Assuredness türkçesi Assuredness nedir

Assuredness ingilizcede ne demek, Assuredness nerede nasıl kullanılır?

Assured bond : Piyasada yeterince tanınmamış şirketlerce çıkarılan ve satışları artırmak için büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anapara, faiz ya da her ikisinin de geri ödeneceğine güvence verilen tahvil. genellikle hayat sigortası şirketlerince çıkarılan ve satın alınan, belli bir dönem için kesin bir getiriyi ve vade sonunda anaparayı veya vadesinden önce ölüm durumunda yalnızca anaparayı ödemeyi güvence altına alan tahvil. Güvenceli tahvil.

Assured immunity to inventor : Bulgucu bağışıklığı. Verilen belge ile bulgucuya tanınan dokunulmazlık ve onun haklarını koruma.

Assured sale : Belirli bir süre içinde perakendecinin satamadığı malları teslim aldığı biçimde geri vermesi durumunda, mal bedelinin geri ödenmesi koşuluyla üreticinin yaptığı satış. Güvenceli satış.

Protection assured by the patent : Bulgu belgesini almakla elde edilen koruma hakkı. Bulgu belgesinin sağladığı koruma.

Rest assured : İçiniz rahat olsun. İçin rahat olsun. Müsterih olmak. Emin olmak.

Reassured : Tekrar sigortalamak. Yeniden güven vermek. Reasüre. Güvenini tazelemek. Güvence vermek. Sigortayı yenilemek.

 

Assureds : Sigortalı kimse. Sigorta poliçesinin lehtarı. Önceden belli olan. Kendine güvenen. Güven verilmiş. Kendinden emin. Sağlama bağlanmış. İnançlı. Emin. Garantili.

You may rest assured : Endişelenme. İçin rahat olsun. Emin olabilirsin. Endişe etmene gerek yok.

Unassured : Kendine güvensiz. Sigortasız.

Self assured : Kendini güvenceye almış. Kendinden emin. Kendine güvenen.

İngilizce Assuredness Türkçe anlamı, Assuredness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assuredness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuracies : Titizlik. Ayar. Tamlık. Dikkat. Doğruluk. Hassasiyet. İncelik. Yanlış yapmamaya özen gösterme.

Ego : Düşünen ve iradesini kullanan insan. Benlik. Ben kavramı. Ben. Ego.

Audaciousness : Cesurluk. Cüretlilik. Gözüpeklik.

Poise : Özgüven. Dik tutmak (baş). Denge. Havada durmak. Dengesiz biçimde yerleştirmek. Kaldırmak (baş). Duruş şekli. Dengelenmek. Hareketsiz durmak. Birşeyi belirli bir şekilde tutmak.

Aplomb : Kendine fazla güvenme. Denge. Kendine güvenme. Tutarlılık. İrade gücü. Dimdik durma. Özgüven. Dikeylik. Kendini tutma.

Maturity : Vade dolumu. Erişkinlik. Kemal. Anaçlık. Vade. Olgunluk. Hücreler, örgenler, beden ve zihnin görevleri bakımından gelişmenin en üst sınıra ulaştığı ve büyümenin son bulduğu evre. yetişkinlik. Ergenlik. Erginlik.

Brassing : Pirinçle kaplamak. Yüzsüzlük. Para. Bando. Pirinç. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Cüret. Tıngır.

Brashness : Şatafat. Acelecilik. Arsızlık. Agresiflik. Cesaretlilik. Düşüncesizlik. Saldırganlık.

 

Cool : Soğumak. Havalı (tip). Soğukkanlılık. Serin. Soğutmak. Serinlemek. Sakinleşmek. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serin yer. Serinlik.

Self confidence : Kendinden emin olma. Özgüven. Bireyin kendi yeteneğine, beceri ve yetilerine güven beslemesinden doğan duygu. Bir görüşmede görüşmecinin araştırmayı sunarken ve sürdürürken kendine duyması gereken güven. Öz güven. Kendine güvenme.

Assuredness synonyms : cheek, shifting, self sufficiency, ripeness, aplombs, authoritativeness, brasses, accuracy, confidences, self reliance, absoluteness, certainties, brazenness, cheeking, confidence, definiteness, self sufficiency, decidedness, cheekiness, certainness, accurateness, self assurance, calmness, audacities, assurances, egos, certitude, sauce, certainty, shiftiness, assertiveness, decisiveness, conclusiveness.

Assuredness zıt anlamlı kelimeler, Assuredness kelime anlamı

Discomposure : Telaş. Kaygı. Sinirlenme. Rahatsızlık.

Assuredness ingilizce tanımı, definition of Assuredness

Assuredness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Certainty. Full confidence. The state of being assured.