Housing türkçesi Housing nedir

  • At örtüsü.
  • Evler.
  • Konutlar.
  • Gömlek.
  • Yerleşme.
  • Konutlandırma.
  • Toplu konut.
  • Barınacak yer.
  • Bir makinenin bölümlerini koruyan çerçeve ya da levha.
  • Haşa.
  • İskan.
  • Barınak.
  • Ev sağlama.
  • Yuva.
  • Konut.
  • Ev.
  • Kılıf.

Housing ile ilgili cümleler

English: The severe housing shortage is partly to blame for the inflated rents.
Turkish: Yükselmiş kiralar için kısmen şiddetli konut sıkıntısı suçlanacaktır.

English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

English: Most people have something to complain about their housing conditions.
Turkish: Çoğu kişinin, konutlarının koşulları hakkında şikayet edecek bir şeyi vardır.

 

English: The housing situation shows no hope of improvement.
Turkish: Konut durumu gelişme umudu göstermiyor.

English: My uncle’s whole family came to hear the storyteller, and even some of my aunt’s relatives from the neighboring housing on the other side of the hill.
Turkish: Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.

Housing ingilizcede ne demek, Housing nerede nasıl kullanılır?

Housing association : Konut derneği. Konut yöneltisine ilişkin görüşler belirten, eleştiriler yapan, konut tasarılarının uygulanmasında uygulayımsal ve akçal yardımlar sağlayan, konut yasalarını geliştirmeye yardımcı olan, kazanç amacı bulunmayan bir yurttaş örgütü. ingiltere'de kazanç amacı gütmeksizin, üyelerine konut sağlayan ya da konutların iyileştirilmesini amaçlayan tüzel kişilik, ya da ortaklık.

Housing conditions : Konut koşulları. Bir ülkede, belli bir anda, konut varlığının nitelik ve nicelik yönünden taşıdığı tüm özellikler. bk. barınma koşulları. Mesken şartları.

Housing cooperative : Üyelerinin konut gereksinmesini, bireysel yarışma ve kazanç güdüsünün etkilerinden kurtararak, karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma ile gerçekleştirmeyi amaçlayan toplumsal örgüt. Yapı kooperatifi. Konut birleşkesi. Konut kooperatifi.

Housing credit : Konut ödenci. Konutu olmayan kimselerin bir konut edinebilmek için gereksindikleri, bir banka ya da benzeri kuruluştan belli süre ve ürem koşullarıyla geri ödemek üzere aldıkları para. Konut kredisi.

Housing deficit : Konut açığı. Konut birimleri sayısının, konut gereksinmesi duyan ev halkı birimlerinin istemde bulundukları konut birimlerinin sayısından az olması durumu. Mesken açığı.

 

Housing development administration of turkey : Başbakanlık toplu konut idaresi. Toki. Toplu konut idaresi başkanlığı. Konut gereksinimini karşılamak, konut inşaatı yapımına ilişkin yöntem ve esasları belirlemek, ülke koşullarına uygun inşaat teknikleri ve araç gereçıerini devlet desteği ile geliştirmek amacıyla 1984 yılında kurulan başkanlık. Toplu konut ve kamu ortaklığı idaresi başkanlığı.

Housing scheme : Toplu konut. Konut şeması. Konut birleşkesi, konut yapım ortaklığı ya da konut bankaları gibi kamusal ya da özel kuruluşlarca gerçekleştirilen ve çok sayıda ailenin barınma gereksinmesini karşılayan büyük çaptaki konutlandırma ve yerleştirim girişimi.

Housing project : Bina projesi. Sosyal konutlar.

Housing need : Konut gereksinmesi. Her ev halkını, en küçük ölçünlerle de barındırabilmek için gerekli olan konut birimi sayısı ile, belli bir anda toplumda var olan konut birimlerinin sayısı ve niteliği arasındaki ayrım.

Housing famine : Konut kıtlığı.

İngilizce Housing Türkçe anlamı, Housing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Housing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asylum : Devlerin, cinlerin, büyücülerin, alkarılarının giremeyeceklerine inanılan kutsal yerler; oda, ocak, eşik vb. ev bölümleri; zararlı etkilerden korunmak amacıyla çizilmiş büyüsel değirmiler. Akıl hastanesi. Muhafaza. Koruma. Sığınmak. Melce. Sığınma. Sığınacak yer. Himaye.

Condominium : Kat hakkı. İştirak halinde maliklerin mülkün tamamına tesirli mülkiyet hakkı. Müşterek hakimiyet. Kondominyum. (kat mülkiyeti niteliğindeki) apartman dairesi. Ülke üzerindeki birkaç devletin egemenliği. Birkaç kişinin ya da ailenin, bir yapının belli bölümlerinin ayrı ayrı, yapı yerbölümünün ve ortak kullanım yerlerinin ortaklaşa iyesi olmaları. Kat mülkiyeti. Ortak egemenlik.

Mobile home : Karavan. Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut. Taşınabilir ev. Dinlence taşıtı. Gezerev. Bir yere kalıcı olarak park edilen ve konut olarak kullanılan büyük karavan. Mobil ev.

Daycare center : Ebeveynlerin işte oldukları zaman çocukları nezaret eden çocuk yuvası. Çocuk bakım merkezi. Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde, çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum. Aile üyelerinin işte oldukları zaman yaşlı veya özürlü insanlara bakılan merkez. Anaokulu. Günlük bakım merkezi.

Firesides : Ocak başı. Ocakbaşı. Ateş yanı. Şömine yanı.

Havened : Liman şehri. Sığınmak. Melce. Sığınak. Limana girmek. Limana sığınmak. Liman.

Biding : Yaşanılan yer. Oturulan yer. Bekleme. Bekleyiş. İkamet.

Youth hostel : Yurt. Misafirhane. Otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan. Gençlik yurdu. Genç turistler konukevi. Gençlik hosteli. Öğrenci yurdu. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Yetiştirme yurtları. Gençlik oberji.

Block : Durdurmak. Bloke etmek. Blok. Kütle. Tıkamak. Kesmek. Önünü kesmek. Duvar. Öbek. Kapamak.

Horsecloth : At çulu. Atın üzerini örtmek için kullanılan bez.

Housing synonyms : lamphouse, pied a terre, tract housing, living accommodations, manufactured home, protective cover, living quarters, protective covering, radar dome, lamp housing, cribs, abode, hearth and home, billeting, domicile, claddings, shabrack, condos, binnacle, lamp house, nestings, book jacket, creche, accommodation unit, harbor, domiciliation, docs, collets, coves, collet, day nursery, hostel, fireside.

Housing ingilizce tanımı, definition of Housing

Housing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A saddlecloth. In plural, trappings. The state of dwelling in a habitation. A horse cloth. The act of putting or receiving under shelter. A cover or cloth for a horse`s saddle, as an ornamental or military appendage.