Ayırt nedir, Ayırt ne demek

Ayırt; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Fark

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Süzgeç, kevgir.

Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım.

[Bakınız: ayırdım].

Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle.

Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.

Ayırt ile ilgili Cümleler

  • Ayırtmalarımızı doğrulamak istiyorum.
  • Onları nerede ayırttın?
  • Bir İngiliz ile Amerikan'ı nasıl ayırt edersiniz?
  • Tadı ayırt edebilemem.
  • Doğruyla yanlışı ayırt edemez.
  • Brezilya'ya bir uçuş ayırtmak istiyorum.
  • İkizleri ayırt edebilirim, sorun değil.
  • Bir koltuk ayırtmam gerekiyor mu?
  • “Ününün, sinemamıza getirdiği özel duyarlığın ayırdında bile değildi.”
  • İkizleri birbirinden ayırt edemiyorum.
  • Ali yer ayırtmalı.
  • Onları nasıl ayırt edersin?

Ayırt anlamı, tanımı

Ayırt ba ayırt : Apaçık, besbelli

Ayırt edebilme : Ayırt edebilmek işi.

Ayırt edebilmek : Ayırt etme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Ayırt edici : Ayırıcı özellik gösteren, ayırıcı özelliklere dayanan, diferensiyel.

Ayırt edici öğrenme : Belirli algısal uyarımları yapabilmeyi ya da türlü durum ve uyaranları birbirinden ayırt edebilmeyi öğrenme.

Ayırt edici özellik : Nitelik bakımından bir dilbilimi birimini ötekinden, dilin bir ögesini öteki ögesinden ayırt eden belirgin özellik: a ünlüsü ile o ünlüsü arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de kalın ve geniş ünlü olmasına rağmen, a’nın düz, o’nun yuvarlak ünlü; d ile t ünsüzleri arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de diş sesi olmasına rağmen, d’nin tonlu diş sesi; t’nin tonsuz diş sesi; b ile v arasındaki ayırt edici özellik ise, b’nin patlayıcı çiftdudak, v’nin sızıcı dişdudak sesleri oluşundadır.

 

Ayırt edilebilme : Ayırt edilebilmek işi.

Ayırt edilebilmek : Ayırt edilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Ayırt edilme : Ayırt edilmek işi.

Ayırt edilmek : Ayırt etme işine konu olmak.

Ayırt etme : Ayırt etmek işi.

Ayırt etmek : Birkaç şeyi birbirinden ayıran niteliği anlamak, tefrik etmek, temyiz etmek.

Ayırt ettirme : Ayırt ettirmek işi.

Ayırt ettirmek : Ayırt etme işini yaptırmak.

Ayırt gayırt : Ayrı gayrı. Ayrıcalık: Aramızda ayırt gayırt yok.

Ayırt işareti : Özel bir değerini belirtmek üzere harflere konulan işaretler â ve ğ harflerinin üstündeki işaretler gibi.

Ayırtabilme : Ayırtabilmek işi.

Ayırtabilmek : Ayırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Ayırtaç : Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet.

Ayırtık dolam : Ayırtık ilingeyle donatılmış ilingesel dolam.

Ayırtık düzgün yapı : [Bakınız: ayırtık düzgünlük].

Ayırtık düzgünlük : Bir X kümesi için XxX çarpım kümesinin köşegenini kapsayan tüm altkümelerinden oluşan düzgünlük, Anlamdaş. ayırtık düzgün yapı, apaçık düzgünlük.

Ayırtık ilinge : Bir X kümesi için, X in tüm altkümelerinden oluşan ilinge. Anlamdaş. ayırtık illngesel yapı, apaçık ilinge.

 

Ayırtık ilingesel yapı : [Bakınız: ayıktık ilinge].

Ayırtık küme : Bir ilingesel uzayın hiçbir yığılma noktası var olmayan altkümesi. [Bakınız: ayrık küme].

Ayırtık oyut : İlingesi ayırtık ilingeye eşit olan ilingesel oyut.

Ayırtık öbek : İlingesi ayırtık ilingeye eşit olan ilingesel öbek.

Ayırtık ölçevli uzay : Ayırtık ölçevle donatılmış küme.

Ayırtık seçkisiz değişken : Tanım kümesi sonlu olan ve bu küme içindeki her bir noktaya, bunların toplamı bire eşit olmak koşuluyla, birer eksisiz sayı karşılık getiren işlev. a. bk. seçkisiz değişken.

Ayırtılma : Ayırtılmak işi.

Ayırtılmak : Ayırtma işine konu olmak.

Ayırtım : Temyiz, -gücü: temyiz kudreti. -gücü olan, -güçlüsü: mümeyyiz. -gücü olmayan: gayr -i mümeyyiz. -güçsüzlüğü: temyiz kudret sizliği. Olay, nesne ve özellikler arasında ayırt edilebilir başkalık.

Ayırtlam : [Bakınız: içermeli ayırtlam].

Ayırtlama ilkesi : Durumlar ya da bunları oluşturan öğelerin ayırt edilebildiği zamanlarda, tepki yapmanın da kolaylaşacağı ilkesi.

Ayırtlamak : Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Seçmek, ayırıp çıkarmak. Fasletmek, halletmek, ayrrdetmek. Ayıklamak, temizlemek.

Ayırtlanmak : Ayrılmak, tefrik edilmek. Ayıklamak.

Ayırtlaşmak : Ayrılmak.

Ayırtmaç : Başka yere dikilmek üzere ağaçdan kesilen dal. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Ağaç gövdesinden ayırarak koparılmış büyük dal.

Ayırtmaz ilinge : Bir X kümesi üzerindekiilingesi.

Ayırtsama : Söze güzellik katmak için iki nesne arasındaki ayrılığı belirtme sanatı. Ör. / Ruhunla mihr-i âlem-taba kimdir söyleyen birdir / O ecsama senin ruhsarın ervaha müessirdir.

Ayırttık : Aynı kökten türemiş türlü şekillerin bir takımında bulunan ortak türeme öğesi: dolmak ve doymak aynı kökten türemiş diye kabul edildiği takdirde birinin ayırttığı -I-, öbürünün -y- olur.

Ayırttırma : Ayırttırmak işi.

Ayırttırmak : Ayırtma işini yaptırmak.

İçermeli ayırtlam : Verilen p, q önermeleri için, doğruluk değerleri aşağıdaki çizelgeyle tammlanan ve pVq ile gösterilen bileşik önerme: Anlamdaş. ayırtlam. Karşılaştırınız. dışarmalı ayırtlam.

Yer ayırtma : Sinemada belirli bir gösterim için yerin önceden satın alınması.

Yer ayırtnm : Tiyatroda önceden yer ayırtma işlemi.

Ayırtı : Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark, çalar, nüans.

Ayırtma : Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

Ayırtmak : Ayırma işini yaptırmak.

Ayırtman : Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.

Ayırtmanlık : Ayırtmanın görevi, mümeyyizlik.

Diğer dillerde Ayırma yüzeyi anlamı nedir?

İngilizce'de Ayırma yüzeyi ne demek ? : separation surface