Aralı nedir, Aralı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı.

Aralıklı, uzak.

Uzak.

Aralı ile ilgili Cümleler

  • Aralık 31 gün çeker.
  • Tom, kapı aralığından baktı.
  • Aralık ayında soğuk bir gecede öldü.
  • Aralık yılın son ayıdır.
  • Kapı aralık bırakıldı.
  • Sizce de bir Aralık ayına göre havanın fazla sıcak değil mi?
  • x bir reel sayı olmak üzere, x² + kx - 3k > 0 eşitsizliğinde k sabitinin alabileceği değer aralığını bulunuz.
  • Aralıkta 31 gün vardır.
  • Aralık'ta, Amerika'da tatilde olacağım.
  • Yağmur üç gün boyunca aralıksız yağdı.
  • Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.
  • Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.
  • O gün aralıklarla bütün gün yağmur yağdı.

Aralı ile ilgili Atasözü veya Deyim

aralık vermek : yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

Aralı anlamı, tanımı

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar

Ak sıcaklık aralığı : Isıtılan parçayı ak bir renge dönüştüren, yaklaşık olarak 1100°C'ın üzerindeki sıcaklıklar.

Aralı basaç : Aralı devinim sırasında pencere önünde duran filmin üzerine baskı yaparak filmin pencereyle tam çakışmasını sağlayan basaç.

 

Aralı basım : Aralı basım aygıtında aralı devinimle gerçekleştirilen basım.

Aralı devinim : Alıcı, gösterici ya da basım aygıtında, filmin pencere önünde belirli bir süre durup yeniden yol alması biçimindeki devinim.

Aralı devinim dişlisi : Aralı devinimle çalışan dişli çeşidi.

Aralı devinim düzeneği : Dar film göstericilerinde aralı devinimi sağlayan bir düzenek.

Aralı geçiş : Filmin alıcı, gösterici ve basım aygıtında aralı devinimle yol alması.

Aralı optik basım aygıtı : Aralı basım aygıtının optik çeşidi.

Aralıcak : Aralık, daracık aralık. Giresun şehrinde, Espiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Aralığ : [Bakınız: aralık]. Ortalık, orta yer. Ramazan ve Kurban bayramları arasında kalan ay, zilkade.

Aralıh : Sofa, hol, koridor, aralık. [Bakınız: aralık]. Zaman, an, vakit. Çıkmaz, dar sokak.

Aralık damgası : Teknik nedenlerle bir bilgisayar sözcüğünde yer alan fakat veri gösterim değeri bulunmayan damga.

Aralık dölü : Piç.

Aralık düzenleyici : Uzun aralıklarla tek resim alma işleminde bu aralıkların süresini düzenleyen gereç.

Aralık gapı : Evlerde ilk kapı ile ikinci kapı arasındaki aralık: Aralık gapıdan odun alda gel.

Aralık hastalığı : Nezle, grip.

 

Aralık içinde dalgalanma : Döviz kurlarının para yetkesince belirlenen bir aralık içinde serbestçe dalgalanmasına izin verildiği kur bandı sistemi.

Aralık iyisi : Ölmeden önce, geçici olarak iyileşen hasta, ölüm iyisi: Rahmetli geldiğimde ne iyi idi, meğer aralık iyisi imiş.

Aralık kestirimi : (Kuramsal istatistik) Evrendeğerin, bir alt ve üst sınırla belirlenen bir aralıkla kestirimi.

Aralık oyun : Eskiden tiyatroda, perde aralarında yapılan koro, balet, dans gibi eğlendirici oyun.

Aralık ölçümlü veriler : Yargılanacak özelliklerin kesin aralıklarla belirlenen bir sıraya konabildiği ölçüm yöntemi.

Aralıkla : Aralıklı bir biçimde.

Aralıklı alıştırma : Herhangi bir şeyin öğreniminde, belirli uzunlukta zaman aralıklarıyle kesilerek yapılan alıştırma.

Aralıklı ateş : Ateş nöbetleri arasında kısa süreli ateşsiz ara görülmesi durumu, febris intermittens.

