Ticaret okulu. Ekonomi okulu.

 

Business consultant : İşle alakalı konularda diğerlerine tavsiyeler veren kimse. İşletme danışmanı. Danışman.

Business circle : İş çevresi.

Business agent : Ticari temsilci. İş temsilcisi. Ticari mümessil. İş acentası. Acente.

İngilizce Busier Türkçe anlamı, Busier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Busier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come up : Sokulmak. Ele alınmak. Gündeme gelmek. Karşılaşmak. Tutulmak. Çıkmak. Mahkemeye çıkmak. Olmak. Yaygın olmak. Üniversiteye başlamak.

Consumed : Yok edilmiş. Tüketilmiş. Tamamen harcanmış. Dalmış. Tamamen tükenmiş. Harcanmış. Yenmiş. Etkilenmiş. Dalgın.

Engaged : Bağlı. Nişanlı. Bağlanmış. Bağlantılı. Meşgul (telefon). Rezerve. Birbirine geçmiş. Dolu. Angaje.

Condensed : Sıkıştırılmış. Yoğuşuk. Koyu. Gazdan sıvıya dönüşmüş. Yoğunlaşmış. Sıkılaştırılmış. Kısaltılmış. Yoğunlaştırılmış. Özetlenmiş.

Brisks : Canlandırmak. Hareketli. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. İstenilen hızda hareket eden. Canlanmak. Hareketlendirmek. Hareketlilik. Çevik.

Rally : Sıhhat kazanmak. Toplanma. Ralli. Yeniden ihya etmek. Desteklemek (bir davayı). Miting. Canlanmak. Toplama. Yeniden toplamak. Yeniden yükselme.

Densest : En yoğun olanı. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Sıkışık. Kalın. Koyu. En kalın olanı. En koyu olanı. Sık. Kalın kafalı.

Chemical compound : Kimyasal bileşik. Kimyasal terkip. Kimyasal bileşim. Kimyasallar karışımı.

Compound : Birkaç elementden yapılmış madde. Birleşik. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

In service : Çalışır durumda. Faaliyette. Kullanımda. Hizmetinde. Hizmet içi.

Busier synonyms : muster up, crashing, intent, brisked, running, travelled, busy, frequented, tied up, off hook, concentrated, fullest, deep, fervid, dense, occupied, active, compacted, briskest, busily, traveled, dynamic, summon, gather, employed, brisking, pushed, garner, collect, engrossed, agile, in gear, denser.

Busier zıt anlamlı kelimeler, Busier kelime anlamı

Spread : Genişlik. Genişleme. Kar oranı. Saçılmak. Örtü. Sıçramak. Sermek. Ara. Uzanıp gitmek. Örtmek.