Intensifies türkçesi Intensifies nedir

Intensifies ingilizcede ne demek, Intensifies nerede nasıl kullanılır?

Intensified : Şiddetlendirmiş. Şiddetlenmiş.

Intensifier : Pekiştirici. Kuvvetlendirici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlendirici. Koyulaştırıcı. Basınçlı hızlandırıcı. Artırıcı. Koyulaştırma banyosunun temel kimyasal özdeği. (genellikle amonyaktır). Şiddetlendirici. Bir negatifin baskı yoğunluğunu arttırmak için kullanılan çözelti.

Intensifiers : Şiddetlendiriciler. Basınçlı hızlandırıcı. Koyulaştırıcı (fotoğrafçılık terim).

Be intensified : Şiddetlenmek.

Image intensifier : Görüntü yoğunlaştırıcı. Görüntü yeğinliştireci. Görüntü netleştirici. Bir optik görüntünün parlaklığını artırmaya yarayan elektronik düzenek.

Photographie intensification : Koyulaştırma. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Image intensifier tube : İmge yoğunlaştırıcı tüp. Görüntü yoğunlaştırıcı tüp.

Intensifying : Koyulaştırma. Şiddetlenmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Yoğunlaşmak. Pekiştirmek. Koyulaştırmak. Şiddetlendirmek. Kuvvetlendirmek. Yoğunlaştırmak.

 

Intensify : Yoğunlaştırmak. Koyulaştırmak. Yoğunlaşmak. Derinleşmek. Güçlendirmek. Pekiştirmek. Kuvvetlendirmek. Şiddetlenmek. Şiddetlendirmek. Artırmak.

Intensification : Yeğinleşim. Yoğunlaştırma. Kuvvetlenme. Kuvvetlendirme. Koyulaştırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeğinleme. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Şiddetlendirme.

İngilizce Intensifies Türkçe anlamı, Intensifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intensifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandizing : Çoğaltmak. Abartmak. Yüceltmek. Büyütmek.

Encapsuled : Özetlenmiş. Kapsamış. Kapsüle saklamak. İçermiş. Kapsüle koymak. Sıkıştırılmak. Kapsüllemek. Kısa ve öz biçimde açıklanmış.

Concentrate : Gücü bir noktada toplamak. Derişik madde. Yoğun madde. Konsantre madde. Tek noktada toplamak. Konsantre. Toplanmak. Deriştirmek. Bir noktaya toplamak.

Centralises : Merkeze bağlamak. Merkezileştirilmek. Konsantre olmak. Merkeze bağlanmak. Merkezileştirmek. Merkezleşmek. Merkezleştirmek. Merkezileşmek. Merkez noktasına doğru çekmek.

Inspissate : Buharlaştırarak koyulaştırmak. Koyulaşmak. Koyultmak.

Brace up : Neşelendirmek. Cesaret almak. Cesaretlenmek. Güç almak.

Become stronger : Gücüne güç katmak. Kuvvetlenmek.

Augments : Çoğaltmak. Uzatmak. Uzamak. Büyütmek. Arttırmak. Artmak. Büyümek. Çoğalmak. Sayısını arttırmak.

 

Intensive : İntansif. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Şiddetli. Yoğun. Yoğunlaştırılmış. Pekiştirilmiş kelime. Pekiştirmeli. Aşırı. Entansif.

Compacting : Sıkıştırmak. Sıkıştırma. Dosya sıkıştırılıyor. Sıkılama. Düzenleniyor. Sıkışma. Kompaksiyon. Isıl işlemle cam yoğunluğunu artırma. Sıkılaştırmak.

Intensifies synonyms : clench, encapsules, aggravate, aggravates, add, consolidate, rekindling, amplifying, add to, exacerbates, building up, amplifies, compacts, make fiercer, consolidating, cements, augment, boom, condenses, centralise, afforce, establish, cement, amplify, brace, bolster up, deepened, corroborate, centralising, intensify, build up, centres, intense.

Intensifies zıt anlamlı kelimeler, Intensifies kelime anlamı

Mild : Yavaş. Mazlum. Halim. Ilıman (iklim). Ilımlı. Ilıman. Nazik. Yumuşak. Kibar. Zarif.