Firesides türkçesi Firesides nedir

Firesides ingilizcede ne demek, Firesides nerede nasıl kullanılır?

Fireside chat : Topluma direk olarak onlara hitaben konuştuğu hissi vermeye çalışan seçilmiş görevlinin yaptığı siyasi konuşma (gayrı resmi ve arkadaşça olacak şekilde). Ocakbaşı sohbeti.

Fireside : Şömine yanı. Ateş yanı. Aile ortamı. Ocak başı. Yuva. Ocakbaşı.

Keep the home fires burning : Evi çekip çevirmek. Çekip çevirmek.

Between two fires : Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürürsen bıyık. İki arada bir derede. İki ucu boklu değnek. İki ateş arasında. Çok zor bir durumda.

Forest fires : Orman yangınları. Orman yangını.

Campfires : Kamp ateşi.

Bonfires : Şenlik ateşi. Açık havada yakılan ateş. Açıkta yakılan ateş. Yaprakları yakma.

Firestone : Ateştaşı. Ateşe dayanıklı taş. Yüksek sıcaklıklara dayanabilen taş. Yanmaztaş. Kolorado eyaletinde şehir.

Bushfires : (özellikle kırsal alanda çıkan) söndürülmesi güç yangın. Kontrol edilemeyen yangın. Çalı yangını. Söndürülmesi güç yangın. Ormanlık veya çalılık arazide hızla yayılan kontrol edilemeyen yangın.

No fires : Ateş yakılmaz. Mangal yakılmaz.

İngilizce Firesides Türkçe anlamı, Firesides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firesides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hearth : Ocak tabanı. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Fırın. Şömine. Şömine tabanı. Aile ocağı. Ocak. Yurt. Demirci ocağı.

Abode : İkamet yeri. Oturma. Olduğu yer. Mesken. İkamet. Ev. Oturulan yer. Konut. Yurt. İkametgah.

Alveolus : Diş yuvası. Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi. memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı. küçük çukur. diş yuvası. Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu. bez yapılarındaki küçük boşluklar. 3-küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk. Beze taneciği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hava keseciği. Alveol. Küçük boşluk, çukurluk. mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi. Diş çukuru.

Creep : Sevilmeyen kimse. Sürünerek ilerlemek. Kayma. Sığınak. Sarılarak büyümek. Sızıntı. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi. Sokulmak. Kaymak. Sarılmak.

Fireplace : Ocaklık. Ocak. Süs ocağı. Ateşin açıkta yandığı güzel görünüşlü ocak. Yangın yeri. Şömine.

Fireside : Aile ortamı.

Dwelling : Hane. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Mesken. Mukim. Ev. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yapı. Konut. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak.

 

Creeps : Yaltakçı. Yayılma. Sığınak. Sızıntı. Sevilmeyen kimse. Kayma. Ürperti. Korku. Ürperme. Hafif kaşıntı.

Hearthsides : Oturma odasında ocağın yanındaki alan. Ev ve aile sembolü. Şömine etrafındaki alan.

Day nursery : Gündüz bakımevi. Kreş. Süt çocuklarının genellikle gündüzleri ve kimi durumlarda geceleri bakılmak üzere bırakıldıkları yer. Anaokulu. Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde, çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum. Bebek bakımevi. Kreş ve gündüz bakımevleri. Oyun odası.

Firesides synonyms : open fireplace, docs, creches, daycare center, habitation, grillroom, chimney corner, home, creche, area, hearthside, domicile, collet, hearth and home, hearths, country, dwelling house, collets, day care center.