Aralıklı birleşme yeri : İki komşu hücrelerin plazma zarlarının çok dar bir aralıkla ayrıldığı küçük bölgeler. Bu bölgeler içinde yer yer proteinler bulunur ve karşılıklı gelen bu proteinlerin içinde oluşan geçit iki hücrenin sitoplazmasını bağlayan bir kanal oluşturur.

Aralıklı çıkış : Saatli yarışlarda, yarışçıların gerek tek, gerekse takım olarak birer, ikişer, üçer dakika gibi, yönetmeliklerde yazılı ya da düzenleyenlerce saptanmış olan aralıklarla yarışa başlamaları.

Aralıklı dikiş kaynağı : Aralıklı dikiş kaynağı işlemi sonucu oluşan kaynak.

Aralıklı dikiş kaynağı yapma : Aralıklı bir yöntemle, bir tür dikiş kaynağı yapma işlemi.

Aralıklı dizi : İncelenen değişkene ilişkin gözlem sıklıklarını değer aralıkları ya da kümelenmiş değerlere göre veren sıklık dizisi, bk. dizi, kümelenmiş sıklık dağılımı.

Aralıklı ölçek : Nesne ya da özellikleri sıraya dizmekle kalmamayıp bunlar arasındaki kesin uzaklığı da gösterme olanağı veren ve ölçüm boyutunun tüm ardıl değerleri arasında eşit uzaklık bulunan ölçek. bk. adlayıcı ölçek, boyut, oransal ölçek, ölçüm düzeyleri, sıralayıcı ölçek.

Aralıklı yineleme : Alıştırma saatlarının aralıklı olarak düzenlenmesi ilkesine dayalı bir çalışma ve öğretme yolu.

Aralıkoz : Giresun ilinde, Görele ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Aralıksız dizi : İncelenen değişkene ilişkin gözlem sıklıklarını tek tek değerler ya da seçeneklere göre veren sıklık dizisi, bk. dizi, kümelenmemiş sıklık dağılımı.

Aralıksız kullanmak : Bir markayı hiç ara vermeden kullanmak.

Aralıksız öğrenme : Öğrenme deneylerinde, öğrenilmesi gereken konuyu ya da davranışı aralıksız yinelemelerle eksiksiz başarabilir duruma gelme.

Aralıkta sürünen dalgalanma : Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında küçük çaplı hükümet müdahaleleri ile belli sınırlar içinde dalgalandığı bir tür gözetimli dalgalanma sistemi. karşılığı sürünen döviz kuru sistemi.

Aralıkta yönetimli dalgalanma : Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında geniş sınırlar içinde dalgalandığı sınırların aşılması durumunda hükümetin müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.

Atlama aralığı : Bir rastlantılı örneklemede, evren birimlerini içeren sayılanmış dizelgeden rastlantılı seçmeler yapabilmek üzere, belli yerlerden belli örnekler almak üzere saptanan eşit aralık.

Bölüm aralığı : Bir sıklık dağılımında değişken değerlerinin bölümlenebildiği uygun aralıklardan her biri.

Bölüt aralığı : Aralıklı ya da kümelenmiş bir dağılım çizelgesinde kümelerin en alt sınırıyla en üst sınırı arasındaki ayrımın küme sayısına bölünmesiyle bulunan genişlik, bk. aralıklı dizi.

Buzağılama aralığı : Birbirini izleyen iki buzağılama arasındaki süre. Gebelik süresiyle doğum-gebe kalma aralığının toplamına eşittir. Süt sığırı işletmelerinde; doğumdan-doğuma geçen süreler toplamının doğum yapan ineklerin toplamına bölünmesiyle bulunan değer. Bu değerin 400 günü aşmaması gerekir.

Dar aralıkta dalgalanma : Döviz kurlarının para yetkesince belirlenen oranın yüzde bir altında veya üstünde dalgalanmasına izin verildiği kur bandı sistemi.

Disse aralığı : Karaciğerde kılcal kan damarlarının (sinüzoitler) endotelyumu ile karaciğer hücreleri (hepatositler) arasında kalan dar aralık.

Dna aralığı : DNA'daki bir ya da birden fazla nükleotidin yokluğu.

