Anem nedir, Anem ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem.
Küçük baş hayvanlardan alınan vergi.
Anem anlamı, kısaca tanımı
Anemik anoksi : Kanın oksijen taşıma kapasitesinin azalması sonucu vücut dokularındaki oksijen yetersizliği
Anemik endokardiyal üfürümler : Hemorajik ve hemolitik kan kayıplarında, ayrıca şiddetli beslenme yetersizliklerinden sonra oluşan anorganik kalp üfürümleri.
Anemik hipoksi : Kısmi oksijen basıncı normal olmasına karşın anemi nedeniyle, kanın oksijen taşıma kapasitesinin azalmasıyla gelişen oksijen yetersizliği.
Anemofili : Rüzgâr yoluyla meydana gelen tozlaşma. Anemogami.
Anemonia : [Bakınız: denizşakayığı]. Denizşakayığı. [Bakınız: deniz şakayıkı].
Antipernisiyöz anemi faktör : B12 vitamini.
Aplastik anemi : Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. X ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir.
Atların bulaşıcı anemisi : Retroviridae ailesinde, Lentivirus cinsinde bulunan bir virüsün at, katır ve merkeplerin; zaman zaman akut hâle dönüşen, sokucu sineklerle bulaşan ve eş güdüm bozukluğu, sarılık, mukozalarda ve dilin tabanında nokta tarzında kanamalar, konjunktiva ödemiyle belirgin kronik virüs hastalığı, bataklık humması, bataklık ateşi, enfeksiyöz at anemisi.
B12 bağımlı megaloblastik anemi : [B12 bağımlı megaloblastik anemi] Pernisiyöz anemi.
Bakır yetersizliği anemisi : Çeşitli memeli türlerinde bakır yetersizliğinden kaynaklanan anemi. Sıçan, domuz, tavşan ve kuzularda mikrositik hipokromik; sığır ve erişkin koyunlarda makrositer hipokromik; köpeklerde ise normositik normokromik özellikte olur.
Beslenme ve eksiklik anemisi : Normal hemoglobin üretimi için gerekli olan, demir, bakır ve B12 vitamini gibi kimi temel maddelerin besinlerde az oluşu veya hiç bulunmayışı veya bunların sindirimi ve emilimindeki bozukluklardan kaynaklanan anemi, nütrisyonel ve eksiklik anemisi, nütrisyonel anemi, yetersizlik anemisi.
Birincil hemolitik anemi : Otoimmün hemolitik anemi.
Buzağılarda demir eksikliği anemisi : Uzun süre inek sütü ağırlıklı veya yalnızca inek sütüyle beslenen buzağılarda demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi.
Demir eksikliği anemisi : Serumda demir yoğunluğunun, demir taşıyan proteinin, hematokritin ve hemoglobin konsantrasyonunun düşmesi sonucu hipokromik ve mikrositik hücre serilerinin artmasıyla belirgin anemi.
Endokrin görev bozukluğu anemisi : Hipofiz, kalkan ve böbrek üstü bezleriyle, daha az oranda eşey organlarının işlev bozukluğuna bağlı kemik iliği hipoplazisinden kaynaklanan kansızlık.
Enfeksiyöz at anemisi : Atların bulaşıcı anemisi.
Enfeksiyöz salmon anemisi : Özellikle genç Atlantik Salmonlarında, Orthomyxoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, anemi, solungaçlarda solgunluk, perioküler ve intraoküler hemorajiler, ekzoftalmus ve karında şişkinlikle karakterize, bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık.
Hafif şiddette anemi : Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında % 30a kadar azalmanın olması.
Heinz cisimciği hemolitik anemisi : Kimi bitkisel zehirlerin, kimyasal bileşiklerin ve mineral maddelerin alyuvarlardaki globulini çökelterek Heinz cisimciği oluşturmasıyla belirgin, çoğunlukla kendiliğinden düzelebilen kanda alyuvar ve hemoglobinin azalması. Kediler özellikle duyarlıdır, soğan, kolza, akçaağaç veya lahanayla beslenen sığır ve koyunlarda görülür.
Hemolitik anemi : Genetik ya da immünolojik olarak kırmızı kan hücrelerinin erimesi ya da hasar görmesi sonucu azalması. Kalıtsal bozukluklar, anormal hemoglobinler, saponin zehri gibi bazı zehirler, virüsler, bakteri toksinleri, kan parazitleri ve benzerleri nedenlerden, dolaşımda aşırı miktarda alyuvar yıkımıyla oluşan anemi tipi. Orak hücreli anemi, eritroblastozis fetalis, talasemiler hemolitik anemi tipleridir.
