Bağdaşmak nedir, Bağdaşmak ne demek
"Bağdaşmak" ile ilgili cümleler
- "Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor." - T. Buğra
- "İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar." - A. İlhan
Yerel Türkçe anlamı:
Bağdaş kurmak
Bir iş veya oyun için anlaşmak, uzlaşmak, eş tutmak, ortaklaşmak, arkadaş olmak.
Oyunda eşler el ele tutuşmak.
Bağdaşmak kısaca anlamı, tanımı:
Bağdaşma : Bağdaşmak işi, imtizaç.
Bağdaş : Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi.
Perileri bağdaşmak : Uyuşup anlaşmak, yıldızları barışmak.
Anlaşmak : Sözleşmek, sözleşme imzalamak. Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak.
Uzlaşmak : Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak.
Uymak : Uygun düşmek, münasip olmak. Ölçüleri birbirini tutmak. Bağlı kalmak, tabi olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek.
İmtizaç : Kaynaşma. Birbirini tutma, uyum sağlama, uygunluk. İyi geçinme, uyuşma. Karışabilme.
Çocuk : Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Küçük yaştaki erkek veya kız. Genç erkek. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat.
Oyun : Hile, düzen, desise, entrika. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Kumar. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
Etmek : Bulmak, erişmek. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Eşit değer kazanmak. Bir işi yapmak. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak. Demek, söylemek.
Olmak : Sürdürmek, yürütmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sarhoş olmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bulunmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uymak, tam gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Yol açmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
Oturmak : Biriyle beraber yaşamak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Yer almak, geçmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek.
Diğer dillerde Bağdaşmak anlamı nedir?
İngilizce'de Bağdaşmak ne demek? : v. agree, reach an agreement, square with, comport, consort, square
Fransızca'da Bağdaşmak : fraterniser, s'associer
Almanca'da Bağdaşmak : v. korrespondieren
Rusça'da Bağdaşmak : v. договариваться, срабатываться, договориться, сработаться


Bu kısımda Bağdaşmak nedir? Bağdaşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bağdaşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bağdaşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.