Bandroom türkçesi Bandroom nedir

  • Müzisyenler odası.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Orkestradaki müzisyenlerin dinlenme odası. bu oda, çoğu kez sahnenin altında bulunur.

Bandroom ingilizcede ne demek, Bandroom nerede nasıl kullanılır?

Bandrol : Fiyat pulu.

Animal husbandry : Hayvan bakımı. Hayvan yetiştirme. Besicilik. Hayvancılık. Çiftlik hayvanları üretme ve yetiştirme. Evcil hayvanların üretimi ve bakımı ile ilgili olan tarım dalı. Zootekni. Hayvan besiciliği.

Husbandry : Hayvancılık. İdarecilik. İdareli kullanma. Tarım. Tutumlu olma. Çiftçilik. Ziraatçilik. Ziraat. İdare etme.

Poultry husbandry : Tavukçuluk.

Band aid : Geçici. Eğreti. Yardımcı.

Band edge : Kuşak kıyısı. Bant kenarı. Bir kuşak izgesinde çizgilerin biriktiği sıklık kıyısı.

Band conveyor : Bantlı taşıyıcı. Bantlı götürücü. Bantlı konveyör. Kayışlı taşıyıcı.

Band brake : Çember şeklinde fren. Bant fren. Çemberli fren.

Band fishes : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçtiler (acanthopterygii) alt takımından, vücutları şerit biçiminde, üzerleri çok küçük ve yuvarlak pullarla kaplı, atlantik okyanusu, hint okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir familya. Kurdele balığıgiller. Kurdela balığı.

Band elimination : Bant bastırma.

 

İngilizce Bandroom Türkçe anlamı, Bandroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bed : Tarh. Sabitleştirmek. Yerleşmek. Çiçeklik. Kalmak. Altında ve üstünde bulunan kayaçlardan gözle ya da fiziksel olarak az çok açıkça ayrılabilen, kalınlığı 1 cm'den az olmayan tortul kayaç birimi. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Mezar. Yatacak yer. Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad.

Orchestra room : Orkestradaki müzisyenlerin dinlenme ve hazırlanma yeri. bu yer çoğu kez sahne altında ya da gerisindedir.

Actor manager : Toplulukbaşı. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Aktör yönetmen. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Oyuncu-yönetmen. Oyuncu yönetici.

Handbasin : El yıkama leğeni. El yıkama lavabosu. Tas. Lavabo.

Dwelling : Oturma. Ev. Yapı. Hane. Konut. İkametgah. İkamet. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri.

Bathtub : Yıkanmakta kullanılan uzun tekne. Banyo küveti. Küvet. Banyo. Banyo teknesi. Yıkanma teknesi.

 

Pot : Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde 20-30 cm boy ve 10-12 cm ağız açıklığına sahip av aracı. Çömlek.

Adaptability : Uyum yeteneği. Uyumluluk. Uyarlanırlık. Uyarlanabilirlik. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Uyarlama yeteneği. Adapte olabilirlik. Uyma yeteneği.

Motel room : Motel odası.

Amateur theater : Özenci tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Amatör tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu.

Bandroom synonyms : shower stall, bathing tub, hotel room, guestroom, child's room, absurd theatre, master bedroom, acting manager, sleeping accommodation, dorm room, lavabo, bath, abstractionism, toilet, commode, active hero, analyze, can, after piece, domicile, shower bath, dormitory room, stool, dormitory, crapper, throne, boudoir, allegory, habitation, wash hand basin, acrobacy, abstract theatre, washbowl.