At the best türkçesi At the best nedir

  • En iyimser olasılıkla.
  • En iyi durum.
  • En iyisi.
  • En iyi ihtimalle.

At the best ile ilgili cümleler

English: Is that the best you can do?
Turkish: Yapabileceğin en iyi bu mu?

English: Is that the best you could do?
Turkish: Yapabileceğinin en iyisi bu mu?

English: Pshaw, is that the best you can do?
Turkish: Pshaw, yapabildiğinin en iyisi bu mu?

English: Is that the best you can do for Ali?
Turkish: Ali için yapabileceğin en iyi şey bu mu?

English: Is that the best we can do?
Turkish: Yapabileceğimiz en iyi şey bu mu?

At the best ingilizcede ne demek, At the best nerede nasıl kullanılır?

At : Yanında. Bir hareketin hedefini gösterir. Nezdinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Üzere. E. Da. Ya. De. A.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Best : Alt etmek. En. En çok. Geçmek. Yenmek. En iyi. Birinci sınıf. Baskın çıkmak. En iyisi. En iyi şekilde.

Even at the best of times : En iyi durumda bile.

At the back : Geride. Arkada.

At the crossroads : Dönüm noktasında.

At the beginning : Başlangıçta. Başlarda.

At the cost of : -pahasına. Pahasına. -bedeline. -hiçe sayarcasına. Bedeline.

 

At the bottom of : -dibinde. -altında. -arkasında. En düşük noktasında. -en altında.

At the back door : Hileyle. El altından. Gizlice.

İngilizce At the best Türkçe anlamı, At the best eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the best ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Best : Birinci sınıf. Baskın çıkmak. En iyi şekilde. En iyi. Yenmek. En. Alt etmek. Hakkından gelmek. Geçmek.

Most probably : Kuvvetle muhtemel. Büyük ihtimalle.

Archest : Kurnaz. Şahı. Cin gibi. Şeytan gibi. Baş.

Honeying : Tatlı şey. Bitki özü. Tatlılık. Canım. Balla tatlandırmak. Bal. Sevgili. Klas.

Optimizes : Eniyile. Eniyileme. En uygun hale getirmek. En uygun şekle getirmek. Eniyilemek. Optimumlaştırmak. En iyi şekilde kullanma. En iyi şekilde kullanmak.

Best of the bunch : Bütün grubun en iyisi. Kaymak tabaka. Kaymağın kaymağı. En tepedeki kaymak.

Optimize : Optimumlaştırmak. En iyi şekilde kullanma. En uygun şekle getirmek. Eniyile. Eniyileme. En iyi şekilde kullanmak. Eniyilemek. En uygun hale getirmek.

At best : En iyimser görüşle azami. En fazla. Olsa olsa. Taş çatlasa. En iyimser görüşle. Azami. Nihayet.

Optimises : (bilgisayar) optimizasyon gerçekleştirmek (ayrıca optimize). Eniyileme. En uygun hale gelmek. En uygun hale getirmek. En iyi şekilde kullanmak. En iyi duruma gelmek. En iyi şekilde kullanma. Optimist gibi davranmak. Optimumlaştırmak.

In all likelihood : Olası. Büyük bir olasılıkla. Büyük bir ihtimalle. Büyük olasılıkla. Büyük ihtimalle. Çok mümkündür. Neredeyse kesin.

At the best synonyms : bests, flagship, besting, first rate, most likely, optimise, in all probability, honey, honeys, best of all, flagships, better yet, cream of the crop.