Doğum gebe kalma aralığı : Servis periyodu. Sürüde fertilite parametreleri için, doğum-gebe kalma aralıkları toplamının, gebe kalan inek sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Süt sığırı işletmelerinde bu aralığın 90 günü geçmemesi hedeflenir.

Doğum ilk kızgınlık aralığı : Doğum sonrası ilk kızgınlığın görülmesine kadar geçen süre. Sürüde fertilite parametreleri için, doğum-ilk kızgınlık aralıkları toplamının, toplam inek sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Süt sığırı işletmelerinde bu aralığın 60 günü geçmemesi hedeflenir.

Doğum ilk tohumlama aralığı : Doğumla ilk tohumlamanın yapıldığı zaman arasındaki süre. Sürüde fertilite parametreleri için bu değer, doğum-ilk tohumlama aralıkları toplamının, tohumlanan toplam inek sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Süt sığırı işletmelerinde bu aralığın 60 günü geçmemesi hedeflenir.

Dönüşüm aralığı : Belli bir dönüşümün olabileceği iki sıcaklık arası.

Döviz kuru dalgalanma aralığı : Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır.

Dövme aralığı : Sıcak dövme işleminin yapılabildiği üst dönüşüm sıcaklığı ile bunun 300°C-400°C üstüne dek uzanan sıcaklık aralığı.

Düzenli aralıklı ateş : Sıcaklık eğrisinde birkaç gün ateşli birkaç gün ateşsiz devrelerin birbirini izlediği ateş, febris rekurrens. Beden ısısının muntazam aralıklarla inip çıkması.

Erke aralığı : Birbirine yakın erkelerden oluşmuş bir düzey dizisi ile gene öyle bir erke düzey dizisi arasındaki büyücek erke ayrımı.

Eşit aralık : Büyük ölçekli bir haritada birbirini izleyen iki eşyükselti eğrisi arasındaki yükseklik. Bir ölçeğin birbirini izleyen konumları arasında, uzaklığı aynı ya da birbiriyle değiştirilebilir birimlerle gösterilebilen aralık, bk.z aralıklı ölçek, eşit görünen aralık.

Eşit görünen aralık : Thurstone ölçeğinde olduğu gibi ölçek oluştururken başvurulan yargıcıların değerlendirmelerine göre hemen birbirini izleyen sınarlar arasında varsayılan eşit uzaklık.

Eşit görünen aralık ölçeği : [Bakınız: Thurstone eşit görünen aralık ölçeği].

Fiyat aralığı : Taşınır değerler borsasında hisse senedinin bir seansta belirlenen en alt ve en üst fiyat düzeyleri. Bir malın fiyatının perakende ya da toptan satış biçimine göre belirli bir aralıkta olması.

Fiyat maliyet aralığı : Görgül çalışmalarda; malın birim fiyatı ile marjinal maliyeti arasındaki farkın, fiyata oranı biçiminde hesaplanan kâr aralığı. Bir başka deyişle tekelleşmenin temsili ölçütü. karşılığı Lerner dizini.

Geçiş ph aralığı : Bir asit/baz indikatörünün renginin saf asit renginden konjüge bazının rengine dönüştüğü asitlik aralığı (genellikle yaklaşık 2pH birimi veya pKa±1 aralığı).

Genişletilmiş aralıkta dalgalanma : Döviz kurlarının piyasa koşullarına göre potansiyel olarak kaydedebilecekleri ya da kazanabilecekleri değer sınırları içinde para yetkesince belirlenen aralık içinde dalgalandığı ve bu sınırların zaman içinde genişletildiği kur bandı sistemi.

Güven aralığı : A önceden saptanmış bir olasılık olmak üzere, kestirilecek evrendeğeri için, eşitliğini sağlayan örneklemdeğerleri arasındaki aralık. Belirli bir olasılık seviyesinde, gerçek ortalamanın deneysel ortalama civarında bulunduğu aralık. Ana kitle parametresinin n sayıda birim içeren örnek yardımıyla hesaplanmış olan oran, ortalama ve benzerleri ölçütün kabul edilebilir bir hata payıyla alt ve üst sınırlarını belirleyerek bir aralık içinde tahmin edilmesi. Gözlenmiş bir değerin bir sınama değerine göre anlamlı sayıldığı alt ve üst sınırları gösteren seçime bağlı değer aralığı, bk. anlamlılık sınaması, güven sınırları.

