Assuming türkçesi Assuming nedir

Assuming ile ilgili cümleler

English: I'm assuming Tom knew about this.
Turkish: Tom'un bunun hakkında bildiğini varsayıyorum.

English: I'm assuming this is your father.
Turkish: Sanırım bu senin baban.

English: I'm assuming it was just a coincidence.
Turkish: Bunun sadece bir tesadüf olduğunu varsayıyorum.

English: I'm assuming it won't be a problem.
Turkish: Onun bir sorun olmayacağını sanıyorum.

English: I'm assuming Tom will be here today.
Turkish: Tom'un bugün burada olacağını sanıyorum.

Assuming ingilizcede ne demek, Assuming nerede nasıl kullanılır?

Assuming that : Farzederek. Farzedelim ki.

Unassuming : Alçakgönüllü. Mütevazi. İddiasız. Mütevazı. Gösterişsiz. Sessiz.

Unassumingly : İddiasız bir şekilde. Mütevazi bir tarzda. Gösterişsizce. Özentisiz bir şekilde. Alçakgönüllü bir şekilde. Basitçe.

Unassumingness : Mütevazılık. Alçakgönüllülük. Kendi halindelik. Farkedilmezlik. Mütevazilik.

Assumable : Tahmin edilebilir. Farz edilebilir. Varsayılabilir.

Assume a humble attitude : Alttan almak.

Assume an arrogant air : Böbürlenmek.

Assume responsibility : Yükümlü olma. Elini taşın altına sokmak. Sorumluluk kabul etmek. Yükümlük almak. Elini taşın altına koymak.

 

Assumably : Varsayılabilir olarak. Her ihtimale göre. Varsayılabilir şekilde. Üstlenilebilir bir şekilde. Muhtemelen. Büyük ihtimalle. Makul bir şekilde.

Assume : Üstüne almak. Farzetmek. Varsaymak. Sanmak. Yerine getirmek. Takınmak. Saymak. Taslamak. Ele geçirmek.

İngilizce Assuming Türkçe anlamı, Assuming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assuming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haughtiest : Tepeden bakan. Burnu büyük. Kurumlu.

Baldfaced : Yüzsüz.

Big headed : Kendini bir şey sanan.

Supposing that : Sanki. Diyelim ki. Varsayalım ki. Takdirde. Varsayalım ki eğer.

In the light of : -in ışığında. Işığında. -nın ışığı altında. Işığı altında. -nın ışığında. -e göre.

Clever dick : Ukala dümbeleği. Ukala. Zeki geçinen tip. Bilgiçlik taslayan. Herşeyi bildiğini zanneden. Çok bilmiş. Sivri akıllı. Akıllı görünmeye çalışan kimse.

Chestiest : Göğüsten gelen. Büyük göğüslü.

Lofty : Ulvi. Yüce. Azametli. Ali. Çalımlı. Afili. Yüksek. Gururlu.

Fastuous : Gururlu.

Audacious : Arsız. Gözüpek. Cüretli. Yürekli. Kaba. Cesaretli. Gözü pek. Atak. Saygısız.

Assuming synonyms : bighead, biggety, taking into account, so long as, braggy, high and mighty, given, big head, highflown, providing, arrogant, cavalier, braggart, chestier, presumptuous, if ever, if, suppose, chesty, cliquey, on condition, bolder, bald, bragging, hautein, on condition that, haughtier, conceited, bigheads, boastful, bigheaded, braggers, disdainful.

Assuming zıt anlamlı kelimeler, Assuming kelime anlamı

Backward : Arka. Gelişmemiş. Çekingen. Başlangıca yönelmiş. İsteksiz. Geri geri. Yavaş öğrenen. Geçmişe yönelmiş. Kendinden emin olmayan. Geç kavrayan.

Assuming ingilizce tanımı, definition of Assuming

Assuming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Taking much upon one`s self. Presumptuous. Pretentious.