Play hard to get türkçesi Play hard to get nedir
- Ağırdan satmak.
- Kendini ağırdan satmak.
- Naz yapmak.
- Umursamaz görünüp ilgi çekmek.
- Kendini naza çekmek.
- Nazlanmak.
- Gösterip de vermemek.
- Yüz vermemek.
Play hard to get ile ilgili cümleler
English: I don't like girls who play hard to get.
Turkish: Kendini ağırdan satan kızlardan hoşlanmam.
Play hard to get ingilizcede ne demek, Play hard to get nerede nasıl kullanılır?
Play : Hareket etmek. Tutmak. Tutmak ( ye). Sunmak. Kımıldanmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Çalmak (müzik terimi). Turneye çıkmak. Numarası yapmak. Oynamak.
Hard : Kireçli. Dayanıklı. Zahmetli. Kalpsiz. Şiddetli. Sert. Zor. Ağır. Anlaşılmaz. Acı (su).
To : Karşı. Kala. İla. -e göre. Ye. Arasında. Oranla. Göre. Ya. Kadar.
Get : Ele geçirmek. Canına okumak. Etmek. Uğraşmak. Sızmak. Edinmek. İdrak etmek. Öldürmek. Ettirmek. Almak.
Hard to get : Elde edilmesi zor. Bulunması zor.
Scurry to get somewhere : Bir yere ulaşmak için acele etmek.
Tell someone where to get off : Azarlayarak haddini bildirmek.
Hard to get to : Erişimi zor.
Be desperate to get : Muhtaç olmak. Korkunç ihtiyacı olmak. İhtiyacı olmak.
İngilizce Play hard to get Türkçe anlamı, Play hard to get eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Play hard to get ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coquetted : Cilve yapmak. Hafife almak. Fingirdemek. Önemsememek.
Coquet : Önemsememek. Fingirdemek. Kırıtmak. İşve yapmak. Cilve yapmak. Cilveli hareket etmek. Hafife almak.
Behave coquettishly : Cilve etmek. Fingirdemek. Cilve yapmak. Kırıtmak.
Coquets : Fingirdemek. Cilve yapmak. Önemsememek. Hafife almak.
Coquetting : Hafife almak. Önemsememek. Fingirdemek. Cilve yapmak.
Tantalise : Umut uyandırıp kıvrandırmak. Umutlandırıp vermemek. Boş ümitler uyandırmak (birinde). (sahip olamayacağı bir şey için birinin) iştahını kabartmak. Boşuna ümit vermek. Gösterip vermemek. Boş ümitler uyandırmak. Umutlandırmak.
Discountenances : Utandırmak. Soğuk davranmak. Hoşgörmemek. Bozmak. Soğuk bakmak. Şaşırtmak.
Tantalize : Boşuna ümit vermek. (sahip olamayacağı bir şey için birinin) iştahını kabartmak. Gösterip vermemek. Boş ümitler uyandırmak. Umutlandırmak. Boş ümitler uyandırmak (birinde). Umut uyandırıp kıvrandırmak. Umutlandırıp vermemek.
Discountenancing : Soğuk davranmak. Hoşgörmemek. Bozmak. Şaşırtmak. Soğuk bakmak. Utandırmak.
Tantalizes : Boşuna ümit vermek. (sahip olamayacağı bir şey için birinin) iştahını kabartmak. Gösterip vermemek. Umut uyandırıp kıvrandırmak. Boş ümitler uyandırmak (birinde). Umutlandırıp vermemek. Umutlandırmak. Boş ümitler uyandırmak.
Play hard to get synonyms : keep one at arms length, keep at arms length, discountenanced, tantalized, discountenance.

Bu kısımda Play hard to get kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Play hard to get ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Play hard to get anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Play hard to get ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.