Bracings türkçesi Bracings nedir

Bracings ingilizcede ne demek, Bracings nerede nasıl kullanılır?

X bracing : X-çapraz takviye pekitme.

Bracing : Destekleme. Destekleyiş. Dayanak. Kasalı gitarda ses tahtasının kirişlerle desteklenmesi işlemi. Kirişleme. Bağlantı. Kiriş. Zinde yapan. Kuvvetlendirici. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar.

Bracingly : Destekleyerek. Canlandırarak.

All embracing : Her şeyi saran.

Crossbracing : Çapraz bağlantı.

Brace : Hazırlamak. Güçlendirmek. Canlandırmak. Panoları sahne tabanına tutturmakta kullanılan destek. Bir dekoru ya da bir dekor parçasını arkadan tutan destek. Pano desteği. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Zindeleştirmek. Kuvvetlendirmek. Bağlamak.

Brace jack : Köşe desteği. Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek.

Brace bit : Matkap. Delgi.

Brace drill : Matkap kolu.

Brace and bit : El matkabı.

İngilizce Bracings Türkçe anlamı, Bracings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bracings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Corroborations : Onaylama. Doğrulama. Teyit.

Amplifier : Sesbüyütür. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Yükselteç. Bir imlem girdisinin elektriksel gücünü yükselten, genellikle bir ya da bir kaç katlı eksiciksel aygıt. Hoparlör. Büyütücü alet. Bilgisayar, fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yükseltici. Amplifikatör.

Consolidator : Konsolide eden kimse. Grupaj acentası. Özellikle programlı uçuş yapan taşıyıcıların indirimli uçak biletlerinin ticaretini yapan kişi veya kurum. Konsolidatör. Destek veren kuruluşlar. Birleşme.

Enlivening : Canlandırma.

Drawing : Resim çizme sanatı. Plan. Keşidecinin değerli kağıtları düzenleme işlemi. Tasarı. Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma. Eskiz. Resim taslağı. Çizgi. Tasar. Resim sanatı.

Heartier : İçten. Zinde. Canlı. Kuvvetli. Samimi. Bol. Canlı ve dinç kimse. Candan. Sağlam.

Consolidators : Destek veren kuruluşlar. Konsolidatör. Birleşme. Grupaj acentası. Özellikle programlı uçuş yapan taşıyıcıların indirimli uçak biletlerinin ticaretini yapan kişi veya kurum. Konsolide eden kimse.

Bracing : Kiriş. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Kasalı gitarda ses tahtasının kirişlerle desteklenmesi işlemi.

Intensifier : Artırıcı. Bir negatifin baskı yoğunluğunu arttırmak için kullanılan çözelti. Şiddetlendirici. Koyulaştırıcı. Basınçlı hızlandırıcı. Koyulaştırma banyosunun temel kimyasal özdeği. (genellikle amonyaktır). Pekiştirici. Koyulaştırıcı (fotoğrafçılık terim). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Confirmative : Onaylayıcı. Doğrulayıcı. Musaddik. Vesika.

Bracings synonyms : camel racing, greyhound racing, auto racing, car racing, buttressing, annealers, channel, propping, arousing, cheering up, emphasizer, corroboration, advocating, poling, logrolling, baselines, animaters, foundation, commitments, accouplement, exhilarant, crisp, bridgings, corroborating, baseline, crispiest, communication, espousal, auto link, attaching, commitment, strengthener, animator.

Bracings zıt anlamlı kelimeler, Bracings kelime anlamı

Debilitating : Yapamaz hale getiren. Halsiz bırakan. Güçsüzleştiren. Zayıflatan. Zayıflatma. Elden ayaktan düşüren.