Hazırlık aralığı : "Hazır ol" imi ile uyaranın uygulanacağı an arasında geçen süre.

Hücreler arası aralık : Bir dokudaki hücreler arasında bulunan dar ya da geniş aralıklar. İntersellüler açıklık.

İçice aralıklar özelliği : Gerçek eksen üzerinde koşulunu sağlayan ve kapalı aralıklardan oluşan birtakımının kesişiminin boş olmadığını belirten özellik.

İçiçe aralıklar : Gerçek eksen üzerinde koşulunu sağlayan ve kapalı aralıklardan oluşan azalan zinciri.

İntegral aralığı : Tek değişkenli bir fonksiyonun belirli integralinin alt ve üst sınırları arasındaki noktalar kümesi. Başka bir sözle, uç noktaları, belirli integralin alt ve üst sınırları olan aralık.

Jenerasyon aralığı : Sürüde damızlık olarak kullanılan hayvanların doğdukları sırada ebeveynlerinin ortalama yaşı, ikilenme süresi .

Kapalı aralık : Olmak üzere gerçek eksenin altkümesi. [a,b], a. bk. aralık.

Kapsül aralığı : Böbrekte Bowman kapsülünün iç ve dış yaprakları arasında, podositlerin açıklıklarından süzülen sıvının toplandığı boşluk.

Kar aralığı : Firmanın ürettiği malın satış fiyatı ile üretim maliyeti arasındaki fark. (contribution margin) Bir birim malın fiyatı ile marjinal maliyeti arasındaki pozitif farkın, o malın fiyatına oranı. karşılığı kâr oranı, özkaynak getirisi, varlıkların getirisi.

Kar aralığı çözümlemesi : Satışlardaki artışların kârlardaki artışa dönüşümünü inceleyen çözümleme. karşılığı çalışma kaldıraç derecesi.

Kara sıcaklık aralığı : Isıtılan parçaların renk değiştirmediği, yaklaşık olarak 550°C'a dek olan sıcaklık aralığı.

Kartiller arası değişim aralığı : Dağılım ölçümlerinde, özellikle sıralayıcı ölçümlü verilerde kullanılan ve. kartil (verilerin% 75'i) ile. kartil (% 25’i) arasındaki ve verilerin % 50'sinden oluşan fark değeri.

Katılaşma aralığı : Alaşım ve karışımların katılaşmalarının sürdüğü sıcaklık aralığı.

Kaygan aralıkta dalgalanma : Yüksek enflasyonlu ekonomilerde döviz kuru bandının ortalama değerinin belirlenerek sabitlendiği ve bu ortalama değerin gerekli durumlarda yeniden ayarlandığı bir tür gözetimli dalgalanma.

Kesici aralığı : Kesici uçlar arasındaki enbüyük anma uzaklğı.

Kızıl sıcaklık aralığı : Isıtılan parçayı kızıllaştıran, yaklaşık olarak 550°C ile 1100°C arasında uzanan sıcaklık aralığı.

Kuzulama aralığı : Dişi koyunların iki kuzulama dönemi arasında geçen süre.

Monotonluk aralığı : Fonksiyonun monotonluk özelliğinin sağlandığı aralık.

Net faiz aralığı : Faiz geliri ile faiz gideri arasındaki fark.

Ödeyebilirlik aralığı : İşletmenin varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark.

Öğeciksel aralık : Özdecik içinde bağlanmış iki öğeciğin özekleri aralığı.

Ölçün aralık : 35 mm'lik filmde 20 resimlik olan resim-ses aralığı.

Önkestirim aralığı : (bağlanım çözümlemesi) önkestirilen bir değişken değerinin yanılgısının genişliğini göstermek için elde edilen alt ve üst sınırlar arasındaki aralık.

Örnekleme aralığı : [Bakınız: dizgesel örneklem].

