Fits türkçesi Fits nedir

Fits ile ilgili cümleler

English: He is subject to fits of anger.
Turkish: O, öfke nöbetlerine eğilimlidir.

English: That dress fits her perfectly.
Turkish: O elbise ona mükemmel şekilde uyuyor.

English: It fits perfectly.
Turkish: Mükemmel şekilde uyuyor.

English: It fits on a single floppy disk.
Turkish: Bu tek bir diskete sığar.

English: Ali certainly fits the description that the police gave us.
Turkish: Ali kesinlikle polisin bize verdiği tanıma uyuyor.

Fits ingilizcede ne demek, Fits nerede nasıl kullanılır?

Fits him : Onun stili ile uyuşan. Ona yakışan. Ona uyan.

Fits him like a glove : Onun için mükemmel olan. Ona eldiven gibi uyan.

Fits like a glove : Cuk diye oturdu. Eldiven gibi uyan. Mükemmel şekilde uyan. Eldiven gibi oturan. Mükemmel uyum.

By fits and starts : Düzensiz bir tempo ile. Düzensiz bir şekilde. Dura kalka. Düzensiz surette. Gelişigüzel. Kesilerek. Nöbet nöbet. Düzensiz. Gayet düzensiz bir şekilde.

One size fits all : Sırdan (u.s.). Her amaca uyan. Alelade. Geniş bir kitleye hitap eden. Neredeyse herkes tarafından giyilebilen veya herkese uyan (giysi hakkında). Herkes için uygun olan.

Collect profits : Karı toplamak.

A large proportion of the profits : Karın büyük bir bölümü.

 

Benefits : Personel sosyal yardımları. Yaramak. Yararlanmak. Faydası olmak. Yararı dokunmak. Yan yardımlar. Faydalar.

Capitalization of profits : Gelecekteki kazançların şimdiki değerinin tahmini.

Comfits : Bonbon. Şekerleme. Fındıklı şekerleme. Meyve şekerlemesi.

İngilizce Fits Türkçe anlamı, Fits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ardours : Gayret. Şevk. Heyecan. Ateş. Ateşlilik. Hararet.

Whimsey : Maymun iştahlı. Acayip fikirli. Kaprisli. Geçici istek.

Crises : Bunalım. Dönüm noktası. Buhranlar. Buhran. Krizler.

Meet : Yerine getirmek. Yanıtlamak. Tesadüf etmek. Karşılaşmak. Tatmin etmek. Görüşmek. Bulmak. Kavuşmak. Karşılamak. Uygun.

Appropriateness : Yerinde oluş. Münasip oluş. Münasiplik. Yerindelik. Uygunluk. Alaka.

Freak : Çılgına dönmek. Garip bir olay. Aşırı heyecanlandırmak. Acayip. Küplere bindirmek. Garip. Heyecanlanmak. Ucube. Küplere binmek.

Calling : Çağrı. İş. Ticari unvan. Tutku. Meslek. Telefon etme. Davet. Görev aşkı. İstek.

Conformance : Uygunluk kontrolü. Uyum sağlama. Uygunluk.

Capriccios : Geçici heves. Beğeni. Dümen. Hile. Sıçrayış. Serbest stilde çalınan neşeli müzikal kompozisyonu (müzik terimi). Şeytanlık. Muziplik.

Ambitions : Tutku. Açgözlülük. Tamah. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Hırs. İhtiras. Bir şeyi elde etme tutkusu.

Fits synonyms : live up to, accesses, behove, brio, conjuncture, emergency, habitation, cult, fantasy, ardor, humoresque, suit, waywardness, fulfil, kathiasis, whim, eligibility, anxiety, accordance, tally, conforming, aboded, fill the bill, agreements, attunement, habitations, ictus, brios, bout, adherence, conjunctures, suitability, alacrity.

 

Fits zıt anlamlı kelimeler, Fits kelime anlamı

Fall short of : Az gelmek. Yeterli olmamak. Eksik gelmek. Yetmemek. Aşağı kalmak. Beklentileri karşılamamak. Yetersiz kalmak. Umduğu gibi çıkmamak. Yetişmemek. Beklentileri karşılayamamak.

Disagree : Bozuşmak. Aynı fikirde olmamak. Aynı düşüncede olmamak. Sürtüşmek. Yaramamak. Uymamak. Karşıt görüşte olmak. Atışmak. Çelişmek. Dokunmak.

Differ : Farklı düşünmek. Değişik olmak. Değişiklik göstermek. Anlaşamamak. Ayrılmak. Ters düşmek. Farlı düşünmek. Benzememek. Aynı fikirde olmamak. Farklı olmak.