Optimize türkçesi Optimize nedir
- En iyi durum.
- Eniyilemek.
- Optimumlaştırmak.
- En uygun şekle getirmek.
- Eniyileme.
- En iyi şekilde kullanma.
- En uygun hale getirmek.
- Eniyile.
- En iyi şekilde kullanmak.
Optimize ile ilgili cümleler
English: You should try to optimize your time.
Turkish: Zamanını en iyi şekilde kullanmaya çalışmalısın.
Optimize ingilizcede ne demek, Optimize nerede nasıl kullanılır?
Optimized : Verinin en iyi performansı sağlayan bir şekilde kaydedilmiş olduğu (bilgisayar). Optimize edilmiş. En iyilenmiş. (kısıtlı fonksiyonlar hakkında) maksimum ve minimum değerleri bilmiş olan (matematik). Optimize edilen. En iyi şekilde kullanılan. Mümkün olan en etkin hale getirilmiş.
Optimizer : Etkili hale getiren kimse veya şey. En iyileyici. Eniyileyici. Eniyileştirici. (bilgisayar) bilgisayar etkinliğini maksimuma çıkaran yazılım. Geliştiren kimse veya şey.
Optimizes : En iyi şekilde kullanmak. En uygun şekle getirmek. En uygun hale getirmek. En iyi şekilde kullanma. En iyi durum. Eniyilemek. Eniyileme. Eniyile. Optimumlaştırmak.
Ms dos memory optimizer : Ms-dos bellek eniyileyicisi.
Unoptimized data that : Birleştirilmemiş veri.
Dynamic optimization : Devingen eniyileme.
Constrained optimization : Kısıtlı eniyileme. Sınırlı optimumlaştırma.
Optimization processes : Bir sistemin verimliliğini artırmak için yapılan değişiklikler dizisi. Optimizasyon süreçleri.
Optimizing : Optimize etme. En iyi şekilde kullanmak. Eniyileştirici. En uygun hale getirmek.
Optimization algorithm : Eniyileme algoritması.
İngilizce Optimize Türkçe anlamı, Optimize eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Optimize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Do : Büyük toplantı. Düzeltmek. Davranmak. Ayağını kaydırmak. Tamamlamak. Etmek. Düzenlemek. Başarmak. Rolünü üstlenmek. Meydana getirmek.
Optimisation : Optimizasyon. Verimliliği geliştirme. Sınırlı kaynakların en iyi kullanılması. Optimum seviyeye getirme. Etkinlik sağlama. En iyileştirme. Optimizasyon (ayrıca optimization). En iyi seviyeye getirme.
Behave : Görgülü davranmak. Hareket etmek. Nazik davranmak. Davranış sergilemek. Terbiyesini takınmak. Hizaya gelmek. Çalışmak (mühendislik terimi). Davranmak. Terbiyeli olmak.
Perfect : Geliştirmek. Tamamlamak. Bitirmek. Berkemal. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb. Kusursuz. Görülen geçmiş zaman kipi. Mükemmel. Eksiksiz.
Optimise : İyimser bir şekilde davranmak. En uygun hale gelmek. Optimist gibi davranmak. En iyi duruma gelmek.
Optimization : En iyileştirme. En uygun seviyeye getirme. Optimizasyon. Verimliliği geliştirme. Optimum seviyeye getirme. Etkinlik sağlama. Sınırlı kaynakların en iyi kullanılması. Optimumlaştırma. En uygun şekle getirme.
Optimises : En iyi duruma gelmek. İyimser bir şekilde davranmak. En uygun hale gelmek. Optimist gibi davranmak.
Hone : Bileği. Bilemek. Bileme taşı. Kılağı taşı. Honlama. Honlamak. Bileğitaşı. Bileği taşı. Kılağılamak.
Act : Görevini yapmak. Numarası yapmak. Davranmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. -e etkimek. Yasa. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bölüm. Hareket etmek. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek.
Optimisations : En uygun şekle getirme. Sınırlı kaynakların en iyi kullanılması. Optimum seviyeye getirme. Optimumlaştırma. Optimizasyon (ayrıca optimization). Verimliliği geliştirme. Etkinlik sağlama. En iyi seviyeye getirme. Optimizasyon. Maksimum üretim.
Optimize synonyms : at the best, optimizes.

Bu kısımda Optimize kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Optimize ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Optimize anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Optimize ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.