Kendine güven nedir, Kendine güven ne demek
Kendine güven; Eğitim alanında kullanılan bir sözcüktür.
Eğitim alanındaki anlamı:
Bireyin kendi yeteneğine, beceri ve yetilerine güven beslemesinden doğan duygu.
Kendine güven ile ilgili Cümleler
- O kendine geldi.
- Sonunda kendine gelen İnce Memed hemen abasını soyundu.
- Kendine gel!
- Ali kendine geldi mi?
- Ali kendine gelecek.
- Kendine geldiğinden beri seni sorup duruyor.
- Kız kardeşi ile Mahir daha ortada fol yok yumurta yokken gelin güveyi olmuşlar.
- Bayıldı ama birkaç dakika sonra kendine geldi.
- Kendi kendine gelin güvey oluyorsun.
- Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.
- Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.
- Üzerine soğuk su dökülen sarhoş adam kendine geldiğinde sade kahve ona zorla içirildi.
- Kendine gel, Tom.
- Kendine gel! Bütün hafta bir şey yapmadın.
- Ali kendine gelirse, saldırganın eşkâlini kesinlikle almaya bak.
- Kendine gel.
- Kendine güvenin tam mı?
- Kendine güven.
- Ali çok kendine güvenen değil.
- İnsan kendine güvenmeli ki bir işi eksiksiz başarabilsin.
- Kendine güveni tam.
- Tom'un kendine güveni yüksektir.
- Kendine güven eksikliğin var.
- Kendine güvenmelisin.
- Ali kendine güvenmiyor.
- Ya beni daha tanıyamadın ya da kendine güvenin çok fazla.
- Bir büyük girişimin ana elemanı kendine güvendir.
- Kendine güven başarının anahtarıdır.
- Onun oldukça fazla kendine güveni var.
Kendine gel ile ilgili Cümleler
Kendine güven anlamı, kısaca tanımı
Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).
Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
Besleme : Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.
Bireyi : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.
Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
Yete : Sakatlık. Taraf.
Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
Bece : Ocak. Pencere, tavan penceresi, dumanın çıkması ve evin ışık alması için toprak damlarda açılan delik. Arı oğulu.
Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.
Bire : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.
Diğer dillerde Kendine güven anlamı nedir?
İngilizce'de Kendine güven ne demek ? : self-confidence


Bu kısımda Kendine güven nedir? Kendine güven ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kendine güven tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kendine güven hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.