Balo nedir, Balo ne demek

Balo; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

"Balo" ile ilgili cümle

  • "Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış." - M. Yesari

Yerel Türkçe anlamı:

Şehir düğünü

Kuşları ağa doğru sevketmek için atılan yonga parçaları.

Balo tanımı, anlamı:

Balo vermek : Balo hazırlamak, düzenlemek.

Maskeli balo : Yüze maske takılarak gidilen balo.

Kıyafet balosu : Alışılmış giysilerin dışında her çeşit özel giysinin giyildiği balo.

Balon : Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken. Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Aslı olmayan, palavra şey.

Balon balığı : Güneydoğu Asya'nın sıcak denizlerinde yaşayan, fazla ışıkla karşılaşınca gözünün saydam tabakasının kenarlarında yer alan boya hücreleri, sarı renkli bir boya yaparak gelen ışığın şiddetini azaltan perde oluşturan bir tür balık (Lagocephalus suezensis).

Balon lastik : Bisikletlerde kullanılan bir lastik türü.

 

Balon uçurmak : İlgililerin ne diyeceklerini ve nasıl davranacaklarını anlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

Balon yapmak : Bisiklet, araba vb.nde lastiğin yüzeyinde şişlik oluşmak.

Baloncu : Palavracı. Balon satan kimse.

Baloncuk : Küçük balon.

Balonvari : Balona benzer, balon gibi.

Balotaj : Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.

Balotaj kurulu : Kurum ve kuruluşlarda yeni üyelerin alınmasına karar veren kurul.

Baloz : Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer.

Danslı : Dans edilen.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Eğlence : Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

Baloğlu : Ballıbaba. Bursa kenti, Orhaneli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan şehrinde, Çatalçam bucağına bağlı bir yer.

Baloluk : Ağrı şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Balon balıkları : Dört dişligiller.

Balon joje : Ölçü balonu.

Balonculuk : Baloncunun yaptığı iş.

Balonlu ayıbalığı : (zooloji)

Balonlu fok : Etçiller (Carnivora) takımının, fokgiller (Phocidae) familyasından, 5 m kadar uzunlukta, kara ve mavi kül rengi, erkeğinin burnunun üstünde deriden oluşmuş şişen bir torba bulunan, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir tür. Yüzgeç ayaklılar (Pinnipedia) takımının fokgiller (Phocidae) familyasından, 2,5 m kadar uzunlukta olabilen, kara ve mavi kül renginde, erkeğinin burnunun üstünde deriden oluşmuş şişen bir torba bulunan, Atlantik okyanusunda yaşayan bir tür. (Cystophora cristata): Etçiller (Carnivora) takımının fokgiller (Phocidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 2.5 m. Kara ve mavi-külrengidir. Erkeğin burnunun üstünde deriden bir torba olup şişirilmektedir. Atlantik Okyanusunda yaşar.

 

Balonumsu dejenerasyon : Hücrenin dışarıdan su alarak aşırı derecede, âdeta bir balon gibi şişmesiyle kendini gösteren bir çeşit hücre zedelenmesi, koilositozis. Akut hücre şişliğinin daha şiddetli veya ileri bir biçimidir.

Balos : Ceviz büyüklüğündeki taş parçası, moloz.

Baloş : Sevimli, güzel.

Balo ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'nin baloyla kimle gitmeyi planladığını bilmediğini söylüyor.
  • Ali balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.
  • Tom'un baloya kimi çağırmayı planladığını merak ediyorum.
  • Bana Mustafa dediniz, bana vatan kurtaran Şaban dediniz şimdi de sıcak hava balonu oldum egom tavan yaptı galiba.
  • İçinde helyum gazı bulunan balonlar sigara ateşiyle patlamamış mıydı?
  • Tom'un Mary'yi baloya götürmek isteyeceğini düşünüyor musun?
  • Ali Mary'nin kimle baloya gitmeyi planladığını bilmiyor.
  • Baloya kimi davet etmeyi planladığını bilmek istiyorum.
  • Lütfen bana benimle birlikte baloya gitme iyiliği yapar mısın?
  • Ali lise balosunda Mary ve sadece diğer üç kız ile dans etti.

Diğer dillerde Balo anlamı nedir?

İngilizce'de Balo ne demek? : [BALO (Bulletin des annonces légales obligatoires) ] v. bleat, baa

v. bleat, cry like a sheep; whine, chatter

n. ball, dance, prom

Fransızca'da Balo : bal [le]

Almanca'da Balo : n. Ball

Rusça'da Balo : n. бал (M)

adj. бальный