Concluder türkçesi Concluder nedir

  • Son sözü söyleyen kimse.
  • Kabul eden kimse.
  • Neticelendiren kimse.
  • Karar veren kimse.
  • Sonuçlandıran kimse.

Concluder ingilizcede ne demek, Concluder nerede nasıl kullanılır?

Concluders : Neticelendiren kimse. Son sözü söyleyen kimse. Sonuçlandıran kimse. Kabul eden kimse. Karar veren kimse.

Conclude a contract : Sözleşme akdetmek. Sözleşme bağıtlamak.

Conclude a treaty : Antlaşma imzalamak. Antlaşmak.

Conclude an agreement : Anlaşma yapmak. Anlaşma akdetme. Sözleşme imzalama.

Conclude : Anlaşmak. Sona ermek. Sonuç çıkarmak. Hükmetmek. Sonuçlandırmak. Bitirmek. Sonucuna varmak. Karara varmak. Durdurmak. Sona erdirmek.

Concluding : Akdetme. Sonuca varma. Özetleyen. Kapatan. Bitiş. Bitiren. Toparlayan. Sonuca varan. Son.

Concludable : Karara bağlanabilir. Mantıklı düşünmek ile karara bağlanabilir. Sonuçlandırılabilir. Son verilebilir. Üzerinde anlaşılabilir.

Unconcluded : Tamamlanmamış. Sonuçlandırılmamış. Bitmemiş.

Concludes : Sona erdirmek. Hükmetmek. Anlaşma yapmak. Sonuç çıkarmak. Sonuçlanmak. Bağlamak. Durdurmak. Sonuçlandırmak. Karara varmak. Bitirmek.

To be concluded : Arkası var. Devamı var.

İngilizce Concluder Türkçe anlamı, Concluder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concluder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Reason : Uslamlamak. Sebep. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Sonuç çıkarmak. Usa vurmak. Neden. Sağduyu. Muhakeme etmek. Akıl yürütmek.

Infer : Anlamak. Anlam çıkarmak. Çıkarmak. Görüşüne varmak. Sonuç çıkarmak. Sonucunu çıkarmak. Göstermek. Çıkarsamak. Sonucuna varmak. Anlamına gelmek.

Admitter : Giriş yapmaya izin veren kişi. İzin veren kimse. Giriş izni veren kimse.

Gather : Devşirmek. Bir araya gelmek. İltihaplanmak. Bir araya getirmek. Büzmek (dikiş). Büyümek. Kendini toplamak. Dermek. Seçmek. Kazanmak.

Perorate : Nutuk çekmek. Uzun ve sıkıcı konuşma yapmak. Uzun konuşmanın sonunu getirmek. Konuşma yapmak.

Acknowledger : İtiraf eden kimse. Onaylayan kimse.

Generalize : Genellemek. Genelleştirmek. Genelleştirilmek. Yaygınlaştırmak. Genelleme yapmak.

Find : Bulgu. Erişmek. Arayıp bulmak. Anlamak. Sezmek. Bulma. Sağlamak. Eline geçmek. Bakmak. Bulunan şey.

Deduce : Sonuca varmak. Çıkarım yapmak. İstidlal etmek. Sonuç çıkarmak. Sonucuna varmak. Gelişimini izlemek. Ortaya çıkarmak. Çıkarsamak. Görüşüne varmak. Anlamak.

Reason out : Çözümlemek. Akıl süzgecinden geçirmek. Etraflıca düşünmek. Düşünüp taşınmak. Düşünüp taşınarak bulmak.

Concluder synonyms : cerebrate, syllogise, receivers, cogitate, conceder, induce, end, generalise, syllogize, acknowledgers, conceders, terminate, admitters, fulfiller, derive, extrapolate, feel, accorders, accorder, concluders, receiver, deduct, think, fulfillers.

Concluder zıt anlamlı kelimeler, Concluder kelime anlamı

 

Begin : Start almak. Vücut bulmak. Önayak olmak. Başlamak. Meydana gelmek. Doğmak. Atılmak. Başlatmak. Start vermek. Çığır açmak.

Disagree : Dokunmak. Karşıt görüşte olmak. Çelişmek. Atışmak. Bozuşmak. Uyuşmamak. Aynı fikirde olmamak. Aynı düşüncede olmamak. Sürtüşmek. Uymamak.

Concluder ingilizce tanımı, definition of Concluder

Concluder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who concludes.