Intensifier türkçesi Intensifier nedir
- Artırıcı.
- Basınçlı hızlandırıcı.
- Koyulaştırma banyosunun temel kimyasal özdeği. (genellikle amonyaktır).
- Şiddetlendirici.
- Güçlendirici.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Bir negatifin baskı yoğunluğunu arttırmak için kullanılan çözelti.
- Koyulaştırıcı.
- Pekiştirici.
- Kuvvetlendirici.
- Koyulaştırıcı (fotoğrafçılık terim).
Intensifier ingilizcede ne demek, Intensifier nerede nasıl kullanılır?
Image intensifier tube : Görüntü yoğunlaştırıcı tüp. İmge yoğunlaştırıcı tüp.
Image intensifier : Görüntü yeğinliştireci. Bir optik görüntünün parlaklığını artırmaya yarayan elektronik düzenek. Görüntü netleştirici. Görüntü yoğunlaştırıcı.
Intensifiers : Koyulaştırıcı (fotoğrafçılık terim). Şiddetlendiriciler. Basınçlı hızlandırıcı.
Intensified : Şiddetlenmiş. Şiddetlendirmiş.
Intensifies : Pekiştirmek. Yoğunlaştırmak. Yoğunlaşmak. Şiddetlendirmek. Kuvvetlendirmek. Derinleşmek. Güçlendirmek. Artırmak. Koyulaştırmak. Şiddetlenmek.
Be intensified : Şiddetlenmek.
Intensifying : Şiddetlenmek. Yoğunlaştırmak. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Kuvvetlendirmek. Şiddetlendirmek. Pekiştirmek. Koyulaştırmak. Yoğunlaşmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyulaştırma.
Intensiostatic methode : Dural akım yöntemi. Elektrikle ayrışım devresine akım denetleciyle belirli ve saptanmış akım uygulayarak gerilimin zamana göre değişiminin ölçülmesi.
Photographie intensification : Koyulaştırma. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Intensifying bath : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyulaştırma banyosu. Koyulaştırmayı gerçekleştirmek amacıyla, açındırılmış filmin geçirildiği banyo.
İngilizce Intensifier Türkçe anlamı, Intensifier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Intensifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Enhancers : Koyulaştırıcı (bir tat veya kokuyu). Geliştirici. (biyoloji terimi) bir genin yanında bulunan ve genin mevcut fenotipinin görünümünü artıran dna parçası.
Emphasizer : Bir frekans aralığını bir diğeriyle ilgili olarak vurgulamak üzere bir sisteme yerleştirilen süzgeç (elektronik). Vurgu devresi. Vurgu yapan (emphasiser olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) vurgu devresi. Vurgulayan.
Roborant : Güç veren. Kuvvet ilacı. Kuvvet verici. Zindeleştiren. Tonik.
Annealer : Sertleşen ve katılaşan bir şey (ısıtma ve soğutma ile).
Fortifiers : Takviye. Kuvvetlendirici madde. Alkol.
Enrichers : Lezzet veren. Radyoaktivitesini arttıran. Besin değerini arttıran. Zengin eden. Ek. Kuvvetlendiren. Süsleyen. Zengin veya uygun yapan şey. İlave. Gübreleyen.
Enricher : Zenginleştiren. Kuvvetlendiren. Zengin veya uygun yapan şey. Koyulaştıran. Zenginleştirici. Süsleyen. Toprağı daha bereketli hale getiren. Lezzet veren. Radyoaktivitesini arttıran.
Driver : Şoför. Yöndemci. Sürücü. Haydavcı. Hayvan güden kimse. Sert yönetici. Golfte ağaç sopa. Motorlu kara taşıtlarını sürüp yöneten kişi.
Stabilizer : Düzelteç. Gıda mevzuatında belirtilen özellik ve koşullarda olmak üzere sucuk, salam, sosis vb. et ürünlerine dolgunluk, su tutucu ve hamuru bağlayıcı özellik veren doğal veya yapay maddeler. Stabilize eden. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dengeleyici. Bağlayıcı madde. Dengeleme aygıtı. Seslendirme aygıtlarında, kuşağın geçtiği yolda bulunup kuşağın düzgün devinimini sağlayan makara. Durultucu. Nitrat tabanlı filmlerin yapımında kullanılan, filmin kimyasal yönden dayanıklılığını artırıp yanıcılığını azaltan özdek. renkli filmde jelatini sağlamlaştıran, renkli görüntünün korunmasını sağlayan özdek.
Stiffeners : Canlandırıcı. Katılaştırıcı. Sertleştirici.
Intensifier synonyms : consolidators, corroborating, restorative, enhancer, refreshing, confirmation, bracings, stiffener, buttress, thickener, intensifiers, augmenter, intensive, confirmative, fortifier, increasing, strengthener, amplifier, bracing, boosters, corroborant, modifier, consolidator, aggravating, qualifier, analeptic, thickeners, augmenters, annealers, booster, constative.
Intensifier ingilizce tanımı, definition of Intensifier
Intensifier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In photography, an agent used to intensify the lights or shadows of a picture. One who or that which intensifies or strengthens.

Bu kısımda Intensifier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Intensifier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Intensifier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Intensifier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.