P q aralığı : EKG’de P dalgasının başlangıcından Q dalgasının başladığı yere kadar olan aralık. P-Q aralığının süresi, sinoatriyal düğümden çıkan uyarı dalgasının karıncık kasına kadar gelmesi için geçen iletim süresidir. İnsan ve hayvanlarda kalp atımı hızlandıkça P-Q aralığı kısalır ve yavaşladığı durumlarda uzar.

Perinükleer aralık : Çekirdeği saran iki zarın arasındaki aralık.

Por aralığı : Toprağın parçacıkları arasındaki açıklık.

Resim ses aralığı : Göstericideki pencere ile okuma kafası arasındaki uzaklıktan dolayı, bileşik bir eşlemde, herhangi bir resim ile bu resme ilişkin ses imi arasındaki uzaklık. (35 mm'lik filmde bu aralık 20 resim, 16 mm'likte 26 resimdir; yani ses imi, ilgili olduğu resimden, birincisinde 20 resim, ikincisinde 26 resim önde bulunur).

S t aralığı : EKG’de QRS kompleksinin bitiminden T dalgasının sonuna kadar olan aralık. Eğride S dalgası yoksa RS-T aralığı olarak belirlenir. Karıncıklarda depolarizasyonun tamamlanmasından repolarizasyonun bitimine kadar geçen süredir.

Sağım aralığı : Birbirini izleyen iki sağım arasındaki süre.

Sertlik aralığı : Sertlik oranının en yüksek olduğu durum; en karanlık noktalar ile en aydınlık noktalar arasındaki oran.

Ses resim taşıyıcı aralığı : Belli bir olukta, ses taşıyıcı dalga ile resim taşıyıcı dalganın yinelenimleri arasındaki başkalık.

Ses taşıyıcı oluk kenarı aralığı : Ses taşıyıcı dalga ile oluk kenarı arasındaki fark.

Sıcaklık aralığı : İki sıcaklık arasındaki tüm değerlerin kapsamı.

Sıcaklık aralığı denetimi : İki sıcaklık arasının denetimi.

Sıcaklık aralığı denetiri : İki sıcaklık arasını deneten aygıt.

Tampon aralığı : Bir tampon çözeltinin pH değerinin asit veya baz eklenmesiyle hemen hemen sabit kaldığı pH aralığı.

Thurstone eşit görünen aralık ölçeği : Bir ölçüm boyutuna ilişkin olarak ölçek konumu daha önce yargıcıların değerlendirmeleriyle saptanmış, konumsal değer birimleri arasındaki uzaklıkları eşit sayılmış sınarlardan oluşan, yanıtlayıcılardan bu sınarlar arasında görüşlerine en uygun düşenleri belirtmelerini isteyerek tutumları ölçen ölçek. bk. eşit görünen aralık ölçeği-.

Tırnak aralığı : Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık.

Yakınsaklık aralığı : Terimleri gerçek sayılar olangüç derneyi için, R yakınsaklık yarıçapını göstermek üzeri (_R,R) açık aralığı.

Yanma aralığı : Yanma olayının olduğu, dövme aralığı üstündeki sıcaklık aralığı.

Yarıaçık aralık : . a. bk. aralık.

Zaman aralığı : Ölçülen iki zaman arasında geçen süre.

Zaman aralıklı çekim düzeni : Canlı olarak incelenen örneklerde, olayı izlemek için düzenli aralıklarla fotoğraf çekilmesi.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

Aralık korozyonu : Dar bir çelik veya çatlak çevresinde veya bunların içerisinde ortaya çıkan bir paslanma türü.

Aralık oyunu : İki perde arasında yapılmış olan koro, bale, monolog vb. eğlendirici oyun.

Aralıklı : Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

Aralıksız : Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

Aralıkta : Öbür şeyler arasında, bu arada.

Bir aralık : Bir ara.

Dar aralık : Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verilmesi sırasında geçen kısa süre.

Hava aralığı : Benzinli motorların bujilerinin elektrotları veya buji tırnakları arasında bulunan boşluk.

O aralık : O sırada.

Tavan aralığı : Tavan arası.

Diğer dillerde Aralarında asal polinomlar anlamı nedir?

İngilizce'de Aralarında asal polinomlar ne demek ? : relatively prime polynomials