Hesaplaşmak nedir, Hesaplaşmak ne demek
- Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak.
- Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünerek, tartışarak bir yargıya varmak

- Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak.
"Hesaplaşmak" ile ilgili cümle
- "Benimle mahkeme huzurunda hesaplaşacağını söyleyerek derhâl dışarı çıktı." - R. N. Güntekin
Hesaplaşmak kısaca anlamı, tanımı:
Hesap : Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Aritmetik. Matematiksel işlem. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Oranlama, tahmin. Tutum, durum, anlayış. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Alacaklı veya borçlu olma durumu.
Alacak : Alınması gerekli şey. Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı.
Yapmak : Olmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Bir durum yaratmak. Yol almak. Olmasına yol açmak. Evlendirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Üretmek. Davranmak, hareket etmek. Onarmak, tamir etmek. Salgılamak, çıkarmak. Gerçekleştirmek. Dışkı çıkarmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Paylaşmak : Benimsemek, onaylamak. Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek.
Olumlu : Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı. Yapıcı. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif.
Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan.
Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.
Karşılıklı : Birbiriyle ilgili olarak. İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirlerine karşı bir biçimde. Birbirine karşı bulunan.
Diğer dillerde Hesaplaşmak anlamı nedir?
İngilizce'de Hesaplaşmak ne demek? : v. get square with, square up with, settle up, come to terms, settle an account, square an account
Fransızca'da Hesaplaşmak : régler un compte avec
Almanca'da Hesaplaşmak : v. abrechnen
Rusça'da Hesaplaşmak : v. рассчитываться, расквитаться, рассчитаться

Bu kısımda Hesaplaşmak nedir? Hesaplaşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hesaplaşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hesaplaşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.