Anastomosis türkçesi Anastomosis nedir

  • Geçit şebekesi.
  • Uç birleştirme.
  • Ağızlaşma.
  • Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi.
  • Kesişerek ağızlaşma.
  • Anastomoz.
  • İki vücut parçasını birleştirme operasyonu.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bağlantı.
  • Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi.
  • İki damarın birleşmesi.
  • Anastomozis.

Anastomosis ingilizcede ne demek, Anastomosis nerede nasıl kullanılır?

Anastomosis arteriovenosa : Anastomozis arteryovenoza. Atardamar ve toplardamar arasında yer alan çok küçük atardamarın kılcal damar durumuna dönüşmeden önceki kısa yoldan bağlantılı damar kolu. Arteryovenöz anastomoz. Atardamar ve toplardamarlar arasındaki enine birleşmeler.

Portacaval anastomosis : Portakava anastomozu. Cerrahi, travmatik ve doğmasal nedenlerle kapı toplardamarıyla kaudal vena kava arasında anastomozların oluşması, portosistemik anastomoz.

Portosystemic anastomosis : Portokava anastomozu. Portosistemik anastomoz.

Anastomose : Ağızlaşmak. Bir organı diğerine bağlamak. Cerrahi yöntemle bir organı diğerine bağlamak (bağırsakların ayrı parçalarında olduğu gibi). Anastomoz.

 

Anastomoses : Anastomoz. Kesişerek ağızlaşma.

Anastomotic : Ağ gibi bölünmüş. Anastomotik. Bağlı. Ağa gibi. Ağa ile çevrilmiş.

End to end anastomoses type : Uç uca anastomoz tekniği. Bağırsakların kesilen uçlarının karşı karşıya getirilerek dikilmesi.

İngilizce Anastomosis Türkçe anlamı, Anastomosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anastomosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conjunction : Birleşme. Aynı zamanda yer alma. Birlik. Birleşim. Bağlaşım. Rastlantı. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Bağlaç. Konjonksiyon. Birlikte.

Channel : Kanal. Hat. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Arna açmak. Çevirmek. Kanal açmak. Maceraya sevk etmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Yönlendirmek. Kanala dökmek.

Connection : Bağ. Yakınlık. Müşteri. Dost. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. İlgilenme. İlgi. Yakın. Aktarmalı taşıt.

Communication : İletişim. Haberleşme. Haber (mektup veya not veya telgraf gibi iletilen). Mesaj. Nakletme. Tebliğ. Düşünce ve duyguların bireyler, toplumsal kümeler, toplumlar arasında söz, el-kol devimi, yazı, görüntü vb. aracılığı ile değiş tokuş edilmesini sağlayan toplumsal etkileşim süreci. Komünikasyon. Bir bilginin, bir haberin, bir niyetin, bir konuşmanın ilkel veya gelişmiş bir işaret sisteminden yararlanılarak bir zihinden başka bir zihne yahut da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması. dil en önemli iletişim aracıdır.

 

Bracings : Canlandırıcı. Destekleyiş. Temiz ve sağlıklı. Dayanak. Kuvvetlendirici. Zinde yapan. Destekleme. Zindeleştiren.

Auto link : Özdevinimli bağ. Otomatik bağ. Özdevimli bağlantı. Özdevimli bağ. Otomatik bağlantı.

Commitment : Sorumluluk. Bağlılık. Hapis hükmü. Suç işleme. Söz. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Bağlanma. Üstlenme.

Bracing : Kiriş. Zinde yapan. Kuvvetlendirici. Canlandırıcı. Zindeleştiren. Temiz ve sağlıklı. Kirişleme. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Destekleyiş.

Attachment : Bitiştirme. Bağlanma. Bağlılık. Aksesuar. İlgi. Katma. Parça. Sevgi. Alıkoyma. Düşkünlük.

Conjugation : Çekim. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla dna değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç. Eşlenme. Eylem çekimi. Mantıksal çarpım. Evlenme. Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. Bir hücreli organizmaların ya da gametlerinin geçici olarak ya da devamlı olarak bir araya gelmesi. konjugasyon. Konjugasyon. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb.

Anastomosis synonyms : junction, anastomose, anastomoses, connecting, attaching, accouplement, commitments, affixion, inosculation, colligation, affixture, affiliation.

Anastomosis ingilizce tanımı, definition of Anastomosis

Anastomosis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The inosculation of vessels, or intercommunication between two or more vessels or nerves, as the cross communication between arteries or veins.