Dwelling türkçesi Dwelling nedir
- Mesken.
- Yapı.
- Oturma.
- Mukim.
- Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri.
- İkametgah.
- Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Hane.
- Konut.
- Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer.
- İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer.
- İkamet.
- Ev.
Dwelling ile ilgili cümleler
English: He is always dwelling on the pleasures of the past.
Turkish: Sürekli nostaljik düşüncelerin içinde kayboluyor.
Dwelling ingilizcede ne demek, Dwelling nerede nasıl kullanılır?
Dwelling allowance : Bir ülkede, konut bunalımının etkisini azaltmak amacıyla, devletin ya da yerel yönetimlerin yoksul ya da dar gelirli yurttaşlara düzenli aralıklarla yaptıkları akçal yardım. Konut ödeneği.
Dwelling house : Konut binası. Ev. Konut. İkametgah. Mesken.
Dwelling place : Ev. Mesken. Konut.
Dwelling unit : Yerleşim birimi. Konut birimi.
Cave dwelling : Yeraltı yerleşmesi. Kireçtaşı, kumtaşı, püskürük, tüf, lös gibi kayaçlar içinde doğal olarak açılmış ya da insan eliyle düzenlenip hazırlanmış bir tür yerleşim yeri.
Emergency dwelling : Geçici ve olağanüstü bir durumun ortaya çıkardığı, barınma gereksinmesini karşılayan, uzun süre kullanmaya elverişli olmayan konut. Geçici konut.
Rural dwelling : Kırsal konut.
Occasional dwelling : İkincil konut. Bir kimsenin sürekli olarak yaşadığı evinden ayrı, dinlencelerinde ya da kısa süreli iş gezilerinde kullandığı, konut pazarında bolluk varmış izlenimini vermekle birlikte, gerçekte, konut sunumunu sınırlandıran konut birimi.
Vacant dwelling : Sürekli ya da geçici olarak oturulmadığı için, belli bir anda konut gereksinmesine yanıt vermeyen konut. Boş konut.
Lake dwelling : Gölköyü. Göl evi. Kazı üstü evleri. Tarih öncesi zamanlarda göllerin içinde kazıklar üzerine kurulan barınaklardan oluşan köy. Göl üstü ev. Göl üstü veya kenarı yerleşim yeri.
İngilizce Dwelling Türkçe anlamı, Dwelling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dwelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drawdown : Düşüm. Tasman. Su seviyesinin inmesi. Su düzeyinin inmesi. Alçalma.
Parlour : Salon. Oturma odası. Küçük salon. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Görüşme salonu.
Housing : Barınak. Konutlar. Kılıf. Barınacak yer. Haşa. Evler. Bir makinenin bölümlerini koruyan çerçeve ya da levha. Yerleşme. İskan.
Bloodings : Adam öldürme. Kan bağı. Akrabalık. Huy. Kan. Dem. Asalet. Soy.
Fits : Uyma. Kriz. Kapris. Hastalık nöbeti. Uygun olma. Heves.
A posteriori probability : Ardıl olasılık.
Habitancy : Belirli bir meskende ikamet etme eylemi. Nüfus. Bir bölgede yaşayan insanların toplam sayısı.
Sleeping accommodation : Kalacak yer. Yatacak yer.
Family : Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Aile. Hamile. Sülale. Familya. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çocuklar. Ev halkı. Küme.
A posteriori analysis : Ardıl çözümleme. A posteriyori analiz.
Dwelling synonyms : semi detached house, fixer upper, living accommodations, pile dwelling, indian lodge, domiciling, vacation home, living room, residing, a priori information, habitations, biding, digit, architectures, homestead, hearth, household, a level, front room, a priori probability, building, bldg, chemistries, beings, bedchamber, lodging, resident, inhabitation, blood, architecture, bloods, sitting room, abodes.
Dwelling ingilizce tanımı, definition of Dwelling
Dwelling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Habitation. Place or house in which a person lives. Domicile. Abode.

Bu kısımda Dwelling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dwelling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dwelling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dwelling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.