Hemorajik anemi : Posthemorajik anemi.
Hiperkromik anemi : Her alyuvara düşen ortalama hemoglobin miktarı (OAHb) veya derişiminin (OAHbD) normal değerlerin üstünde olduğu anemiler.
Hipokromik anemi : Alyuvarların taşıdığı hemoglobin miktarının çok düşük düzeyde olduğu, alyuvarların çaplarının ve sayılarının azaldığı, demir eksikliğine ilgili olarak biçimlen anemi çeşidi.
Hipoplastik anemi : Aplastik anemi.
İdiopatik immün hemolitik anemi : Otoimmün hemolitik anemi.
İkincil anemi : Tüberküloz, ruam, karaciğer sirozu, böbrek hastalıkları gibi kronik enfeksiyöz hastalıklarda ortaya çıkan anemi.
İmmün hemolitik anemi : Çeşitli ilaçlara, zehirlere veya antijenlere karşı oluşturulan izoantikor veya otoantikorların neden olduğu hemolizisten kaynaklanan anemi.
İzoimmün hemolitik anemi : Yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisi.
Kan kaybı anemisi : Damar bütünlüğünün bozulması nedeniyle, hızlı kan kaybına bağlı oluşan anemi tipi.
Kedilerin enfeksiyöz anemisi : Evcil kedilerde alyuvarlara yerleşen riketsiyalardan Haemobartonella felis'in neden olduğu, hemolitik anemiyle karakterize, kediden kediye kavga esnasında geçebilen, akut dönemde ateş, sarılık, iştahsızlık ve dalak büyümesi ve kedilerde ölümle sonuçlanabilen enfeksiyon, hemobartonellozis.
Kobalt yetersizliği anemisi : Geviş getirenlerin hem su hem de gıda yönünden iştahsızlık, ilerleyen zayıflama ve açlık sonu oluşan ölümle belirgin bir hastalığı. Bir çeşit B-12 vitamini yetersizliğidir.
Makrositer anemi : Alyuvarların normale göre çok daha büyük çapta veya hacimde olmalarıyla belirgin anemi.
Megaloblastik anemi : Kemik iliğinde ve makrositer alyuvarda megaloblastların bulunmasıyla belirgin anemi. B-12 vitamin yetersizliğinde, kobalt ve folik asit yetersizliğinde ve kedilerin myeloproliferatif hastalıklarında biçimlenir. Olgunlaşma yetersizliği anemisi ve pernisiyöz anemi bu gruptandır.
Mekanik hemolitik anemi : Mikroanjiyopatik hemolitik anemi.
Mikroanjiyopatik anemi : Mikroanjiyopatik hemolitik anemi.
Mikroanjiyopatik hemolitik anemi : Alyuvarların küçük arteryoller ve kılcal damarlarda parçalanmasından kaynaklanan, damar içi hemolizis, hemoglobinüri ve poikilositozisle belirgin anemi, mikroanjiyopatik anemi, parçalanma anemisi, mekanik hemolitik anemi. Septisemi, yaygın damar içi pıhtılaşma ve salmonellozis gibi damar endotelini şiddetli derecede etkileyen bozuklukları takiben oluşur.
Mikrositik anemi : Alyuvarların normale göre küçük çapta olması ve sayıca azalmasıyla belirgin anemi.
Normokromik anemi : Her alyuvara düşen ortalama hemoglobin miktarı veya derişiminin normal değerler arasında olmasına karşın alyuvar sayısının değişen düzeylerde azaldığı anemi.
Normositer anemi : Alyuvarların taşıdığı hemoglobin miktarında ve milimetre küpteki alyuvar sayısında değişen derecelerde azalmasına karşın, alyuvarların normal şekil, renk ve boyutlarda olmasıyla belirgin anemi. Ani kan kayıpları, kronik bulaşıcı hastalıklar ve üremiyle seyreden böbrek yangılarında ve irradiasyon olaylarında görülür.
Nütrisyonel anemi : Beslenme ve eksiklik anemisi.
Nütrisyonel ve eksiklik anemisi : Beslenme ve eksiklik anemisi.
Obturasyon anemisi : Tıkanma anemisi.
