Come to terms with türkçesi Come to terms with nedir

Come to terms with ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't come to terms with what had happened.
Turkish: Ali olanları kabullenemedi.

Come to terms with ingilizcede ne demek, Come to terms with nerede nasıl kullanılır?

To : Ya. Arasında. -e göre. İle. İla. -e kadar. Karşı. -mek -mak (mastar). Ye. Kadar.

Terms : Yakınlık. Koşullar. Ücret. Şartlar (kontrata ait). Ara. Fiyat. Vadeler. Anlaşma koşulları. Samimiyet. Şartlar.

With : İle. Yanına. Nedeniyle. -la. Beraberinde. Li. Birlikte. -lı. -e karşın. İle beraber.

Come to terms : Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak. Hesaplaşmak. Uzlaşmak. Anlaşmak.

Come to terms with the past : Geçmişin muhasebesini yapmak. Geçmişle hesaplaşmak.

Come to a dead end : Çıkmaza saplanmak. Açmaza girmek. Çıkmaza girmek.

Come to a bad end : Sonu kötü gelmek. Sonu fena olmak. Sonu kötü olmak. Kötü sonuçlanmak. Sonu kötü bitmek.

Come to : Tutmak. Ulaşmak. Ayılmak. İlgili olmak. Kalmak. Payına düşmek. Kendine gelmek. Varmak. İyileşmek. Gelmek.

İngilizce Come to terms with Türkçe anlamı, Come to terms with eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Come to terms with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Back down : Bir iddiadan vazgeçmek. Dönmek. Savunulan iddadan vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Sözünden dönmek. Fikrinden vazgeçmek. Vazgeçmek. Caymak.

Acknowledging : Kabul etme. İtiraf etmek. Onaylama. Teşekkür etmek. Alındığını bildirmek. Onaylamak. Tanımak.

Be in accord with : Aynı düşünceleri paylaşmak. Uyum içinde olmak. Uymak. Uyuşmak. Benzeşmek. -e uymak. Birbirine çok iyi gitmek. İle uyumlu olmak.

Accedes : Tahta çıkmak. Yönetime geçmek. İş başına gelmek. Yanaşmak. İktidara gelmek. Razı olmak. Uymak. Katılmak. Yerine getirmek.

Come together : Kavuşmak. Buluşmak. Bir araya gelmek. Yeniden birleşmek. Birlikte gelmek. Ortak noktaya gelmek. Birikmek. Ortak noktada buluşmak. Toplanmak.

Compromise : Anlaşmaya varma. Uyuşmak. Ödünleşmek. Uzlaştırmak. Şerefine gölge düşürmek. Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak. Taviz. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması.

Close a deal : Bir işlem yapma. Bir iş anlaşması yapma. İşi bitirmek.

Get to grips with : Üstesinden gelmek. İle savaşmaya başlamak. İle ilgilenmek. İle uğraşmaya başlamak. İcabına bakmak. İle çekişmek. İşe eğilmek. Güç bir işle ciddi olarak uğraşmak. İle mücadele etmek.

Square accounts : Hesapları kapatmak. Hesapları ödemek. Hatayı telafi etmek. Yanlışlığı gidermek. Borçları ödemek.

Come to terms with synonyms : close with, cared, cares, get together, bow to, capitulate, bargains, square accounts with, acquiesced, buckle under, compounding, square up with, accord, accede to, come to an agreement, buckle, bend the knee, attend to, get along with, attend on, accept, agree with, care for, get even, come to a mutual understanding, bow down, conceding, be in rapport with, settle an account, settle accounts with, assent, acquiesces, acceding.