Backbench türkçesi Backbench nedir

  • Avam kamarası'nda yeni parlamento üyelerinin oturdukları herhangi bir arka sıra (büyük britanya).
  • Parlamento üyeliği (ingiltere'de).
  • Arka sıra.
  • Arka dizi.

Backbench ingilizcede ne demek, Backbench nerede nasıl kullanılır?

Backbencher : Yönetimde görev almayan parlamenter. Parlamento üyesi. Parlementodaki muhalefet partisi üyesi. Kıdemsiz parlamento üyesi. Yönetimde görev almayan parlementer. Muhalif milletvekili.

Backbenchers : Kıdemsiz parlamento üyesi. Parlamento üyesi. Yönetimde görev almayan parlementer. Parlementodaki muhalefet partisi üyesi. Yönetimde görev almayan parlamenter. Muhalif milletvekili.

Backbend : Köprü (hareketi). Bir egzersiz hareketi. Köprü (jimnastik veya spor terimi).

Backbends : Bir egzersiz hareketi. Köprü (hareketi). Köprü (jimnastik veya spor terimi).

Backbeat : Yüksek sesli ve sürekli ritmik tempo.

Backbit : Kötülemek. Arkasından konuşmak. Yermek. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. İftira etmek. Hor görülen. Şikayet edip durmak. Küçük düşürülen. Yokken kötülemek. Küçümsenen.

Backbitten : Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Arkasından dedikodusunu yapmak. Yermek. Arkasından konuşmak. Şikayet edip durmak. Kötülemek. Çekiştirmek. Gıybet etmek. İftira etmek. Yokken kötülemek.

Backblocks : Kır. Taşra. Yerleşim yerinden uzak yer (özellikle avustralya'da).

 

Backbiter : Dedikoducu. Arkadan konuşan kimse. İftiracı. Arkadan konuşan. Dedikoducu kimse.

Backbiting : Kötüleme. Çekiştirme. Birinin arkasından konuşma. Çekiştirerek. Arkasından konuşma. Dedikoduculuk. Mevcut olmayan birine iftira atma işi. Birbirinin arkasından konuşma. Yerme.

İngilizce Backbench Türkçe anlamı, Backbench eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backbench ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seat : Merkez. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Oturacak yer. Koltuk. Oturağını tamir etmek. Yuvasına oturtmak. Almak (salon). Ata oturuş biçimi. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. İskemle.

Back bench : Britanya parlamentosu'nun yeni üyelerinin kullandığı koltuk sırası.