Attend a meeting türkçesi Attend a meeting nedir

  • Bir toplantıya katılma.
  • Bir toplanmaya veya konferansa katılma.

Attend a meeting ile ilgili cümleler

English: Ali says that he has to attend a meeting this afternoon.
Turkish: Ali bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorunda olduğunu söylüyor.

English: I have to attend a meeting this afternoon.
Turkish: Bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorundayım.

English: I have to attend a meeting.
Turkish: Bir toplantıya katılmam gerekiyor.

English: I had to attend a meeting so I couldn't make it in time to pick Tom up after school.
Turkish: Bir toplantıya katılmak zorundaydım bu yüzden Tom'u okuldan sonra almak için onu zamanında yapamadım.

Attend a meeting ingilizcede ne demek, Attend a meeting nerede nasıl kullanılır?

Attend : Devam etmek. Hizmet etmek. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Bakmak. Katılmak. Eşlik etmek. Bulunmak. Beklemek. Kulak vermek.

A : Atom ağırlığı. La (müzik terimi). Argonun simgesi. Miktar belirtir. Herhangi bir. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Meeting : Vuslat. Bitişme. Görüşme. İçtima. Birleşme. Oturum. Miting. Karşılaşma. Toplantı.

Adjourn a meeting : Toplantıyı kapatmak.

Call a meeting : Toplantı yapmak. Toplantı çağrısında bulunmak. Toplantı organize etmek. Toplantıya çağırmak. Toplantı ayarlamak.

 

Calling a meeting : Toplantı organize etme. Toplantı ayarlama. Toplantıya çağırma.

Convene a meeting : Toplantı düzenlemek. Konferans düzenlemek. Toplantı ayarlamak. Toplantıya çağırmak. Resmi toplantı düzenlemek.

Start a meeting : Toplantıyı açmak.

Chair a meeting : Toplantıya başkanlık etmek. Toplantı yönetmek.

Called a meeting : Toplantı yapmak. Toplantı organize etmek. Toplantı ayarlamak.