Olgunlaşma yetersizliği anemisi : Megaloblastik anemi.
Orak hücreli anemi : Alyuvarda, beta zincirlerinde glutamik asit yerine valin amin asit bulunduran anormal hemoglobin tipi olan Hemoglobin S bulunmasından kaynaklanan, düşük oksijen basınçlarında orak biçimini alan alyuvarın dolaşımda hemolize uğraması sonucu oluşan bir hemolitik anemi tipi.
Orta şiddette anemi : Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında normale göre % 3050 arasında azalmanın olduğu anemi.
Otoimmün hemolitik anemi : Alyuvarlara karşı vücudun ürettiği otoantikorlar nedeniyle oluşan immün aracılı hemoglobinüri, bilirubinuri, anemi ve sarılıkla belirgin, köpek ve kedilerde görülen bir hastalık. Tanı, pozitif Coombs testine dayandırılır, birincil hemolitik anemi, idiopatik immün hemolitik anemi.
Parçalanma anemisi : Mikroanjiyopatik hemolitik anemi.
Penisiline bağlı hemolitik anemi : Atlarda antipenisilin antikoru immünoglobulin G oluşumuna bağlı olarak oluşan alyuvar hemolizisine bağlı anemi.
Pernisiyöz anemi : Genellikle otoimmün bir hastalık olan, B12 vitamini yetersizliği sonucu, kemik iliğinde eritroblastların yeterli sayıda bölünememesiyle oluşan normalden daha büyük, farklı biçimlerde ve frajil zarlı alyuvarların dolaşımda parçalanmasıyla gerçekleşen ölümcül bir anemi tipi, B12 bağımlı megaloblastik anemi. Megaloblastik aneminin bir tipidir.
Posthemorajik anemi : Kan kaybından ileri gelen anemi, hemorajik anemi.
Refleks anemisi : Organizmada bir bölgenin damarlarında birdenbire genişleme olduğunda, diğer bölgelerdeki damarların aniden daralması sonucu biçimlenen anemi.
Serebral anemi : Beyin anemisi.
Spastik anemi : Adrenalin ve ergot alkaloitleri gibi damar çeperlerinin daralmasına neden olan etkilere bağlı olarak organ veya dokunun kansız kalması.
Süt buzağılarının anemisi : Demir yetersizliği.
Şiddetli anemi : Alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarında normale göre % 50den fazla azalmanın olduğu anemi.
Tavukların enfeksiyöz anemisi : Tavuklarda aplastik anemi, genel lenfoid atrofiyle birlikte bağışıklık sisteminin baskılanması ve birçok organda çekirdek içi, eozinofilik inklüzyon cisimciklerinin varlığıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu.
Tıkanma anemisi : Damarların tam veya kısmi tıkanması sonucu oluşan anemi. Genellikle tromboz, atherom ve damar yangısıyla ilişkilidir, obturasyon anemisi.
Travmatik anemi : Yaralanma sonrası dokuların yaralanmalarında oluşan kan kaybı sonucu gelişen anemi.
Yalancı anemi : Kan plazma miktarının artışı sonucu alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarının azalması, psödoanemi.
Yeni doğan tayların hemolitik anemisi : Yeni doğan taylarda görülen babadan yavruya geçen irsi bir faktörün rol oynadığı, sarılık ve ikterohemoglobinemiyle belirgin bir hastalık, neonatal izoeritrolizis, ikterus gravus, neonatal ikter, yeni doğan sarılığı.
Yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisi : Tay, domuz ve buzağılarda doğumdan sonra alloantijenlere karşı oluşan hemolizis, sarılık ve hemoglobinüriyle belirgin hastalık, yeni doğanların izoimmün lökopenisi, izoimmün hemolitik anemi. Alyuvarların maternal dolaşıma girmelerine izin veren yavru zarı kanamaları, kan nakilleri, anaplazmozis ve babeziozisten korunma için hazırlanan kan kökenli aşılarla kristal violetle inaktive edilen domuz kolera aşısından kaynaklanır.
Yetersizlik anemisi : Beslenme ve eksiklik anemisi.
Anemi : Kansızlık.
Anemik : Kansız.
Anemometre : Yelölçer.
Anemon : Dağ lalesi.
Diğer dillerde Anekojen anlamı nedir?
İngilizce'de Anekojen ne demek ? : anechogen

Bu kısımda Anem nedir? Anem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Anem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Anem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.