Atlı karınca nedir, Atlı karınca ne demek

Atlı karınca; bir hayvan bilimi terimidir.

  • İri bir tür karınca (Ponera grandis)

Yerel Türkçe anlamı:

Al ve kara karışık renkte, uzun bacaklı bir çeşit karınca.

Bilimsel terim anlamı:

Ellerini karşılıklı birbirlerinin enselerinde kenetleyen iki kişinin kolları üzerinden, öteki çiftin aynı durumu alarak, alttakilerin kendi eksenlerinde hızlanıp dönmesiyle ayaklarının yerden kesilmesi ve savrulması biçiminde bir eğlenceli alıştırma.

İngilizce'de Atlı karınca ne demek? Atlı karınca ingilizcesi nedir?:

go-round

Atlı karınca hakkında bilgiler

Atlıkarınca, yere sabitlenmiş bir eksen etrafında döndürülen bir platform veya askılara takılı oyuncak atlar, uçaklar, arabalar gibi nesnelerden oluşan büyük bir oyuncak ve eğlence aracıdır.

İki yüzyıl öncesine kadar Atlıkaraca denmiştir.(1)(3)(4) Sözcüğün etimolojisi üzerine en yaygın sav, İtalyanca Carousse'dan Karaca olarak değişmesidir. Oysa İtalyanca carousse ve İspanyolca Garusso sözcüğü savaş oyunu anlamındadır ve 11. yüzyılda Arap ordularında savaşan Türklerin at eğitimi için kullandıkları bir alet ve eğlence amaçlı at oyunlarına verilen isimden türetilmiştir.(2)

At karaca ya da atlı karaca adlarıyla Anadolu'da hala yer isimleri mevcuttur.

 

Atlıkarınca ise Osmanlı toplum yaşamında önemli bir yer tutan seyirlik bir oyundur. Bellerine giydileri at kuklalarıyla müzik eşliğinde türlü gülünçlükler yapan oyuncuların gösterisidir. "...kukla, meddah, ortaoyunu, tuluat, köy seyirlik oyunları, aşık karşılaşmaları,baranalar, fasıl heyetleri, halk oyunları, canbazlar, ayı oynatıcıları, atlıkarıncalar..." (5) BU seyirlik oyunların giderek toplum hayatından çıkışı ile Atlı karaca, Atlıkarınca olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

Atlı karınca tanımı, anlamı:

Atlı : Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı). Ata binmiş kimse, süvari. Atı olan.

Karınca : Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

Karın : Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Mide. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. Döl yatağı. İç, gönül, akıl, kafa.

Grandi : Geminin baştan ikinci direği.

Sabit : Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.

Eksen : Çizgi. Dingil. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver.

Etraf : Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit. Çevre. Yanlar, taraflar.

 

Platform : Bir siyaset programında, dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü. Yüksekçe yer. Büyük çaplı tabakaların çarpılması ve bunun sonucunda oluşan hafif eğimlerle nitelenen jeolojik yapı tipi.

Askı : Gelinin odasına asılan süs. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

Takılı : Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

Diğer dillerde Atlı karınca anlamı nedir?

Almanca'da Atlı karınca : n. Karussell

Rusça'da Atlı karınca : n. карусель (F)