Behave türkçesi Behave nedir

  • Davranmak.
  • Terbiyesini takınmak.
  • Görgülü davranmak.
  • Terbiyeli olmak.
  • Çalışmak (mühendislik terimi).
  • Hareket etmek.
  • Nazik davranmak.
  • Davranış sergilemek.
  • Hizaya gelmek.

Behave ile ilgili cümleler

English: Ali knows how to behave in public.
Turkish: Ali herkesin önünde nasıl davranacağını bilir.

English: Ali asked Mary to behave herself.
Turkish: Ali Mary'nin kendine gelmesini istedi.

English: Ali told his son to behave himself.
Turkish: Ali oğluna terbiyesini takınmasını söyledi.

English: Did you behave today?
Turkish: Bugün görgülü davrandın mı?

English: Ali told Mary to behave herself.
Turkish: Ali Mary'ye kendine gelmesini söyledi.

Behave ingilizcede ne demek, Behave nerede nasıl kullanılır?

Behave badly : Kötü davranmak.

Behave coquettishly : Cilve etmek. Nazlanmak. Kırıtmak. Cilve yapmak. Fingirdemek.

Behave correctly : Kendini düzgün bir şekilde ifade etmek. Doğru davranmak. Doğru dürüst davranmak. Yaraşır bir şekilde hareket etmek. Yakışır bir şekilde davranmak.

Behave insolently : Küstahlık etmek.

Behave like a madman : Deli bir adam gibi davranmak. Deli biri gibi hareket etmek. Çıldırmış gibi hareket etmek.

Know how to behave : Nasıl davranması gerektiğini bilmek. Oturup kalkmasını bilmek. Görgülü olmak.

 

Behave with deference : Hürmetle davranmak. Saygılı bir şekilde hareket etmek.

Behave poorly : Kendini kötü ifade etmek. Kötü hareket etmek. Kötü davranmak. Zayıf davranmak.

Behave yourself : Kendine gel. Terbiyeni takın.

Behaved himself : Yaraşır bir şekilde kendini ifade etti. İyi davandı. İtaat etti. Uydu. Aklını başına aldı. Aklı başında hareket etti.

İngilizce Behave Türkçe anlamı, Behave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footle : Oyalanmak. Aylaklık etmek. Saçmalık. Ahmaklık. Aptalca konuşmak. Aptallık. Boşa harcamak.

Snap : Isırmak. Kırmak. Çat diye kapanmak. İçindekilerle satın almak. Patlamak. Pat diye söylemek. Koparmak. Şaklatmak. Şipşak fotoğraf çekmek. Şakırdatmak (parmaklarını).

Comporting : Yakışmak. Bağdaşmak. Uymak.

Bear : Vurguncu. Dayanmak. Ürün vermek. Sineye çekmek. Yakışık almak. Aklında olmak. (ürün veya meyve) vermek. Spekülasyon yapmak. Ayı. Duymak (sevgi).

Ramp : Rampa. Dolandırıcılık. Dolap. Kudurmak. Şaha kalkmak. Yokuş. Saldırmak. Köpürmek. Dekorda kullanılan eğim. Kazık.

Have manners : Görgülü olmak.

Budged : Hareket ettirmek. Oynatmak. Kımıldatmak. Kımıldamak. Oynamak. Yerinden oynatmak.

Fall over backwards : İyiliği için çalışmak. Üzerine düşmek. Can atmak. Çok istekli olmak. Kıçını yırtmak. Elinden geleni yapmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Varını yoğunu ortaya koymak. Sevinçten dört köşe olmak. Çırpınmak.

Deal : Oyun kağıtlarını dağıtma. Alışveriş etmek. Anlaşma. İlgilenmek. Dağıtmak. Oyun kağıdı dağıtmak. Vermek. Uyuşturucu işi yapmak. Kağıtları dağıtma sırası.

 

Behave synonyms : lose it, make as if, act reflexively, sentimentize, sentimentise, act involuntarily, backslap, comport oneself, comports, acted, presume, toy, sentimentalise, swell, comport oneslf, behaves, cut up, follow, budges, make, pretend, break down, play, carry, jest, behave oneself, act as, bend over backwards, walk around, quack, budge, menace, freeze.

Behave zıt anlamlı kelimeler, Behave kelime anlamı

Refrain : Alıkoymak. Kaçınmak. Frenlemek. Kendini tutmak. Sakınmak. Nakarat. Geri durmak. Çekinmek.

Misbehave : Yaramazlık etmek. Etmek. Uygunsuz davranmak. Terbiyesizlik etmek. Yaramazlık yapmak. Edepsizlik etmek. Kötü davranmak. Terbiyesizlik.

Behave ingilizce tanımı, definition of Behave

Behave kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To manage or govern in point of behavior. To handle. As, to behave well or ill. To restrain. To discipline. To bear or carry one`s self. To act. To conduct.