At the bottom of türkçesi At the bottom of nedir

  • En düşük noktasında.
  • -arkasında.
  • -en altında.
  • -dibinde.
  • -altında.

At the bottom of ile ilgili cümleler

English: It was found at the bottom of the river.
Turkish: O, nehrin dibinde bulundu.

English: Ali sat at the bottom of the stairs wondering what he should do next.
Turkish: Ali daha sonra ne yapması gerektiğini merak ederek merdivenlerin alt kısmında oturdu.

English: Somebody must be at the bottom of this affair.
Turkish: Bu işin altında biri olmalı.

English: Read the note at the bottom of the page.
Turkish: Sayfanın altındaki notu okuyun.

English: Ali found the treasure at the bottom of the lake.
Turkish: Ali hazineyi gölün dibinde buldu.

At the bottom of ingilizcede ne demek, At the bottom of nerede nasıl kullanılır?

At : Yanında. E. A. Nezdinde. Bir hareketin hedefini gösterir. Hatta. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Ye. Üzere. Bir zamanı belirtmek için kullanılır.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Bottom : Değmek. Dipteki. Dibe dokunmak. Ulaşmak. Alttaki. Temeline inmek. Kurmak. Dip. Dibe ulaşmak. Bir temel üzerine yerleştirmek.

 

Of : Den. -nın. -dan. -nin. -den. Hakkında. Nin. -in. Karşı. -li.

Be at the bottom of : -nin başının altında olmak. Olabilecek en kötü pozisyonda bulunmak. -ye temel olmak. -yi yerine getirmek. -nin inisiyatifini almak. -nin altından çıkmak. -yi gerçekleştirmek. En kötü durumda bulunmak.

Get to the bottom of things : Her şeyi düşünerek bulmak. Sonuca varmak. Konunun özüne inmek. İşin temeline inmek.

Get the bottom of : Derinlemesine araştırmak. Derinine inmek.

Get to the bottom of : Temeline inmek. Nedenini bulup çözmek. Bir şeyin asıl sebebini bulmak. Kaynağına inmek. Esasını anlamak. Nedenini bulmak. İyice incelemek. Kökenine inmek. İşin kökenine inmek. Meselenin özünü öğrenmek.

From the bottom of his heart : Canı gönülden. Tüm içtenliğiyle. Yüreğinin en derin köşesinden.