Ball and socket türkçesi Ball and socket nedir

  • Bilyalı mafsal.
  • Küresel mafsal.

Ball and socket ingilizcede ne demek, Ball and socket nerede nasıl kullanılır?

Ball : Fişek atmak. Bilye. Alantopu. Top. Yuvar. Küre. Misket. Yumak yapmak. Alantopu oyununa özgü, çapı 6,67 cm. ile 6,35 cm. arasında, ağırlığı 56,70 g. ile 58,47 g. arasında, üzeri yünlü bezle kaplı lastik yuvarlak. Yumak.

And : Ayrıca. Bir de. Ve. Da... da... ya da de... de. Da. -bundan dolayı. Daha sonra. De. Üstelik. Hem... hem de.

Socket : Yuva. Çukur. Oyuk. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. İçine bir şey geçirilen delik. Duy. Soket. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Priz. Şilifli.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Ball and socket head : Bilyalı başlık. Üçayağın başlıkla birleştiği yerde bilyalı eklem bulunan başlık. Bir üçayağın yuvar biçimindeki ucunun buna uygun bir dişli yuva içinde her yöne döndürülebilen başlığı. Eklemli başlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Ball and socket joint : Mafsal. Küre biçiminde eklem. Bilya başlı mafsal. Bilyalı eklem. Başlığın her yana kolaylıkla döndürülmesini sağlamak üzere, birbirinin içine iyice yerleşmiş dişi ve erkek yuvarlardan oluşan yuvarsal eklem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Ball and chain : Ayak bağı. Kaşık düşmanı. Eş veya kız arkadaş. Ayak kösteği. Pranga. Bir adamın karısı.

İngilizce Ball and socket Türkçe anlamı, Ball and socket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ball and socket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swivel joint : Döner taksimat. Döner eklem. Döner mafsal.

Ball joint : Rulmanlı esnek bağlantı. Bilyeli mafsal. Küresel bağlantı. Oyluk. Küre biçiminde eklem. Birbirine bağlı iki parça arasındaki, her yönde devinime olanak veren yuvarlak eklem. Bilyeli ek. Yuvarsı eklem.