Autochthonous granite türkçesi Autochthonous granite nedir

  • Otokton granit.
  • Yerli granit.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Büyük migmatit ve başkalaşım kayaç kütleleriyle çevrelenmiş granitleşme graniti.

Autochthonous granite ingilizcede ne demek, Autochthonous granite nerede nasıl kullanılır?

Autochthonous : Asıl yerli. Kadim. Asıl yerinde bulunan. Yerli. Dışardan etkilenmeksizin kendi içinden gelişen. Kendisinden oluşan. Meydana geldiği yerde bulunan. Otokton.

Granite : Taş gibi. Sert. En yaygın derinlik kayacı. (geniş anlamda granit bileşimi; feldspat, kuars, mika minerallerinden bileşiktir. koyu renkli minerallerine göre mikalar, piroksen, amfibol diye adlandırılır; sürekli holokristalin bir kayaçtır.). Sağlam. Kolorado eyaletinde şehir. Granit. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Utah eyaletinde şehir.

Anorogenic granite : Oluşumu orojenik-olmayan granit. Yabancı granit. Anorojenik granit. Yerleşmesi, dağoluş ile ilgili olmayan granit.

Bite on granite : Baltayı taşa vurmak. Sert kayaya çatmak.

Postorogenic granite : Son dağoluş graniti. Dağoluş süresinden sonra yerleşmiş granit.

İngilizce Autochthonous granite Türkçe anlamı, Autochthonous granite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autochthonous granite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

After shock : Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Artçı şok.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Abyss : Hufre. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Derinlik. Boşluk. Cehennem. Varta. Uçurum.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.

Autochthonous granite synonyms : aggregats, adventive cone, acid fumarole, absolute age, alkali rocks, adjacent rock.