Drawdown türkçesi Drawdown nedir
Drawdown ingilizcede ne demek, Drawdown nerede nasıl kullanılır?
Draw a bead on : Tüm ilgisini birine yöneltmek. Dikkatle nişan almak. Göz koymak. Nişan almak. Silahını doğrultmak.
Draw a bead on someone : Birisine silah doğrultmak. Birisine nişan almak. Nişan almak.
Draw a bill : Poliçe keşide etmek. Borç senedi düzenlemek. Senet düzenlemek.
Draw a blank : Hava almak. Boş çıkmak (piyangoda). Kurada veya piyangoda hiçbir şey alamamak. Avucunu yalamak. Üstüne bir bardak su içmek. Hiçbir şey elde edememek. Bir şeyi düşünememek. Hatırlayamamak. Çuvallamak. Başarısız olmak.
Draw a bow at a venture : İşkembeden sallamak. Boş atıp dolu tutmak.
Draw a check : Çek keşide etmek. Çek yazmak.
Draw a line : Çizgi çizmek. Yapmamak. Sınır çizmek. Set çekmek. İzin vermemek. Çizgi çekmek. Bir dur demek.
Draw a cheque : Çek yazmak. Çek keşide etmek.
Draw a comparison : Karşılaştırdı. Paralellik kurdu. Karşılaştırma yaptı.
Draw a deep breath : Havayı derince içine çekmek. Derin bir nefes almak. Derince solumak.
İngilizce Drawdown Türkçe anlamı, Drawdown eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drawdown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Diminutions : Küçültme. Azaltma. Tenakus. Küçülme. Eksilme. Eksiklik. Azalma. Fire verme. İnme.
Descents : Miras kalma. Baskın. İniş. İnme. Madene inme. Üşüşme. Köken. Sukut. Soy. Çöküş.
Commorancy : Bir yerde oturma. İskan etme. İkamet.
Down warping : Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması.
Abidance : Uysallık. İtaat. Boyun eğme. Verilen emirleri dinleme. Uygunluk. Teslimiyet. İkametgah. Yaşam.
Descent : İniş. Sukut. Üşüşme. Madene inme. Çöküş. Düşme. Yokuş. Harf kuyruğu. Bayır.
Habitation : İkamet. Mesken. Oturacak yer. Konut. Ev. Yurt. Yerleşme. Yerleşim. Barınak.
Living : Sağ. Geçim yolu. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Ekmek parası. Hayat. Yaşam standardı. Geçinme. Yaşayan. Kullanılan. Güncel.
Press : Basın. Sıkıştırmak. Sıkmak (limon vb.). Pres. Bastırmak. Basım. Preslemek (çelik veya cam veya tuğla vb'ni). Sıkmak. Basmak.
Settling : Dinlendirme (sıvı). Durultma. Yerleşim. Halletme. Ödeşme. Hesap. Çökelme. Posa.
Drawdown synonyms : press down on, debasedness, abodes, bear down, decline, aboding, receding of the water level, kathiasis, fits, diminution, ebb tide, aboded, ebbtide, gradient, dwelling, weigh down, inhabitation, ebb, inhabitance, humiliation, habitations, bear down on, gradients, livings, abode, ellipsis, degradations, abasement, abasements, degradation.

Bu kısımda Drawdown kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drawdown ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drawdown anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drawdown ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.