Avra nedir, Avra ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Daldırma.

Dara.

Avra ile ilgili Atasözü veya Deyim

ana avrat küfretmek (veya düz veya dümdüz gitmek) : sövmek, küfretmek.

at ile avrat yiğidin bahtına : “kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır” anlamında kullanılan bir söz.

atta, avratta uğur vardır : “insana atı ve evlendiği kadın uğur getirir” anlamında kullanılan bir söz.

avradı eri saklar, peyniri deri : “her şey, durumuna uygun yöntemlerle saklanır” anlamında kullanılan bir söz.

avrat malı, kapı mandalı : “bir erkek, karısının malından yararlanmayı düşünmemelidir” anlamında kullanılan bir söz.

avrat tuz dedi mi ciğeri cız der : karısı herhangi bir şey isteyince, ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar.

avrat var, arpa unundan aş yapar avrat var, buğday unundan keş yapar : “iş bilen kadın, elverişsiz gereçle güzel şeyler meydana getirir, iş bilmeyen kadın ise en iyi gereci kullansa bile bir şey yapamaz” anlamında kullanılan bir söz.

avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar : “öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar” anlamında kullanılan bir söz.

 

evi ev eden avrat : “bir evin dirlik ve düzenini kadın sağlar” anlamında kullanılan bir söz.

Avra anlamı, kısaca tanımı

Anasına avradına sövmek : Birinin anasını ve karısını amaçlayarak çirkin söz söylemek

Avra çekmek : Asma çubuklarını toprağa gömerek yeni kökler elde etmek.

Avrad : Kadın, karı, avrat. Kadın, eş.

Avrad ağızlı : Kadın gibi konuşan erkek. Sözünden dönen, dönek. Karısının sözüyle davranışlarını düzenleyen, kılıbık.

Avradapa : Kılıbık.

Avrak : Ahmak, aptal.

Avramak : Kollamak, korumak, zaptetmek: Ali ağanın kızını aldın ama bakalım avrayabilecek misin?. Kavramak, alışmak.

Avran : Obur.

Avran davran : Enine boyuna.

Avrana : Dişi deve. Yük devesi. Büyük tencere, leğen. Ağzı büyük, büyük ağızlı. Dişi, yerli boz deve. [Bakınız: arvana].

Avrana ağız : Ağzı büyük, büyük ağızlı.

Avrat abla : Boşboğaz erkek. Erken gelişmiş kız.

Avrat ağızlı : Karısının sözüyle hareket eden erkek.

Avrat çekmek : Kadın getirmek.

Avrat gişi : Karı koca.

Avrat oğlan : Çoluk çocuk.

Avratbaz : Kadın avcısı, zampara.

Avratdanmah : Ev işlerinde becerikli, bilgili olmak.

Avratlanmak : Ev işlerinde becerikli, bilgili olmak. Mızıkçılık etmek.

Avratlık : İyi ev kadınlığı. Evi iyi yönetme, çekip çevirebilme yeteneği (kadında). Zevcelik.

 

Avratsı : Kadınlığa özenen kız.

Bizim avrat : Koca karısı için söyler; bizim avrat, gari, gaşıh ortaği, gatun, gonci yağli, göz ağrısi, kafter, köroğli, ömür törpüsi.

Dövülmüş avrat otu : Yapısında nişasta, müsilaj, kalsiyum okzalat içeren, taze olarak deriye sürüldüğünde, taşıdığı kalsiyum okzalat kristallerinden dolayı, deride kızarma, ödem ve şişmeyle beliren irkiltiye neden olan, bu nedenle de dışarıdan romatizma ağrılarında kullanılan Dioscoreaceae familyasından bir bitki.

Dul avrat çocuğu : Babasız büyüdüğü için terbiyesiz ve görgüsüz olan çocuk.

Dul avrat oğlu : Babasız büyüdüğü için terbiyesiz ve görgüsüz olan çocuk.

Dul avrat otu : Bileşiminde şeker, nişasta, müsilaj, inmülin, acı maddeler, fazla miktarda potasyum nitrat ve potasyum karbonat içeren, dekoksiyon (% 5-6) ve enfüzyon (% 2-25) biçiminde idrar söktürücü, terletici, yumuşatıcı ve kan temizleyici olarak kullanılan bileşikgiller familyasından bir bitki.

Er avradı : İşini gücünü bırakıp daha çok süslenip püslenen kadın.

Er avrat : Karı koca.

Er avrat olmak : Karı koca olmak, izdivaç etmek.

Ev avradı : Ev işlerini gereğiyle yapan, kendini ev işlerine bağlayan kadın.

Goca avrad : Yaşlı, ilk eş.

Yarım avrat : Çok bilmiş kız çocuğu.

Avrat : Kadın. Karı, eş.

Avrat pazarı : Cariyelerin satıldığı pazar. Kadınların öteberi sattıkları pazar yeri.

Diğer dillerde Avoparsin anlamı nedir?

İngilizce'de Avoparsin ne demek ? : avoparcin