Parlour türkçesi Parlour nedir
- Görüşme salonu.
- Küçük salon.
- Oturma odası.
- Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri.
- Salon.
Parlour ingilizcede ne demek, Parlour nerede nasıl kullanılır?
Parlour car : Lüks vagon.
Parlour game : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yarışma izlencesi. Bir ön elemeden geçirilerek seçilmiş yarışmacıların, soruları tek başlarına yanıtlandırmaları ya da başka yarışmacılarla karşılaşmalarına dayanan izlence.
Parlour maid : Sofra hizmetçisi kız.
Beauty parlour : Güzellik salonu. Güzellik merkezi.
Herringbone milking parlour : Balıksırtı duruşlu sağım odası. Balıkkılçığı sağım sistemi. Balık kılçığı sağım ünitesi. Sığırların bir sıra halinde ve arka kısımları sağım çukuruna yaklaşık 300 lik bir açıyla bakacak biçimde durmaları için tasarlanmış sağım ünitesi.
Parlourmaid : Görevi sofrayı hazırlamak veya toplamak ve kapıya bakmak olan hizmetçi. Sofra hizmetçisi. Hizmetçi.
Sun parlour : Cam oda. Güneşlenme salonu. Solaryum. Cam ev.
Trigon parlours : Üçgen sağım tesisi. Üç kenarlı balıksırtı biçiminde ineklerin daha küçük gruplarla sıralandığı sağım tesisi. bu tesiste sağım nispeten yavaş gerçekleşir. kapasitesi balıksırtı tesislerine göre % 20-25 daha küçüktür.
Parlours : Oturma odası. Görüşme salonu. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Küçük salon. Salon.
Parlor : Küçük salon. Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Oda kasa. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Oturma odası. Salon. Görüşme salonu.
İngilizce Parlour Türkçe anlamı, Parlour eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parlour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Salon : Kültür toplantısı. Eskiden yazarlar ve düşünürler tarafından yapılan toplantı. Sergi salonu. Misafir odası. Galeri. Dükkan.
Auditorium : Seyircilerin oturup oyun ya da gösteri seyrettikleri kapalı ya da açık yer. Dinleti salonu. Toplantı salonu. Oditoryum. Konferans salonu. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Seslendirme işliği. Seyir yeri. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan.
Domicile : Ödemek. İkametgah. Ödemek (poliçe). Ev. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Yerleştirmek. Oturmak.
Chalone : Kalon. Bir organın faaliyetini yavaşlatan iç salgı.
Common room : Öğretmenler odası. Dinlenme odası. Ortak oda.
Parlor : Oda kasa. Küçük kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar.
[#divan Divans] : Şairin tüm şiirleri. Divan. Meclis. Büyük meclis. Sedir. Tütün ve kahve içilen oda.
Divan : Şairin tüm şiirleri. Tütün ve kahve içilen oda. Büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan.
Parlour synonyms : living room, parlours, drawing room, lounge, morning room, lounges, hippodromes, halls, hippodrome, dwelling, room, habitation, sitting room, reception room, abode, hall, home, dwelling house, chalones, front room, parlors.

Bu kısımda Parlour kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parlour ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parlour anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parlour ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.