Behave coquettishly türkçesi Behave coquettishly nedir

Behave coquettishly ingilizcede ne demek, Behave coquettishly nerede nasıl kullanılır?

Behave : Hizaya gelmek. Hareket etmek. Çalışmak (mühendislik terimi). Terbiyeli olmak. Davranmak. Terbiyesini takınmak. Davranış sergilemek. Nazik davranmak. Görgülü davranmak.

Coquettishly : Önemsiz bir şekilde. Fingirdek bir biçimde. Cilveli bir şekilde. Çapkın bir halde. Çapkınca bir şekilde. Cilveli bir biçimde.

Behave badly : Kötü davranmak.

Behave correctly : Doğru davranmak. Yaraşır bir şekilde hareket etmek. Doğru dürüst davranmak. Yakışır bir şekilde davranmak. Kendini düzgün bir şekilde ifade etmek.

Behave insolently : Küstahlık etmek.

Behave like a madman : Deli bir adam gibi davranmak. Deli biri gibi hareket etmek. Çıldırmış gibi hareket etmek.

İngilizce Behave coquettishly Türkçe anlamı, Behave coquettishly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behave coquettishly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coquets : Hafife almak. Önemsememek.

Coquetted : Önemsememek. Hafife almak.

Mince : Önemsiz göstermek. Doğramak. Ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek. Kıymak. Yapmacık nezaketle konuşmak. Ufaltmak. (eti) kıymak. Doğramak (et vb). İnce doğramak.

 

Swagger : Çalım. Kasılarak yürümek. Kurulmak. Kasılmak. Dayılanmak. Palavra atmak. Racon kesmek. Hava atmak. Kurum satmak. Horozlanmak.

Coquet : İşve yapmak. Cilveli hareket etmek. Önemsememek. Hafife almak.

Swaggered : Hava atmak. Racon kesmek. Kurum satmak. Çalım. Horozlanmak. Kasılmak. Kasım kasım kasılmak. Kasılarak yürümek. Kasıntı.

Coquetting : Önemsememek. Hafife almak.

Swaggers : Hava atmak. Çalım. Kurum satmak. Palavra atmak. Kasıla kasıla yürümek. Kurulmak. Kasılarak yürümek. Kasım kasım kasılmak. Horozlanmak. Dayılanmak.

Play hard to get : Naz yapmak. Gösterip de vermemek. Yüz vermemek. Ağırdan satmak. Umursamaz görünüp ilgi çekmek. Kendini ağırdan satmak. Kendini naza çekmek.

Minces : Ufaltmak. Ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek. Kıymak. Önemsiz göstermek. İnce doğramak. (eti) kıymak. Doğramak (et vb). Kıyma. Doğramak.